Kaygılarım cok yogun ve dayanılmaz
Bazen cok endişelenmemem gereken yerde bile asırı dercede bir panik halim var gercekten bu beni cok yoruyor örnegin biryere varmam gerekenden bes dakika gec kalsam sanki dunyanın sonu gelmis gibi davraniyorum veya cok istedigim birsey hemen olmayınca sanki hayat bitmis gibi davraniyorum bunu yenmem gerek ama anksiyete mi yoksa panik atak mı daha ben bunu bile çözemedim Yani o yüzden anlamiyorum kendimi
Bu soru 6 Ocak 2026 21:09 tarihinde Psikolog Emine Sena Uzun tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yazdıkların, “zayıfım” ya da “abartıyorum” diyen birini değil; çok çabuk alarma geçen bir zihin ve bedenle yaşamaya çalışan birini anlatıyor. Bu gerçekten yorucu bir hal ve bunu fark edip dile getirmen önemli bir adım.
Şunu en başta ayıralım: Burada seni asıl zorlayan şey, başına gelen olaylar değil; o olayları zihninin “felaket gibi” yorumlaması. Beş dakika geç kalmak, bir şeyin hemen olmaması, normalde tolere edilebilecek durumlar. Ama senin zihnin o anlarda frene değil, gaza basıyor. “Bu kabul edilemez”, “Bu çok kötü”, “Buna dayanamam” gibi bir hızlanma oluyor. Beden de bu yoruma inanıyor ve panik hali başlıyor.
Bu durum “hangisi bende var?” diye ayırman gereken bir mesele değil. Çünkü ister kaygı de, ister panik de; yaşadığın şey aynı döngüden besleniyor:
Zihin tehlike var diyor → beden inanıyor → sen bu hissi durdurmaya çalışıyorsun → his daha da büyüyor.
O anlarda aslında gerçek bir tehlike yok, ama beden bunu bilmiyor. Çünkü beden, düşüncelerimizin tonuna bakar. Senin düşüncelerin de çok sert, çok acil, çok kesin geliyor. “Hemen olmalı”, “Asla geç kalmamalıyım”, “Buna dayanamam” gibi cümleler, bedeni sürekli tetikte tutuyor.
Burada önemli bir farkındalık var:
Bu tepkiler, senin güçsüz olduğun için değil; kendine karşı çok katı olduğun için ortaya çıkıyor. Küçük bir gecikmeye, belirsizliğe ya da beklemeye zihnin hiç alan tanımıyor. Her şey ya tam olmalı ya da çok kötü olacak gibi hissediliyor.
Bu döngüyü kırmak, hisleri bastırmakla olmaz. “Sakin ol” demek işe yaramaz, çünkü beden zaten ikna olmuş durumda. Asıl yapılması gereken, o anda zihnin söylediği cümleyi fark etmek.
“Şu an zihnim bunu felaket gibi anlatıyor.”
“Bu zor bir his ama geçici.”
“Buna dayanabilirim.”
Başta bu cümleler çok gerçekçi gelmeyebilir. Ama amaç hemen rahatlamak değil; bedene ‘tehlike yok’ mesajını yavaş yavaş vermek. Her seferinde paniği durdurmaya çalışmak yerine, paniğin geçmesine izin vermek bu yüzden önemlidir.
Kendini “neden böyleyim?” diye suçlamak yerine şunu düşünebilirsin:
“Zihnim şu an beni korumaya çalışıyor ama bunu fazla abartıyor.”
Bu bakış açısı, seninle zihnin arasına küçük ama çok kıymetli bir mesafe koyar.
Unutma, bu hal senin kimliğin değil. Bu, öğrenilmiş bir alarm sistemi ve öğrenildiği gibi yeniden öğrenilebilir. Sabırla, küçük adımlarla ve gerekirse destekle bu yoğunluk azalabilir. Sen dayanılmaz bir insan değilsin; şu an yaşadığın şey sadece çok yorucu. Ve bu yorgunluk hafifleyebilir.
Sevgilerimle.
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
4-7-8 Nefes Tekniği
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.