Psikoloji

Kardeşimi kaybettiğim günden beri kendime gelemiyorum.

frknnydn026 Haziran 2026 10:08

8 sene oldu buna rağmen aklımdan bir saniye çıkmıyor, insanlarla diyaloğum bağım her şeyim kesildi. Dünya gözümden düştü böyle bir hale büründüm. Dostlarım çevrem evleniyor aileye karışıyor ben 25 yaşımda olmama rağmen hiçbir düzen kuramadım. Tek düzenim işe gidiyor olmam bir derdim olsun ya da mutlu olayım hemen kardeşime gidiyorum ve bunu henüz atlatabilmiş değilim. Elbette kardeşi ölen tek kişi ben değilim ama bilmiyorum bizim bağımız çok başkaydı belki de tek kardeşim olduğu içindir. Dünyanın en yalnız insanı gibiyim. Herkesin acı eşiği ve yas süreci farklıdır. Ben ne yapsam bu süreçten çıkamadım.

Bu soru 27 Haziran 2026 08:22 tarihinde Psikolog Serra Canseven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

8 yıl geçmiş olması, acının bitmiş olması gerektiği anlamına gelmez. Özellikle kaybettiğiniz kişi sadece kardeşiniz değil, aynı zamanda en yakın bağınızsa… Bu kayıp sizin hayatınızda bir insanı değil, bir parçanızı da götürmüş olabilir.

Ve bazen yas, zamanla küçülmez; sadece biçim değiştirir. Kuralların olduğu zamanın ve çözümlerin harika işlediği bir süreç değildir. 

Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın “Herkes devam etti, ben edemedim” düşüncesi acıyı daha da ağırlaştırır. Çünkü yas bir yarış değildir. Herkesin taşıdığı yük, bağı ve kaybın anlamı farklıdır.

Ama burada önemli olan şu:

Kardeşinizi unutmamış olmanız başka,

hayatı onunla birlikte durdurmuş olmanız başka. Onu aklından çıkaramamak sevginin göstergesidir ama hayatla bağınızın kopması, ilişkilerden uzaklaşmanız, yalnızlaşmanız; bu yasın artık sadece kayıp değil, yaşam alanını daraltan bir hale geldiğini gösteriyor olabilir.

Bazen insan kaybettiği kişiye sadakat gibi hissettiği için yeniden gülmekten, yeni düzen kurmaktan, mutlu olmaktan kaçınır.

Sanki devam etmek onu geride bırakmak gibi gelir ama devam etmek unutmak değildir.

Kardeşiniz bugün burada olsaydı, sizi bu kadar yalnız ve durmuş görmek ister miydi, siz kardeşinizin sizi kaybettikten sonra aynı durumu yaşamış olmasını ister miydiniz?

Belki de iyileşmek, onu geride bırakmak değil;

onu yanında taşıyarak yaşamayı öğrenmektir. Evet ölüm hayatın bir gerçeği ve bilerek yaşamak gerekiyorsa, yaşamak hayatın en büyük gerçeği ve ölmeden yaşamınızın güzelliğini kaybetmeyin. 

Şunu deneyebilirsiniz;

Kardeşinize gitmek yerine bazen ona yazın.

Mesela bugün ona anlatmak istediğiniz şeyi yazın, eksik kalanları, belki öfkenizi, özleminizi

Ve kendinize şu soruyu sorun:

“Ben onun kaybıyla mı yaşıyorum, yoksa onun yokluğunda kendimi de mi kaybettim?” Çünkü bazen yasın içinde sadece kaybettiğimiz kişiyi değil, kendimizi de ararız.

Büyük adımlar atmak zorunda değilsiniz, devam ediyor olmak için evlenmek çocuk sahibi olmak her daim çok eğlenmek zorunda değilsiniz. Keyif aldığınız bir şeyi ertelemeden istekle yapmak bile bazen büyük bir ilerleme gibi hissettirebilir. 

Bu kadar uzun süredir hayatın merkezinde kalan bir yas için bir uzmanla çalışmak çok kıymetli olabilir.

Bu, acıyı silmek için değil; onunla birlikte yaşamayı yeniden öğrenmek için.

Çünkü herkesin yaşamaya devam etme hakkı var ve bizi kendimiz için iyi görmeyi en çok yitirdiğimiz sevdiklerimiz ister.

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Küçük Şükür Molası
Küçük şükür molası, gün içinde minnettar olduğunuz anlara bilinçli şekilde odaklanarak pozitif duygu...
Pozitif Psikoloji⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular