• Anasayfa
  • Sorular
  • "Kaçıngan Bağlanan ve İletişimi Kesen Eşle Terapi Süreci ve İkna Yöntemi Hakkında"
Psikoloji

"Kaçıngan Bağlanan ve İletişimi Kesen Eşle Terapi Süreci ve İkna Yöntemi Hakkında"

Gizli Kullanıcı10 Şubat 2026 21:20

Merhaba, Eşimle yaşadığımız ciddi bir kriz hakkında görüşünüzü almak istiyorum. Eşim şu an 'soğudum' diyerek evi terk etmiş durumda ve uzun süredir aramızda hiçbir iletişim yok. Ben ilişkide 'Kaygılı', eşim ise 'Kaçıngan' bağlanma stiline sahibiz. Bunu ben araştırmalarım sonucunda keşfettim. Ben çözüm için yaklaştıkça o duygusal olarak tamamen kapanıyor. Eşimin geçmişten gelen yakınlık korkusu, duygularını ifade edememesi ve ailesine karşı sınır çizememesi ilişkiyi bu tıkanma noktasına getirdi. Haksızlığa uğruyorum eşim görme, duyma diye susmamı istiyor. Çözüm odaklı yaklaşmıyor. Artık hiç aramıyor ve mesaj atmıyor. Onu anlamaya çalışıyorum fakat onunda bu duyguları atlatması için ne yapabilirim bilmiyorum. Net olarak şunu öğrenmek istiyorum: Bu kadar uzun süredir sessiz kalan ve 'senden soğudum' diyen kaçıngan bir eşi, sessizliği bozarak nasıl ikna edebilirim? Benim ona bu aşamada ulaşmam onu daha çok kaçırır mı, yoksa bir geri dönüş kapısı aralar mı? Bu süreçte nasıl bir iletişim dili kurmamı önerirsiniz?" Kötü niyetli birisi olmadığını bildiğim için evliliğimin bitmesini istemiyorum. Lütfen yanıtlarsanız memnun olurum.

Bu soru 13 Şubat 2026 08:11 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar sevgili danışan,

Öncelikle kendinizin ve eşinizin bağlanma stilini nelere göre belirlediniz ? Çünkü bağlanma stillerini genelde internet bilgileri üzerinden netleştirmek doğru olmayabilir. Bir terapist gözlemi veya psikiyatri gözlemine göre netleştirilmesi çok daha sağlıklı olacaktır. Anlattıklarınıza göre bağlanma stilleri uyuşsa da detaylı gözlem ve inceleme sonucu hangi bağlanma stiline sahip olduğunuz netleşir.

İlişkilerde çatışma çıktığında, her beyin hayatta kalmak için farklı bir yol seçer.

Belirsizlik ve sessizlik senin için bir tehdit gibi hissettiriyor. Bu yüzden bir an önce konuşmak, çözmek ve temas kurmak istiyorsun. Bu bir hayatta kalma güdüsüdür; çünkü bağın koptuğunu hissettiğinde yoğun bir endişe (kaygı) duyuyorsun.

Eşin için ise yoğun duygusal talepler ve çatışmalar birer tehdit. O, üzerine gelindiğini hissettiğinde donma veya kaçma (kaçıngan tepki) moduna giriyor. Onun için soğudum demek, aslında o an hissettiği ağır baskıyı kapatmak için indirdiği bir şalter olabilir.

Eşinin ailesine karşı sınır çizememesi, onun yetişkin bir birey olarak özerkliğini tam kazanamadığını gösterir. Bu durumdaki kişiler genellikle iki ateş arasında kalmış hissederler. Bir yanda ailesinin beklentileri, diğer yanda senin haklı sitemlerin... Bu baskıyla baş edemeyen kişi, genellikle en kolay yolu seçer: Tamamen kapanmak. Senden duymamanı ve görmemeni istemesi, aslında senin haklı olmadığını düşündüğünden değil, senin tepkilerinle baş edecek duygusal kapasiteyi kendinde bulamadığındandır.

