Kaygı

Kaybetme korkumu nasıl yenerim

Gizli Kullanıcı25 Ekim 2025 18:32

Sürekli herşeyimi kaybedeceğim korkusu yaşıyorum. Bu korku benim hayatımı çok fazla etkiliyor. Çalışmazsam insanlar beni sevmez gibi şeyler hissediyorum.hep kötü zamanlar yaşayacakmışım gibi geliyor ve eskiden bu yüzden daha fazla çalışmam gerektiğini düşünüyordum fakat şimdi nasılsa herşey kötü olacak herşeyi kaybedicem niye çalışayım ki demeye başladım. Gevşeyemiyorum bi işe adapte olamıyorum nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Herşeyi kaybedecek miyim gerçekten. Bi mali müşavirim ve sürekli kontrol hissi beni yoruyor

Bu soru 25 Ekim 2025 21:22 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Merve Akdikmen tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar, 

Bu tür düşünceler, kaybetme korkusunun hayatın hemen her alanına sızdığı durumlarda oldukça yıpratıcı olabilir. Anlattıklarınızda, kontrolün sizde olması gerektiğine dair güçlü bir inanç ve bunun altındaki “kaybedersem yalnız kalırım” teması dikkat çekiyor. Bu aslında duygusal bir güvensizlik halinin yansımasıdır yani, değerli olmanın, sevilmenin ya da güvende hissetmenin “üretmekle” veya “başarmakla” koşullandığı bir iç sistemden bahsediyoruz.


Bu noktada üç düzlemde ilerlemek faydalı olur:



Duygusal farkındalık:

Her şeyi kaybedeceğim korkusu geldiğinde hemen o düşünceye odaklanmak yerine, altında hangi duygunun olduğunu fark etmeye çalışın. Genellikle bu korkunun altında “kaygı”, “çaresizlik” veya “değersizlik” hissi vardır. O an hangi duyguda olduğunuzu isimlendirmek, düşünceyi değil duyguyu düzenlemeye yardımcı olur.


Kontrol inancını gevşetme:

“Kontrol bende olmalı, aksi halde kötü bir şey olur” düşüncesi beynin güvenlik stratejisidir ama uzun vadede yorar. Küçük adımlarla kontrolü paylaşmayı, belirsizliğe maruz kalmayı deneyebilirsiniz. Örneğin, her günün belirli bir kısmında “plansız” bir şey yapın. Bu, sisteminize “kontrolü bırakmak da güvenli olabilir” mesajını verir.

 

Kendilik değeri üzerine çalışma:

“Çalışmazsam insanlar beni sevmez” cümlesi, sevginin koşullu olduğu bir inancı gösteriyor. Bu inanç genellikle erken dönem yaşantılarda oluşur. Bu noktada terapi, bu inancın kökenini anlamak ve “yapmak”tan “olmak”a geçişi desteklemek açısından çok etkilidir.


Belki şu an kendinize fazla yükleniyorsunuz… Sizden beklentiniz gökyüzünde asılı gibi; fakat bazen mola vermek, kontrolü bir anlığına bırakmak da hayatın bir parçası. Benzer şeyleri yaşayan başka insanların olduğunu bilmek de bazen içinizi ferahlatabilir.


Akşam eve geldiğinizde, gün içinde en azından bir şey için kendinize teşekkür etmeyi deneyebilirsiniz. “Bugün şu anda hayattayım ve elimden geleni yaptım” gibi… Küçük de olsa bir şeyin altını çizmek, kayıp hissiyle baş etmeniz için minik köprüler kurabilir.


Maalesef, zihin bizi sürekli “Daha fazla kontrol, daha fazla çalış” ya da “Nasıl olsa kötü sonuçlanacak” gibi iki uca savurabiliyor. Oysa arada bir durup, nefes almak ve bedeninizde gerginlik nerede yoğunlaşıyor bunu fark etmek bile bir başlangıç noktası. Sözlerinizdeki o gerginliği hissedince, küçücük bir gevşeme egzersizi önermek isterim: Şu anda, derin ve yavaş üç nefes alın; nefesi alırken omuzlarınızı biraz yükseltin ve bırakırken yavaşça indirin. O kısa anlarda bile bedeninize dönmek, akıştaki kaygıyı biraz azaltabilir. 🌿


Şunu da eklemeden geçmeyeyim: Kendi başınıza bu döngüyle boğuşmak güç gelebilir. Zaman zaman bir uzmana danışmak, altında yatan inançları gözden geçirmek ve işe yaramayan düşünce kalıplarını dönüştürmek iyi gelebilir. Duygularınızı paylaşmak ve sizi anlamak isteyen birinin varlığı, pek çok şeyi hafifletebiliyor.


Kaybetme korkusu, genellikle gerçekten her şeyi kaybedeceğinizin değil, duygusal olarak bir kaybın tekrar yaşanmasından korktuğunuzun işaretidir. Yani zihinsel olarak değil, duygusal olarak geçmişte bir “kayıp” hâlâ kapanmamış olabilir.


Bu farkındalıkla birlikte, bu duygularla yüzleşmeyi destekleyen bir terapi süreci, hem gevşeyebilmenizi hem de hayata yeniden güven duymanızı kolaylaştırır. Eğer birlikte ilerlemeyi isterseniz bir seans planlayabiliriz. 


Sevgiler ☘️


💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.