Kardeşim bana karşı hep nefret dolu ve bu beni çok üzüyor ne yapmalıyım
Kardeşim sadece heyecanlı olduğu konularda kendisinin bir şeyler bildiğini göstermek istediginde yani çok arada samimilesiyordu hep soğuktu ama artık tamamen nefret ediyor benden sebebi de ona bir şeyleri zorunda bırakmam olduğunu söyleyip duruyor ama bizim ailemizde bir baba figürü yok annemde umursamaz o yüzden ben hep yapman lazım yapmazsan alınmayacak diyen taraf olmak zorunda kaldım ve kötü olan da ben oldum her şeyi yapmayi reddeden biriydi zaten o yüzden artık sadece kedilerin bakimina yardım istiyorum 5 kedimiz var 1 kız kedi kısır değil o yüzden onu onun odasına koymam gerekiyor odası çok pis en azından toplamasını istiyorum hayvan için çünkü gerçekten başka koyacak yer yok odanin kovasini doldurmasını bir de kedi kumuna yardım etmesini istiyorum sadece birkaç aydır her şeyi üstlendim çünkü her yap dedigimde sonra sonra deyip duruyordu ama artık benim de üniversite sınavına hazirlanmam gerekiyor mezuna kaldım yardım istiyorum yorulduğumu söylüyorum ama tamamen duymamazlıktan geliyor bugün o kadar çaresiz kaldım ki kedi üsüyordu o odaya koymaktan başka çarem yoktu ne desem de yapmadı ve ben sanki yemeği odamı kovayı doldurmuyormus gibi bir de onun odasını süpürdüm topladım kendimi ezik hissettiğim için ağlayarak yaptım gerçekten yoruldum. Bazen gelip bir şeyler almamızı istiyor sende o zaman yardım et her şeyi ben yapıyorum dediğimde sinir krizi geçiriyor hatta saldiriyor
Bu soru 10 Ocak 2026 12:03 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Sen bir kardeş gibi değil, uzun zamandır zorunlu bir yetişkin gibi yaşamışsın. Bu rol insanı sessizce tüketir. Yaşadığın şey basit bir “kardeş kavgası” değil; sorumluluğun tek tarafa yüklendiği, sınırların hiç korunmadığı ve sonunda sevginin yerini öfkenin aldığı bir aile dinamiği.
Ailede işlevsel bir baba figürü yok, annen ise duygusal ve pratik anlamda yeterince sahiplenici değil. Bu boşlukta biri o alanı doldurmak zorunda kalmış ve o kişi sen olmuşsun. “Yapman lazım”, “yapmazsan alınmayacak”, “böyle olması gerekiyor” diyen taraf olmak senin seçimin değil, mecburiyetin olmuş. Ama çocuk ya da ergen birinin üstlendiği bu rol, karşı tarafta genellikle şefkat değil, öfke yaratır. Çünkü kardeşin seni bir abla/abla figürü olarak değil, “beni zorlayan, beni denetleyen, bana karışan” biri olarak algılamaya başlamış.
Burada çok önemli bir ayrım var ve bunu özellikle söylemek isterim: Sen yanlış bir şey yaptığın için “kötü” olmadın. Sen üstlenmek zorunda kaldığın bir rol yüzünden kötü ilan edildin.
Kardeşinin “beni zorunda bırakıyorsun” demesi, aslında onun içindeki çaresizlikle ilgili. Kontrol edilemeyen, sınır koymayan bir aile ortamında büyüyen çocuklar, kendilerine yöneltilen en küçük beklentiyi bile tehdit gibi algılayabilir. Çünkü sınır, onlar için düzen değil; baskıdır. Bu, onun sorumluluk almaya hazır olmadığı bir yerde senin sorumluluğu taşımandan kaynaklanıyor.
Ama burada seni en çok yoran şey şu: Artık sadece duygusal değil, fiziksel olarak da tükenmişsin. Kedilerin bakımı, ev işleri, onun odası, kedi kumu, kova, süpürme… Bunların hepsini ağlayarak yaptığını söylüyorsun. Bu çok çarpıcı. Çünkü insan genelde ağlayarak yaptığı şeylerde kendini “değersiz” hissetmeye başlar. Sen de “ezik hissettim” demişsin. Bu his senin yetersizliğinden değil; yükün adaletsizliğinden geliyor.
