Çocuk ve Ergen

Kaygı ve çekingenlik

Gizli Kullanıcı23 Ağustos 2026 23:08
Merhaba 6 yaşında bir oğlum var hamile iken aldatıldım ve doğum sonrası boşandık tek başıma bekar bir anne olarak destek çevrem olmadan çok zor dönemler atlatmaya çalıştım fakat bu bende aşırı stres tükenmişlik öfke ve tahammülsüzlüğe sebep oldu oğlumun bakımını aksatmadan ona hep en iyi şekilde bakmaya çalıştım oğlum 15 aylıkken otizm belirtileri göstermeye başladı 1 yıl özel eğitim ve sonrası kreş desteğiyle toparlandık fakat şuanda oğlumun benden çekindiğini hissediyorum ve 4 aydır oyun terapistine gidiyoruz terapistimiz bağımızın kaygılı ve kaçıngan olduğunu ve oğlumun kaygılı ve çekingen olmasının buna bağlı olabileceğini belirtti. Bu sene 1. Sınıfa başlayacağı için okula hazır olduğunu düşünmediğim için terapistimizin yönlendirmesiyle psikiyatri doktoruna gittik bazı testler yaptı ve oğlumda öğrenme güçlüğü olduğunu belirtti şimdi buna ben sebep olduğum için kendimi çok kötü bir anne olarak görüyorum belki zor dönemlerimde biraz daha sakin kalabilseydim hem oğlumla güvenli bağımız olurdu hemde kaygı problemi olmazdı bana baktığında kaygısını ve ürkekliğini gördükçe kahroluyorum ve ne yapacağımı bilmiyorum

Bu soru 24 Ağustos 2026 20:12 tarihinde Psikolog Fatma Gizem Bitgen tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar,

Yazdıklarınızı dikkatle okudum. Paylaşımlarınızda dikkatimi çeken ilk şey hamileyken ve sonrasında yaşadığınız zorlu olaylar sonrası oğlunuzun gelişimine gösterdiğiniz özen ve ne kadar güçlü bir duruş sergilediğiniz oldu. Bu noktada öncelikle sizi takdir etmek isterim. Şimdi yaşadıklarınıza daha yakından bakalım ve hem kendiniz hem oğlunuz için hayatınızın geri kalanında neler yapabilirsiniz üzerine konuşalım.

İlk olarak kendinizi 'kötü bir anne' olarak görmeniz üzerine konuşalım istiyorum. Yazdıklarınızı okuduğumda kötü bir anne olduğunuzu değil, çok uzun süre çok fazla yükü tek başına taşımaya çalışan bir anne görüyorum.

Çocuğunuzun kaygılı veya çekingen olması, elbette sizin geçmişte hiç hata yapmamış olmanız gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak bilmeniz gereken bir şey var ki o da kusursuz hiçbir şeyin olmadığı... Anne-baba ve çocuk ilişkisinde de önemli olan kusursuz olmak değil, zorlandığımız zamanlarda ilişkiyi onarabilmek. Üstelik çocuğunuz henüz 6 yaşında olduğu için ilişkiniz üzerinde çalışacak çok fazla zamanınız var.

Şu anda yapılması gereken geçmişte hiçbir şey yaşanmamış gibi yapmak değil. Bundan sonra oğlunuzla daha güvenli, daha öngörülebilir ve daha sakin bir ilişki kurabilmeniz olacak. Bunun için küçük ama düzenli değişiklikler yapabilirsiniz.

Bu noktada bilmenizi istediğim şeyler olacak. Bağlanma, tek bir anda oluşup biten bir şey değil; yıllara yayılan, her gün küçük küçük onarılabilen, esneyebilen bir ilişki. Ebeveyn olarak zaman zaman öfke patlamaları yaşamış, tahammülünüz azalmış olabilir. Bu, o dönemde sınırsız yorgunluğunuzun bir sonucu. Bu durum, “geri dönüşü olmayan bir hasar” anlamına gelmiyor.

Oğlunuzun kaygılı ve çekingen olması, sadece sizin o dönemki halinizle açıklanabilecek bir şey değil. Mizaç, genetik, erken yaşta yaşadığı tıbbi süreçler, otizm belirtileri, eğitim süreçleri… Hepsi bu tabloya küçük küçük katkı yapar.

Öğrenme güçlüğü de anne hatasıyla oluşan bir durum değildir ve bir nöro çeşitliliktir. Bu tanıya sahip çocukların beyni bilgiyi farklı yollarla işliyor. Sizin rolünüz ise bu farklılığı fark edip destek sağlamak. Ki siz tam olarak özel eğitim, kreş, oyun terapisi, psikiyatri gibi yollarla bunu yapıyorsunuz. Bu, ihmalkâr bir annenin değil, çabalayan bir annenin hikâyesi.

Peki şimdi ne yapabilirsiniz?

Her gün 10 15 dakika da olsa sadece çocuğunuza ayırdığınız telefonun olmadığı ve sadece çocuğunuzun oyununa eşlik ettiğiniz özel oyun saatleri oluşturun. Örneğin oğlunuz arabayı sürüyorsa “Araban çok hızlı gidiyor.”, “Şimdi kırmızı arabayı seçtin.”, “Bunu yaparken çok heyecanlandın.” gibi yansıtıcı ve takip eden ifadeler kullanabilirsiniz. Burada amaç oyun oynamaktan çok oğlunuza Annem beni görüyor, beni takip ediyor ve benimle olmaktan hoşlanıyor.” deneyimini yaşatmak olacak.

Kaygılı zamanlarında ise “Korkacak bir şey yok.”, “Bunda korkacak ne var?”, “Sen artık büyüdün.” gibi ifadeler yerine “Biraz endişelendin galiba.”, “Bunu yaparken yanında olacağım.”, “İstersen önce birlikte bakalım.” gibi ifadeler ile duygusunu yansıtmanız oğlunuzun duygularını tanımasını ve anlamasına yardımcı olurken sizin yanında olduğunu bilerek güvende hissetmesini sağlar.

Cevabımın faydalı olmasını umuyor, sağlıklı günler diliyorum.

Psikolog Fatma Gizem Bitgen

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular