• Anasayfa
  • Sorular
  • Kaygılı-kaçıngan bir kadın hakkında beni aydınlatır mısınız?
Romantik İlişkiler

Kaygılı-kaçıngan bir kadın hakkında beni aydınlatır mısınız?

Gizli Kullanıcı12 Aralık 2025 16:04

Bu tip kadınlar ona açılan ama ret ettiği erkeği yıllar sonra görünce neden ileri geri sallanırlar,yüzlerinde şok ve hüzün olur,neden kilitlenme olur yapay zeka'da bunu sordum ama net bir sonuç alamadım bu belirtiler bu kızın o erkeği görünce onu özlediği ve unutmadıği ona aslında özlediği anlama mı gelir bu beden dilinin net cevabı nedir bu konuda aydınlatır mısınız lütfen sayğilarımla.teşekkürler

Bu soru 16 Aralık 2025 11:48 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Sorduğun konu oldukça karmaşık ama bir o kadar da insani bir alanı kapsıyor. Kaygılı-kaçıngan özellikler gösteren bir kadının geçmişte reddettiği bir erkekle yıllar sonra karşılaştığında yaşadığı bedensel ve duygusal tepkileri tek bir nedene indirgemek mümkün değildir. Bu tür tepkiler, çoğu zaman bilinçli bir düşünceden çok, kişinin iç dünyasında aynı anda tetiklenen birden fazla duygusal katmanın dışa yansıması olarak ortaya çıkar. Bu yüzden “net bir beden dili cevabı” aramak anlaşılır bir ihtiyaç olsa da, psikolojik dünyada çoğu durum ihtimaller üzerinden değerlendirilir.


Kaygılı-kaçıngan örüntüye sahip kişilerde yakınlık ve mesafe teması genellikle çelişkilidir. Bir yandan duygusal bağa, görülmeye ve anlaşılmaya dair yoğun bir istek vardır; diğer yandan bu bağın getireceği yük, kayıp ya da incinme ihtimali kişide güçlü bir geri çekilme refleksi oluşturur. Bu içsel çelişki, özellikle geçmişte duygusal bir temasın yarım kaldığı kişilerle karşılaşıldığında çok hızlı ve kontrolsüz tepkiler şeklinde ortaya çıkabilir. Yani o anda yaşanan “kilitlenme”, sadece karşıdaki kişiye dair bir duygudan değil, kişinin kendi içindeki çatışmanın aniden aktifleşmesinden kaynaklanabilir.


Yıllar sonra karşılaşıldığında görülen şok ifadesi, çoğu zaman “hazırlıksız yakalanma” hâlidir. Zihin, geçmişte kapatıldığını sandığı bir dosyayla aniden yüzleştiğinde, bedensel sistem bunu bir tehdit ya da yoğun uyarılma olarak algılayabilir. Bu tehdit her zaman karşıdaki kişiye yönelik değildir; bazen tehdit, kişinin kendi içinde bastırdığı duygularla yeniden temas etme ihtimalidir. Bu nedenle yüz ifadesinde donakalma, bakışlarda sabitlenme, bedende kasılma gibi tepkiler görülebilir. Bu tepkiler “özlem” anlamına gelebileceği gibi, “kaçırılmış bir ihtimal”, “yarım kalmış bir benlik parçası” ya da “o dönemdeki benle yüzleşme” anlamına da gelebilir.


Hüzün ifadesi ise en sık yanlış yorumlanan tepkilerden biridir. Dışarıdan bakıldığında bu hüzün, “onu özlüyor” ya da “unutamamış” gibi okunabilir. Oysa hüzün, her zaman kişiye yönelik bir duygu değildir; bazen kişinin kendi geçmişine, kendi seçimlerine ya da o dönemdeki çaresizliğine duyduğu bir histir. Kaygılı-kaçıngan özellikler taşıyan kişiler, çoğu zaman geçmişte verdikleri kararları zihinsel olarak defalarca tartar ama duygusal olarak işlemekte zorlanırlar. Bu yüzden karşılaşma anı, “başka türlü olabilirdi” düşüncesini tetikleyebilir ve bu da yüzde bir hüzün ifadesi olarak belirebilir.