Bir de çok önemli ve ciddiye alınması gereken bir nokta var: Kardeşinin sinir krizleri geçirip sana saldırması. Bu, artık sadece duygusal bir problem değil, güvenlikle ilgili bir durum. Senin sınav sürecindeyken, bu kadar kırılganken, bir de fiziksel tehdit altında hissetmen kabul edilebilir değil.
Sen onun ebeveyni değilsin. Bu cümleyi zihnine yerleştirmen çok önemli. Kedilerle ilgili yardım istemen makul, hatta gerekli. Ama bu yardım gerçekleşmediğinde her şeyi yine sen yapıyorsan, kardeşin için sonuç ortadan kalkıyor. Yani onun davranışının bedelini sen ödüyorsun. Bu, öfkeyi daha da artırıyor.
Yardım istemekle yük almak arasındaki çizgiyi çekmen gerekiyor. “Yardım istiyorum çünkü yoruldum” demek başka, “yapmazsan ben yaparım” demek başka. İkincisi seni tüketiyor. Eğer kedi onun odasında kalacaksa ve o odayı toplamak onun sorumluluğundaysa, bu yapılmadığında senin ağlayarak temizlemen durumu çözmüyor; sadece seni daha yalnız bırakıyor.
Sınır koymak bağırmak değildir. Sınır koymak, tartışmak ya da ikna etmeye çalışmak değil; kısa, net ve tekrar etmeyen cümlelerdir.
Örneğin:
“Bu odanın temizliği senin sorumluluğun. Yapılmazsa kediyi oraya koyamam.”
Bunu söyledikten sonra tartışmaya girmemek. Tepki gelirse ortamdan çekilmek. Çünkü sen her tartışmada biraz daha eriyorsun.
Şu an önceliğin sensin. Mezuna kalmışsın, üniversite sınavına hazırlanıyorsun. Bu başlı başına ciddi bir stres kaynağı. Senin enerjin sınırlı ve şu an bu enerjiyi hayatta kalmak için harcıyorsun. Bu yüzden kendini “neden yetemiyorum?” diye suçlaman çok haksız.
Bu yükü tek başına taşımak zorunda değilsin. Annenin umursamazlığı seni yalnız bırakmış olabilir ama bu durumun görünür kılınması gerekiyor. Eğer mümkünse, sakin bir anda annenle konuşup şunu net söylemen çok önemli: “Ben hem evin hem hayvanların hem kardeşimin sorumluluğunu taşıyorum ve tükeniyorum. Bu şekilde devam edemem.” Bu bir şikâyet değil, bir durum tespiti.
Eğer kardeşinin öfkesi, saldırganlığı ve nefret dili devam ederse; sen kendini sürekli korkmuş, çaresiz ve değersiz hissediyorsan, bu süreci tek başına taşımaman çok önemli. Bir psikologla düzenli görüşmek, hatta aile dinamikleri için destek almak seni ciddi şekilde rahatlatabilir. Gerekirse bir psikiyatrik değerlendirme de kardeşin için gündeme gelebilir. Bu, onu “kötü” yapmak için değil; herkesin yükünü yerine koymak içindir.
Sen çok fedakâr, sorumluluk sahibi ve vicdanlı birisin. Kediyi üşümesin diye ağlayarak odaya koyan biri, kötü biri değildir. Ama iyi biri olmak, kendini tüketmek zorunda kalmak demek değildir. Senin yorulman çok anlaşılır. Bu yorgunluk, yardım istemen gereken bir noktaya gelmiş. Bunu fark etmiş olman bile çok kıymetli.
Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru olursa bizlere yeni bir soru oluşturarak iletebilirsin. Aklına takılanları yorumlarda yazabilirsin. Kendine iyi bakman dileğiyle.
Sevgiler,
Psikolog Betül Canbel
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
Bulut Meditasyonu
Gerginlik – Rahatlama Tekniği
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.