• Anasayfa
  • Sorular
  • Kaygı ve kafamdaki olumsuz düşünceleri engel olamıyorum
Kaygı

Kaygı ve kafamdaki olumsuz düşünceleri engel olamıyorum

Gizli Kullanıcı6 Şubat 2026 21:28

Olmayan gerçekleşmeyen her konuda uyandığımdan uyuyayana kadar kaygılarım var. Kafamda düşünüyorum engel olmaya çalışamda olmuyor. Kaygılandığım konuya Çözüm bulsamda kaygım bitmiyor500.000₺ borcum var evde az sesli makine ile çalışıyorum yanıma birisi taşındı sesten rahatsız olursa diye kaygılanıyorum. Ses izalasyonu yaptırırım diyorum ama yine kaygım bitmiyor. Senaryolar üretiyorum. Bu sadece kaygımdan biri. Ne yapmam lazım hayatım gidiyor. Her an birileri birşeyi diyecekmişgibi geliyor

Bu soru 8 Şubat 2026 13:48 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar,

Yaşadığınız ve paylaştığınız durumun ne kadar zorlayıcı olduğunu tahmin edebiliyorum. Bu kaygıların hem zihninizi, hem duygularınızı hem de bedensel durumunuzu ne kadar etkilediğini, “uyandığımdan uyuyana kadar” ifadenizden daha da net görebiliyorum. Anlattıklarınız, kaygının zamanla bir döngü haline gelmiş olabileceğini düşündürüyor. Yani siz bu kaygıyı susturmak için ne kadar çabalasanız da, kaygı da sizi susturmakta zorlandığınız bir iç ses haline gelmiş gibi görünüyor.


Bu tekrar eden kaygı döngüsünün içinde, zihnin ürettiği sesler zamanla dışarıdan gelen seslerden daha gür çıkabiliyor. “Ya biri duyar da şikâyet ederse, ya bu borcun altından kalkamazsam, ya bir şey ters giderse…” diye uzayıp giden bir “ya…” zinciri oluşabiliyor. Çözüm bulduğunuzda bile, sanki zihniniz yeni bir ihtimal üretip eski, tanıdık kaygıyı yeniden devreye sokuyor. Öte yandan, kaygılarınızı fark etmeniz ve bunları yönetebilmek için çözüm arayışında olmanız çok kıymetli. Bu durum, yaşadıklarınız karşısında ne kadar çaresiz olmadığınızı; aksine iç gözleme ve baş etme isteğine sahip olduğunuzu gösteriyor.


Yaşadığınız durumun birçok sebebi olabileceği gibi, sebeplerden biri; Zihin, tanıdık olanı tercih eder, kaygı yorucu olsa bile, zihnin çoğu zaman bildiği bir alandır. Kaygısız bir hal ise zihin için daha bilinmez ve kontrolsüz gibi algılanabilir. Bu nedenle amaç, kaygının tamamen yok olmasını beklemekten ziyade, kaygı geldiğinde onunla nasıl ilişki kurduğumuzu yavaş yavaş değiştirebilmektir.


Aynı zamanda paylaştıklarınızdan, kaygınızın yalnızca olası olumsuz sonuçlara değil, aynı zamanda başkalarının sizi nasıl değerlendireceğine dair yoğun bir hassasiyete de temas ettiğini görüyorum.“Biri benden rahatsız olur mu?”, “Yanlış anlaşılır mıyım?” gibi düşünceler, kişinin sürekli olarak kendini gözleyen bir konumda kalmasına neden olabilir. Bu da zamanla kişinin kendi ihtiyaçlarından çok, başkalarının beklentilerine odaklanmasına yol açabilir. Bununla birlikte, birilerinin söylediklerinin altında sürekli bir anlam aramak da kaygının sık görülen yansımalarından biridir. Zihin, “Eğer altındaki nedeni bulursam güvende olurum” düşüncesine alışmış olabilir. Bu yüzden biri bir şey söylediğinde, otomatik olarak o sözün arkasında gizli bir mesaj, bir eleştiri ya da bir tehdit varmış gibi neden aramaya başlar.


Aslında burada zihiniz, belirsizliği ortadan kaldırmaya çalışıyor olabilir. Çünkü zihin için belirsizlik, kontrol kaybı anlamına gelir ve oldukça rahatsız edicidir. Bu nedenle kesin bir açıklama bulmak, doğru ya da yanlış olsun, belirsizlikte kalmaktan daha güvenliymiş gibi hissedilir. Ancak bu durum zamanla kişinin kendisini sürekli tetikte hissetmesine ve zihinsel olarak daha da yorulmasına neden olabilir.


Belki de, bu durumda sizin ihtiyacınız olan şey, sakinlik, veya kaygının tamamen yok olmasını beklemekten ziyade, kaygı geldiğinde onunla kurulan ilişkiyi yavaş yavaş dönüştürebilmektir. Kaygı geldiğinde “Bunu yaşamamalıyım” demek yerine, “Şu an kaygı hissediyorum ve bu geçici bir durum” diyebilmek, sürecin önemli bir adımıdır. Duygular gelir ve geçerler. Bazen kaygı gibi durumlar hiç geçmiyor gibi görünse de, her sesi kısmak, her borcu unutturmak pek mümkün olmasa da, belki de, kendinize arada sırada anlayışla bakmak, içinizden geçen tüm o cümlelerin arasına bir nokta değil, bir virgül bırakmak, kimi zaman yeterli olabilir...


Aşağıda, kaygı geldiğinde bedeninizi ve dikkatinizi ana getirmeye yardımcı olabilecek iki küçük egzersiz paylaşıyorum:




💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Objeye Odaklanma
Objeye odaklanma egzersizi, dikkati tek bir noktaya yönlendirerek zihinsel dağınıklığı azaltır. Seçt...
Farkındalık⏱️ 2 dakika
Psikoloğun Notu: Dikkati kaygı veren gelecek senaryolarından alıp ana getirmeye yardımcı olur.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Düşüncelerle savaşmak yerine onları uzaktan izleyebilmeyi ve düşüncelerle araya mesafe koymayı destekler.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.