Siz çözüm odaklı yaklaştıkça, onun geri çekilme hızı artıyor. Siz "Adım atalım" dediğinizde, o bunu muhtemelen yeni bir hesaplaşma olarak algılıyor. Bu durum, aranızda bir kovalayan-kaçan döngüsü yaratmış. Siz kovaladıkça o kaçıyor; o kaçtıkça siz daha çok kovalamak zorunda hissediyorsunuz.

Birini sevdiğine veya haksız olduğuna ikna edemezsiniz. Özellikle duygusal olarak kapanmış birine mantıkla ulaşmak imkansızdır. Sessizliği bozarak onu ikna etmeye çalışmak, şu an ters tepebilir. Onun sessizliğini bir süre kendi içine dönme molası olarak görmesine izin vermek, aradaki gerilimi düşürebilir.

Eşine "Ben buradayım ve her şeyi çözmeye hazırım" mesajını çoktan verdin. Şimdi biraz geri çekilip kendi hayatına, sağlığına ve huzuruna odaklanman gerekiyor. Bir kaçıngan tepki sergileyen kişi, karşı tarafın artık kovalamadığını gördüğünde ancak o zaman güvende hissedip kafasını dışarı çıkarabilir.

Eğer bir gün iletişim başlarsa, "Sen neden böyle yaptın, neden kaçtın?" yerine; "Ben bu süreçte kendimi çok yalnız ve sahipsiz hissettim, bu sessizlik beni çok yıprattı" gibi kendi hislerine odaklanan bir dil kullanmak, onun savunma duvarlarını indirmesini kolaylaştırabilir.

Eşinin kötü niyetli olmadığını bilmen büyük bir avantaj. Ancak şu anki sessizliği bir strateji değil, bir çaresizlik yansıması olabilir. Ona ulaşmaya çalışmak yerine, ulaşılabilecek bir yerde durup kendi meşgalelerinle ilgilenmek, o kapının kendiliğinden aralanması için en güçlü anahtar olabilir.

Eğer çok uzun süredir sessizseniz, ona şöyle bir köprü kurabilirsin:

"Selam, son zamanlarda aramızdaki bu sessizliğin her ikimiz için de ne kadar yorucu olduğunu tahmin edebiliyorum. Şu an kendi alanına ve sessizliğe ihtiyacın olduğunu görüyorum, buna saygı duyuyorum. Sadece bilmeni istedim ki; konuşmaya hazır olduğunda ben buradayım ve seni sadece dinlemek, anlamak için bekliyorum. Herhangi bir şeyi zorlamak ya da tartışmak için değil, sadece senin nasıl olduğunu duymak için..."

Onu evliliğin bitmemesi gerektiğine ikna etmeye çalışmak, onun kararlarına saygı duymadığın imajını verir. Bunun yerine, onun soğudum dediği duygusunu kabul ettiğini ama kendi duruşunu da netleştirdiğini gösteren bir dil kullanabilirsin:

"Soğuduğunu söylemen beni çok yaraladı ama hislerine müdahale edemem. Ben bu evliliğe ve senin özündeki iyi insana hala inanıyorum. Bu yüzden kapımı kapatmıyorum ama senin de bu süreçte neye ihtiyacın olduğunu kendine dürüstçe sormanı bekliyorum."


Eğer tüm bunlara rağmen sonuç elde edemezsen detaylı bir soruyla yeniden bizlere soru sorabilirsin.


Sevgilerle


alinti

Teşekkür ederim 🙏 Gerçekten ne yapmam gerektiğini anlayınca içim rahatladı 🥰

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Uzm. Kl. Psk. Şevval Kurnaz Ünyılmaz

Rica ederim her zaman buradayız sevgiyle kalın.

14 Şubat 2026 09:01

Cevaplanmış benzer sorular