Kaygı

Kaygılarımı nasıl azaltırım

Gizli Kullanıcı18 Ekim 2025 10:04

Kaygılarımla nasıl başa çıkabilirim ? Günlük hayatta sürekli ya başıma kötü bir şey gelirse ya bişey olursa diye kendimi yiyip bitiriyorum durduk yere ağlamalarım ve stresten mide bulantılarım oluyor kalabalık ortamlara giremiyorum daralıyorum kalbim hızlı atmaya başlıyor şuan girdiğim iş de çok tempolu ve kalabalık bu kaygılarla nası başa çıkıcağımı bilmiyorum kontrolümü kaybederim diye çok korkuyorum hayatımı çok olumsuz etkiliyor bu durum 18 yaşındayım ve hiç bir şey yapamıyorum dışarı çıkıp eğlenemiyorum eskiden zevk aldığım şeylerden zevk alamıyorum sürekli yorgun hissediyorum bir de kusarsam diye çok korkuyorum her şeyde bu korkum geliyor en ufak cafede otururken ya midem bulanır ya kusarsam diye çok stres yapıyorum bu kaygımı da atlatamıyorum git gide kendimi daha da bitmiş hissediyorum evden dışarı bile çıkmak istemiyorum sesler artık rahatsız etmeye başlıyor ışıklar her şey rahatsız ediyor özellikle de bu strese bağlı mide bulantım beni çok etkiliyor kaç ay toplu taşımaya binemedim dışarı çıkamadım bakkala bile gidemiyordum daha yeni yeni açılmaya başladım ama gerçekten artık çok yoruldum bu durumdan yaşıtlarım gibi olmak istiyorum

Bu soru 18 Ekim 2025 12:54 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Merve Akdikmen tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Öyle içten ve açıklayıcı anlatmışsınız ki öncelikle şunu bilmenizi isterim. Bu hisleri yaşıyor olmanız bir zayıflık değil. Aksine, bu kadar zorlanmanıza rağmen çare arıyor olmanız, sizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. 🌿


Kaygı, bazen bir yerden başlayıp kar topu gibi büyüyebiliyor. Sizin de anlattıklarınızdan anladığım; içinizden yükselen bu endişe, zamanla, günlük hayatınızın her köşesine sızmaya başlamış. İnsan kendisini ansızın kalabalık bir mekânda nefessiz kalacakmış gibi, ya da hiç olmayacak bir durumda kötü bir şey olacakmış gibi huzursuz hissedebiliyor. Böyle zamanlarda bedensel belirtiler de eklenince - mide bulantısı, kalp çarpıntısı gibi - insan tamamen kontrolü kaybediyor hissine kapılabiliyor. Emin olun, bu yaşadıklarınız, zorlayıcı ve yorucu olsa da, anlaşılabilir.


Belki de uzun süredir içinizde tuttuğunuz, konuşamadığınız birçok şey birikmiş gibi. Biraz nefes almaya, kendi temponuzda ilerlemeye ihtiyacınız var. Kaygınız size sürekli ‘dikkat et’, ‘tehlike var’ diye bağırıyor olabilir. Fakat hayatın keyifli yanlarını görmenizin önünde ciddi bir engel oluşturduğu da aşikâr.


Anlattığınız tablo, kaygının artık sadece düşüncelerde değil, bedeninizde de yer ettiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı, mide bulantısı, daralma hissi, ışık ve seslere duyarlılık gibi bedensel belirtiler aslında zihninin “tehlike var” sinyaliyle bedeni alarma geçirmesiyle ortaya çıkıyor. Ama ortada gerçek bir tehlike olmadığı hâlde bedeniniz hâlâ o alarm hâlinde kalıyor. Bu durum uzun sürdüğünde de sizin tarif ettiğiniz oy gibi yorgunluk, keyifsizlik, içe kapanma gibi etkiler görülebiliyor.


Kaygı, kontrol edilemez gibi hissettirse de merak etmeyin kalıcı değil doğru yöntemlerle müdahale edildiği de düzenlenebilir bir duygu.


Bu noktada küçük ama etkili birkaç öneri bırakmak isterim:


Mide bulantısı ve kaygı birleşince, his daha da yoğun olabiliyor. Böyle anlarda, birkaç dakika boyunca burnunuzdan yavaşça nefes alıp, ağzınızdan vererek diyaframınızdan (karından) nefes almayı deneyebilirsiniz. Bu basit egzersiz, beyninize ‘her şey yolunda’ mesajı gönderebilir ve bedeninizi biraz daha rahatlatabilir. 


-Dışarıya çıkmak zor geldiğinde küçük adımlarla başlamak işe yarayabilir. Birkaç dakika bakkala gidip hemen eve dönmek ya da bir iki durak toplu taşımayla gitmek… Kendinizle inatlaşmadan, küçük zaferler biriktirmek uzun vadede daha güvenli hissetmenize yardım edebilir.


- Kalabalıkta ya da kaygı arttığında kendinize ‘Şu an buradayım, etrafımda... (beş farklı şey sayın, örn; bir sandalye, bir pencere, sarı bir duvar vs.)’ diyerek o ana ve mekâna köklenebilirsiniz. Farkındalık yaratmak anlık kaygınızı biraz olsun bastırabilir.


En sağlıklı çözüm yolu bunun ile ilgili destek almanız. Dilerseniz terapi sürecinde birlikte kaygının nedenlerini birlikte anlayabilir, kontrolü yeniden kazanmak için size özel yöntemler geliştirebiliriz.Sizin yaşınızda birçok genç bu tarz yoğun kaygılarla mücadele ediyor ve doğru destekle hayatlarının kontrolünü yeniden kazanıyorlar. Sizin de bunu başarabileceğinize eminim. 🌱


Kaygı, şu an sizi yönetiyor gibi görünse de terapi süreciyle yavaş yavaş sizin kontrolünüz altına geçmeye başlayacak.





💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
alinti

Vakitiniz ayırıp derdime derman olmaya çalıştığınız için teşekkür ederim gerçekten yazdıklarınız bir nebze olsa da iyi geldi 🥹🫶🏻

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Uzm. Kl. Psk. Merve Akdikmen

Rica ederim, her zaman burdayım. Biraz olsun iyi gelmiş olması ne güzel. Tüm bu duygusal yükü tek başına taşımak zamanla insanı daha çok yıpratabiliyor. Eğer isterseniz bu süreci birlikte ele alabiliriz; hem yaşadıklarınızı anlamlandırmana hem de içsel olarak biraz daha hafiflemenizi destekleyecek bir terapi süreci planlayabiliriz. Sevgiler 🌸

19 Ekim 2025 20:45

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.