• Anasayfa
  • Sorular
  • Kararsızlık, güvensizlik, yetersizlik hissi ile nasıl başa çıkabilirim?
Kaygı

Kararsızlık, güvensizlik, yetersizlik hissi ile nasıl başa çıkabilirim?

Gizli Kullanıcı8 Kasım 2025 19:13

Merhabalar ben 25 yaşında bir kadınım. Üniversiteyi bitirdim hala bir işim yok. Mesleğimi yapma konusunda büyük bir direnç gösteriyorum, yapmak istemiyorum ama ne yapacağımı da bilmiyorum. Benim yaşımda olan başarılı insanları hep kendimle karşılaştırıyorum, çok yetersiz hissediyorum. Biliyorum karşılaştırma yapmak doğru değil ama elimde de değil. Kendime çok kızıyorum hiçbir şeyi becerememiş hissediyorum. Her gün başka hangi mesleği yapabilirim diye düşünüyorum ve düşünmekten öteye geçemiyorum. Yetersizlik hissi bir şeylere başlamama engel oluyor. Geleceğimi düşünmekten ve kendime üzülmekten, kızmaktan, acımaktan başka hiçbir şey yapamıyorum ders ya da kişisel gelişimimi geliştirecek hiçbir şey yapamıyorum. Bu nedenle de kendime kızıyorum. Şimdi önümde bazı seçenekler var ya yurt dışına tek başıma gidip orada bir hayat kurmaya çalışacağım ya da burada bir şeyler yapmaya çalışacağım iki seçenekte de ne yapacağımı bilmiyorum. ben ne yapmalıyım nasıl karar vermeliyim kararsızlık, güvensizlik, yetersizlik hayatımı mahvediyor.

Bu soru 10 Kasım 2025 15:14 tarihinde Uzman Psikolog Gönül Tanır Durmaz tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Psikoloğun Videolu Cevabı

Video Transkripti

Merhabalar, paylaştığınız duygu ve düşünceleriniz için öncelikle teşekkür ederim. Yazmış olduğunuz satırlar arasındaki hırpalanmışlığı, kendinize zaman zaman ne kadar acımasız davrandığınızı fark edebiliyorum. Kendinize hem yetersiz demek, hem beceremediğinizi söylemek, kendinize kızmak, üzülmek ve acımak... Neden bu kadar olumsuz duygu ve düşünceleri kendinize yüklüyorsunuz?

Bazen zihnimiz sanki en iyi bildiği sertliği kendi üzerinde ustaca uygulayabilir. Özellikle genç yaşlarda hele ki etrafta herkes her şeyi hallediyormuş gibi olduğunda, herkes başarıya koşuyormuş gibi göründüğünde, ben neredeyim sorusu insanın hem içten içe yiyip hem de hareketsiz kalabildiği bir nokta oluyor. Fakat gerçekten şu mümkün mü? Herkes bir şeyleri başarıyorken sizin başaramamanız ya da yapamamanız.

Belki de burada fark etmeniz gereken yapamadığınız güçsüz yanlarınızı değil de ön plana çıkarabileceğiniz güçlü yanlarınızı fark etmektir. Hayatta neyi görmek istersek onu görürüz. Eğer olumsuzlukları ve yapamadıklarınıza odaklanırsak, göreceğimiz şey de bu olacaktır. Burada bakış açınız kendinize dair değişirse, acaba duygu olarak da, düşünce olarak da değişir miydi?

Bir yandan hayatın önünüze çıkardığı yolları hayal edip, diğer yandan da her yeni düşüncede ama ben zaten yapamam ile başlayan cümleler, kendinize yüklediğiniz bir ağırlık gibi. Mesleğinize dar hissettiğiniz direnç, içten içe bir huzursuzluğun da işaretçisi gibi görünüyor. Belki de uzun zamandır içinizde bu gerçekten bana uygun mu diye sorduğunuz, ama yanıtını bulmaya korktuğunuz bir soru da olabilir. Ve yetersizlik düşüncesiyle birleşince adım atabilmek neredeyse imkansız bir hale gelir.

Şöyle bir düşünün, çevrenizdeki herkes gerçekten istediğini tutkuyla yapabiliyor mu? Başladığı işi gerçekten sonlandırabiliyor mu? Ya da dışarıdan ne kadar dolu dolu ve mutlu görünse de, başka insanların da zaman zaman güvensizlik, kaybolmuşluk, yetersizlik, beceriksizlik gibi duygu ve düşünceleri olmuyor mu? Onlar da bazen bu duygu ve düşüncelerin içerisinde kaybolmuyorlar mıdır?