İleri geri sallanma, bedenin kendi kendini regüle etme çabası olarak da okunabilir. Sinir sistemi yoğun bir uyarılma yaşadığında, kişi farkında olmadan bedensel hareketlerle bu yoğunluğu dengelemeye çalışabilir. Bu hareketler dışarıdan kararsızlık, huzursuzluk ya da duygusal gelgit gibi algılanabilir. Ancak bu her zaman karşıdaki kişiye dair bir istek ya da özlem göstergesi değildir. Bazen sadece “şu an burada olmak benim için zor” mesajıdır.


Kaygılı-kaçıngan yapıdaki kişiler için reddetmek de, reddedilmek kadar zorlayıcı olabilir. Birini reddetmiş olmak, o kişiyle ilgili tüm duyguların bittiği anlamına gelmez. Aksine, bazen reddin kendisi, kişinin kendi korkularını yönetme yoludur. Yıllar sonra karşılaşma anı, bu savunma mekanizmasının kısa süreliğine devre dışı kalmasına neden olabilir. Bu da yüz ifadesinde karmaşa, bedende donukluk ya da duygusal bir taşma şeklinde görülebilir.


Burada önemli bir nokta şudur: Bu beden dili ve tepkiler, karşıdaki erkeğin “unutulmadığı” ya da “özlendiği” anlamına da gelebilir, ama bu tek olasılık değildir. Aynı tepkiler; geçmişteki benliğin hatırlanması, o dönemde yaşanan duygusal yoğunluğun bedende yeniden canlanması, kişinin kendi hayatındaki mevcut tatminsizliklerle temas etmesi ya da sadece beklenmedik bir karşılaşmanın yarattığı şaşkınlık nedeniyle de ortaya çıkabilir. Psikolojik tepkiler çoğu zaman çok katmanlıdır ve tek bir anlam taşımaz.


Ayrıca şunu da göz önünde bulundurmak gerekir: İnsanlar, geçmişte kendilerine ayna tutan kişileri yıllar sonra gördüklerinde, o kişiden çok kendilerinin kim olduğunu hatırlarlar. O erkek, o kadın için bir “kişi” olmanın ötesinde, belirli bir yaşam döneminin, bir duygusal hâlin ya da bir kimlik parçasının sembolü hâline gelmiş olabilir. Bu yüzden karşılaşma anındaki yoğunluk, bugünkü ilişki isteğinden ziyade geçmişle temasın yarattığı bir duygusal dalga olabilir.


Bu noktada beden dilini kesin ve tek anlamlı bir mesaj gibi okumak yanıltıcı olur. Psikolojide beden dili, bağlamdan koparıldığında kolayca yanlış yorumlanır. Aynı yüz ifadesi, aynı bedensel tepki, farklı kişilerde ve farklı zamanlarda bambaşka anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle “kesin olarak şunu ifade eder” demek bilimsel olarak mümkün değildir; ancak olası anlam alanlarından söz edilebilir.


Eğer bu karşılaşma sende de güçlü duygular uyandırdıysa, bu durum sadece o kadına dair değil, senin kendi duygusal dünyana dair de bir kapı aralıyor olabilir. Bu tür karşılaşmalar bazen kişinin kendi geçmiş bağlanma deneyimlerini, değer görme ihtiyacını ya da yarım kalmış duygularını fark etmesine vesile olur. Böyle durumlarda bir psikolog ile bu karşılaşmanın sende neyi tetiklediğini konuşmak, olayı tek bir anlamla açıklamaya çalışmaktan daha derin ve rahatlatıcı bir süreç sunabilir.


Eğer bu düşünceler zihninde takılı kalıyor, tekrar tekrar yorumlama ihtiyacı doğuruyor ve günlük işlevselliğini zorlamaya başlıyorsa, bir uzmandan destek almak faydalı olabilir. Gerektiğinde bir psikiyatrist değerlendirmesi de, eşlik eden yoğun kaygı ya da bedensel belirtiler varsa düşünülür.


Sorun çok katmanlı olduğu için tek bir cevapla kapanması zor olabilir. İstersen konuyu farklı bir açıdan ele alan yeni bir soru yazarak devam edebilirsin.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru olursa bizlere yeni bir soru oluşturarak iletebilirsin. Aklına takılanları yorumlarda yazabilirsin. Kendine iyi bakman dileğiyle.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Küçük Şükür Molası
Küçük şükür molası, gün içinde minnettar olduğunuz anlara bilinçli şekilde odaklanarak pozitif duygu...
Pozitif Psikoloji⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular