Kadınlar neden hep beni redediyor ?
Yaş 35. Kız arkadaşım olmuyor. Ne yapsam ne denesem benden hoşlanmıyorlar..
15 yıldır Crossfit yapıyorum fiziğim çok iyi. Her 2-3 yılda bir salon değiştiriyorum. 3 yıldır latin dans kursuna gidiyorum. Kendime bakıyorum, Giyim tarzımda ortalama üstünde sayılır ama olmuyor.. Dans kursundan, veya spordan hoşlandıklarım olursa deniyorum ama olmuyor. Gidip hoşlanıyorum demiyorum, kahve içelim diyorum x bir gün için tabii cevap hayır.. Bazende konuşuyorum bakıyorum hoşlanmıyorlar.. Bazen'de hiç oralı olmuyorlar.. Pis değilim, bakımsız değilim.. Kendine bakmayan veya gerçekten kız gibi erkekler bile sevgili ediniyor.. Üzülmekten tükendim.
Belki'de çirkinimdir dedim. Bir den fazla estetik operasyon oldum ve ciddi ücretler ödedim ama hayatım değişmedi.. Aslında nasıl birisiyim hoşlandığm kadınlar bilmiyor bile çünkü 1 kez kahve bile içmedik.. Ağzım çok iyi laf yapmaz normal ama her sevgilisi olan erkek çok iyi laf yapmıyor. Özgüven diyorlar ama çoğu erkek özgüvenli değil gördüğüm. Önüne gelen kızlara yılışıkca deniyorlar, kadınlar istemese bile hala sürekli ezik gibi çevresinde dolanmaya devam ediyorlar. Yada ilişkide türlü şeyler, yapıyorlar çevremizden görüyoruz. Her telden erkek seviliyor ama ben değil.. O kadar üzülüyorum ki son 2 yıldır artık tükeniyorum. Saçma ama bazen gözlerim doluyor. Neden neden diye... Kimsenin bana sevgi-hoşlanma borcu yok ve kadınlara kızmıyorum. O kadar itici miyim ? O kadar mı kötüyüm. Neyim ben ? İnsan değil miyim ?
Bu soru 4 Ocak 2026 22:05 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar,
Burada paylaşmış oldukların, uzun süredir çaba gösterdiğin halde istediğin karşılığı alamamanın yarattığı yoğun bir hayal kırıklığına işaret ediyor. Spor yapman, dans kursuna gitmen, kendine bakman aslında sosyal hayata katılım ve öz bakım açısından güçlü yönlerin. Ancak senin yaşadığın sorun, bu çabaların istediğin ilişki sonucunu getirmemesi. Bu noktada zihninde şu otomatik düşünceler oluşmuş: “Belki çirkinim, belki iticiyim, ben insan değilim belki de.” Bu düşünceler seni daha da umutsuz ve tükenmiş hissettiriyor.
Bu tür düşünceleri sorgulamak çok önemlidir. Kendine şu soruları sorabilirsin:
“Bu düşüncemi destekleyen kanıtlar neler?”
“Karşı kanıtlar neler?” (örneğin: sosyal ortamlara giriyorum, kendime bakıyorum, insanlar benimle vakit geçiriyor)
“Daha gerçekçi bir düşünce nasıl olabilir?”
Çoğu zaman sorun çirkinlik ya da yetersizlik değil, iletişim tarzı ve beklentilerin yönetilmesiyle ilgilidir. Sen kahve teklif ediyorsun ama karşı taraf seni henüz tanımıyor; bu yüzden reddedilme ihtimali yüksek oluyor. Burada odak noktanı değiştirmek faydalı olabilir: önce sohbeti derinleştirmek, ortak ilgi alanı bulmak, karşı tarafın seni tanımasına fırsat vermek. Yani önce ilişkiyi kur, sonra davet etmeyi dene.
Ayrıca kendini sürekli başkalarıyla kıyaslaman (“bakımsız erkekler bile sevgili buluyor”) zihninde adaletsizlik duygusunu büyütüyor. Bu kıyaslamaları fark edip durdurmak, “benim yolum farklı olabilir” diyebilmek, zihnini rahatlatır.
Odağını değiştirmeye çalışmak farklı bakış açılarına yönelmek seni rahatlatacaktır, ''sevgili bulmak''' tek hedefin olmasın. Sosyal çevrenin genişlemesi veya arkadaşlık ilişkilerini artırman da çok değerli.
Senin yaşadığın durum seni değersiz hissettirse de bu, senin insan olarak değerini belirlemez. Sorun senin kişiliğinde ya da görünüşünde değil; daha çok iletişim biçimi, beklenti yönetimi ve düşünce kalıplarında. Küçük adımlarla düşüncelerini sorgulamak, sosyal ilişkilerde farklı stratejiler denemek ve gerekirse profesyonel destek almak, bu döngüyü kırmana yardımcı olacaktır.
Destek almak istersen veya daha fazla soru sormak istersen burada olacağım.
Sevgiyle kalın..
Uzm. Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.