kafamın içi her zaman yoğun
Kafamın içi sürekli dolu ve yoğun asla susmuyor. Yoruluyorum başım ağrıyor durgunlaşıyorum sanki hiçbir zaman dinlenemiyor gibiyim. Biriyle konuştuğum bir konu bir sohbet sinirlendiğim bir durum veya henüz konuşmadığım ama konuşacağım bir konu gibi diyaloglar kafamın içinde sürekli dönüyor sanki prova yapar gibi temkinli olmam gerekiyor gibi sürekli düşünüyorum konuşuyorum bunların yanında kafama istemediğim beni rahatsız eden düşünceler de geliyor daha önce bunu sormuştum Aklıma gelen düşünceler okb olabilir mi başlığı altında anlatmıştım istemediğim ve ya olursa diye yapmaktan yaşamaktan korktuğum onlarca şey de kafamı meşgul ediyor odak sürem çok azaldı anda kalamıyorum ya geçmişi ya geleceği ya da ihtimalleri düşünüyorum ve hep huzursuz ve diken üstünde gibiyim sürekli tehlike altında gibi eğlenmeyi ve her şeyden önce huzurlu hissetmeyi unuttum ne yapmamı önerirsiniz?
Bu soru 8 Aralık 2025 18:06 tarihinde Uzman Psikolog Gizem Yıldırım tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Öncelikle biraz kaygı (anksiyete) diye isimlendirdiğimiz bir durumdan bahsetmek isterim. Bu kavramı bir bekçi köpeğine benzettiğimizi varsayalım. Bu köpeğin görevi, bir tehlike sezdiği anda havlayarak sahibini uyarmak ve korumaktır. Peki bu uyarı, yani tehlike durumu kişide neler yaratır? Kalp çarpıntısı, terleme, nefes alışverişinin hızlanması, nabız yüksekliği, nefes darlığı gibi bir takım belirtilerdir.
Şunu düşündünüz mü hiç: Bu iç gürültü neyin koruyucusu aslında? Belki de o kafanızdaki yoğunluk, size bir şey anlatmaya çalışıyor. Siz hep hazırlıklı kalınca, en azından kontrol sizdeymiş gibi geliyor mu? Ya da “anda kalamamak” dediniz ya... Belki de bunca koşturmaca, geçmişin gölgesinin ve geleceğin sisinin arasında kaybolmaktan korktuğunuz için mi, yoksa gerçekten bir şeyleri kaçırmaktan mı?
Kaygıyı yönetemediğimiz durumlar arttıkça bu belirtilere bazen alışırız ve sürekli tetikte olup bir takım senaryoları zihnimizde yaratarak kontrolü ele almaya çalışırız.
Evet, bu senaryoları üretmek bir bakıma baş etme mekanizmasıdır, ama bu durum insanı içten içe de çok yorar. Bir anlık olsun nefes almak istediğinizi, bütün zihninizin rahatlamış bir şekilde anda kalabilmek istediğinizi anlıyorum.
Birileri her zaman “kolay değil” der ama, bazen mesele kolay olması değil, nefes alacak kadar aralanabilen bir pencerenin varlığı. Şimdi o pencereyi çok hafif aralayabilmek için, ilk hangi taşın biraz olsun kenara çekilmesine izin verirsiniz, neyi sırtınızdan bırakınca “şimdiki anda” az da olsa yer açılmış gibi gelir? Ve bir de şunu sormadan edemiyor insan: “Kimin için, neden bu kadar tetikteyim?” Bazen o sorunun cevabı, bütün o baş ağrısını hafifletecek kadar iyi gelebilir…
OKB olup olmayacağınızı merak ettiğinizi görüyorum. Aslına bakarsanız OKB dediğimiz durum da Kaygı Bozukluklarının bir parçasıdır. Fakat bu tanıyı koyabilmek için bazı testlerin yapılması ve bir psikiyatristin tanıyı koyması gerekmektedir.
Bu süreçte sizlere anda kalmanızı sağlayabilecek alıştırmalar önerebilirim…. Fakat en yakın zamanda bu baş etmesi güç yaşadığınız durum için öncelikle bir psikoterapi desteği almanızı bir uzman olarak tavsiye ederim…
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
Gerginlik – Rahatlama Tekniği
Küçük Şükür Molası
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.
Yorumlar
Uzm. Psk. Gizem Yıldırım
Fiziksel ağrılarınız için mutlaka bir doktor görüşü almayı ihmal etmeyin.
8 Aralık 2025 18:11Gizli Kullanıcı
istenmeyen düşünceler olarak tanımladığım düşünmek istemediğim ama ya olursa ya olduysa şeklimde aklıma gelen düşüncelerden bahsetmiştim. bunlar aklıma geldiğinde ve kendimi ikna edip sakinleştiremediğimde kalp çarpıntısı andan kopma yoğun bi korku terleme hissediyorum yaşıyorum bu neden olur
8 Aralık 2025 23:19Uzm. Psk. Gizem Yıldırım
Biz bu düşüncelere BDT'de "düşünce hataları" diyoruz. Bu olumsuz inançlar kaygıya sebep oluyor. Bu yüzden de kaygı belirtileri yaşamanız çok normal ve beklenen belirtilerdir. Bunları kontrol alabilmek için öncelikle temel kaygınızın seanslar süresince bulunup çalışılması gerekir ki bedeniniz neden savaş ve kaç tepkisi gösteriyor bunu fark edebilesiniz. Andan kopmak, terlemek, kalp çarpıntısı aynı bir durumdan korktuğumuzda vücudumuzun bizi koruyabilmesi için geliştirdiği, adrenalin sayesinde bize yaşattığı belirtilerdir. Normalde kaygı ve korku gibi duygular tamamen olması gereken duygulardır. Ama bizi koruyan bu belirtiler, kaygı bozukluğu olan bireylerde kontrolden çıkmıştır, bu yüzden baş edilemez bir hale gelir. Asıl problem bilinç altında yer eder, bu kişiye kendini fark ettirmeyebilir ve günlük hayatında başka problemlere yansıyarak kaygı yaşamaya sebep olabilir.
9 Aralık 2025 12:58