Türkiye'de en yaygın olan herkes kendi yolunu çizmiş algısı. Gerçeklerin yanında o kadar parlak değil ki, dışarıdan bakınca birilerini çok başarılı ederiz. Fakat kendi içlerinde onlar da başarabildiklerinin yanında yapamadıklarına odaklanabiliyorlar. Bu kıyaslamalar çoğu zaman hayal ettiğimiz kadar adil olmuyor. Çünkü arkası görünmeyen fotoğraflar üzerinde neden ne kadar eksik olduğumuzu öne çıkartmıyor.

Belki de burada bir durup kendinize sadece soru sormak bile iyi gelebilir. Hangi koşulda, hangi zaman ve çevre baskısı olmadan kendiniz için neyi denemek isterdiniz? Sadece cevap bulmak değil, sorunun çevresinde dolanmak bazen anlamlı bir rahatlama getirebilir. Hareket etmek gereken yerde tıkanıp kalmanın kaygıyı daha da artırdığı doğru. Bunun yerine her gün minik, çok minik adımlar belirleyip sadece onları yapmak.

Mesela bugün sadece yeni bir meslek hakkında internette minik bir araştırma yapmak. Yarın ilginizi çeken bir konuda küçük bir video izlemek. Sanki büyük kararlar yüzünüze ansızın bir tokat gibi inmek zorundaymış gibi değil de ufak ufak adımlarla ilerlemek. Bazen sadece bir seçeneği düşünmek bile büyük bir cesaret işi.

Siz zaten denemeden önce içten içe bir değerlendirme sürecindesiniz gibi hissettim. Daha net bir yol haritası çizmek isterseniz artı ve eksi listesi gibi klasik yöntemler etkili olabilir. Kendinizin artılarını fark etmek, kendinizin eksilerini fark etmek, hangi meslekte daha iyi olup hangilerini yapamayacağınızı belirlemek. Bunlar bize size yardımcı olacaktır.

Belki şöyle kendi içinizde birkaç soruyla başlamak, kendinize şefkatli bir gözle bakmak ve yaşadığım bu kararsızlık hissi bedenimde ne hissettiriyor, bana ne düşündürüyor, neyi yapmak istediğimi bu kadar zorlaştıran hangi düşünceleri taşıyorum? Herkesin yolunun farklı olabileceğini kabul etsem hangi adım bana şu an daha hafif gelir? Bana yetersiz olduğumu, beceriksiz olduğumu düşündüren şeyler neler? Bunları destekleyen kanıtlarım var mı gibi sorular sorsam, belki de şu anki düşüncemin objektif mi yoksa tamamen subjektif bir düşünce mi olduğunu daha rahat fark ederim.

İsterseniz bu sorularınız üzerinden tekrar konuşabiliriz. İçinizdeki bu yoğunluğu tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Bazen birini açmak ilk minik adım gibi gelebilir. Şu anda burada kendi iç sesinizle yüzleşmeye çalışırken bile çok kıymetli bir şey yapıyorsunuz. Bunun için teşekkür ederim. Umarım sorunuz sizin için bir yanıt olabilmiştir.

alinti

Anlaşıldığımı hissettim, çok teşekkür ederim. Çok kıymetli yanıtınız benim için teşekkür ederim tekrardan.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

Anlaşıldığımı hissettim, çok teşekkür ederim. Bu mektuba istinaden birkaç sorum olacaktı ama doğru yere mi yazıyorum emin değilim, umarım size ulaşır. Ben kendime göstermem gereken şefkat ve disiplin arasında bir denge kuramıyorum. Öz disiplini bir türlü sağlayamadığım için kendime şefkat de duyamıyorum. Bu iki duygu birbirine bağlı. Bu konuda nasıl bir yol izleyebilirim? İrademi sağlayamıyorum ancak beni oyalayan aktivitelerden de keyif almıyorum. Yani ne gezip eğleniyorum, keyifle bir film izliyorum (çünkü içimden gelmiyor) ne de disiplinimi sağlayıp beni ileriye götüreceğini düşündüğüm örneğin dil çalışmak gibi aktiviteler yapıyorum. Tüm gün duvarı izlemek gibi bir şey kalıyor koca günden geriye. Bu konuda ne yapabilirim? Kendinize karşı anlayışlı, şefkatli ve dinleyici olun gibi bir çözüm yerine net bir formülü daha yardımcı olabilecek bir yolu var mı? Kabalık olarak algılanmasını istemem son cümlemin yalnızca ben tatmin olmuyorum bu tür bir çözümden ya da yapamıyorum. Çok teşekkür ederim tekrardan.

12 Kasım 2025 19:13
Uzm. Psk. Gönül Tanır Durmaz

Merhabalar, sorunuzu yeni bir soru olarak sorabilirseniz detaylı bir şekilde size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım. Sevgilerle 🌼

13 Kasım 2025 19:35

Cevaplanmış benzer sorular