Kaygı

Kaygımı kontrol edemiyorum

Gizli Kullanıcı25 Kasım 2025 20:45

Yeni bir şey denerken veya denemeden önce yaşadığım stres beni tüketiyor. Bir şeyin belirsiz olmasına dayanamıyorum. Örneğin yeni bir eğitime başlayacağım, tanımadığım insanlarla aynı ortamda gireceğim ve bu durumu kaldıramıyorum. Kafama taktığım şeyler iştahımı etkiliyor. Yemek yiyemiyorum ve midem çok bulanıyor. Artık bunu çekmekten yoruldum. Hayata devam ederken artık huzurlu hissetmek istiyorum. Akışına bırakmak istiyorum, bunu nasıl sağlayabilirim gerçekten bilmiyorum

Bu soru 26 Kasım 2025 16:34 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Psikoloğun Videolu Cevabı

Video Transkripti

Merhaba sevgili danışan. Anlattıklarında yoğun bir belirsizlik kaygısının zihninin kontrol edilmediği durumlara karşı aşırı alarma geçmesi halini görüyoruz. Yeni bir ortama girdiğinde tanımadığın insanlarla karşılaştığında hayatınca daha önce denemediğin bir şeyle yüzleşmek olduğunda belirli bir düzeyde herkese stres olur. Ancak senin bu stresin fizyolojik bir seviyeye taşınıyor ve iştahsızlık, mide bulantısı, sürekli tetikte olma huzur kaybına yol açıyor. Bunlar bedenin tehlike var sinyalleridir. Oysa gerçekten bir tehlike yok, belirsizlik var. Bu fark iyileştirilebilir olduğunu da bize gösteriyor.

Belirsizliğe tahammül edememe durumu genellikle çocukluk döneminde yaşanan güvensizlik, başarısızlık korkusu, aşırı kontrolcü bir çevrede büyüme ya da yanlış yapma korkusundan geliyor. Beyin yeni durumla karşılaştığında ihtimalleri taramaya başlıyor ve ihtimallerin içerisinden en kötü olanı seçiyor. Bunun nedeni kötümserlik değil sinir sisteminin seni korumaya çalışması. Ancak çoğu zaman koruma mekanizması aşırıya kaçıyor ve tehlike yokken de tehlike hissi geliyor. Bu durum seni zayıf yapmıyor sadece sinir sisteminin aşırı aktif olduğunu gösteriyor.

Şimdi kaygıyı kontrol edemediğini hissettiğinde ilk fark etmen gereken şey şu: Kaygı düşüncenin değil bedenin hızlandığını gösteriyor. Bu nedenle kaygıyı sadece mantıklı düşünmeye çalışarak yönetmek çoğu zaman sonuç vermiyor. Belirsizliği torile etmenin ilk adımı bedeni ve zihni birlikte regüle etmektir. Şimdi belirsizliği tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak kaygıyı arttırır. Zihnin şu anda belirsizliği tehdit gibi algıladığı için bilmem lazım, anlamam lazım, kontrol etmeliyim moduna giriyor. O ise belirsizliği çözülmesi gereken bir problem gibi görmek kaygıyı daha çok büyütüyor.

Bazen tek ihtiyacımız olan şey belirsizliğin bir parça var olmasına izin vermek. Zihnin yeni durumlara alışması için küçük küçük belirsizliğe alışma pratikleri yapılması gerekir. Bedeni sakinleştirmeden kaygıyı durduramazsın, belirtilerini azaltamazsın, savaş kaçtan kurtulamazsın. Nefes egzersizi vereceğim sana. Nefes egzersizini çalışmalarda vereceğim ve bir tane daha egzersizi vereceğim. Beş düğü organını kullanabileceğin bir egzersiz olacak. Kaygı geldiğinde bunları yapabilirsin. Bunlar seni rahatlatacak. İlk yaptığında çok rahatlatmayabilir ama daha sonra yapmaya başladıkça rahatlatacak.

Bu egzersizi yaptığında kaygıdan da kaçınmayacaksın. Kaygıyla beş etmeye çalışacaksın. Bir ortama girdiğinde alarm sistemin devreye girdiğinde zihinsel kaçmalar olabilir. Yapman gereken şey kaygı geldiğinde kaçmamak. Kaygıyla yüzleşmek. O döngüde küçük de olsa beş dakika kalmak bile burada tehlike yok ben güvendeyim deyip zihnine öğretebilirsin. Bunlar tabii ki süreç alacak şeyler.

Belirsizlik kaygıyı yaşayan kişiler genellikle yanlış yaparsam insanların gözünde küçülürüm, yeterli değilim, rezil olurum. Yeni şeylere adapte olamam gibi derin düşünceler taşır. Kaygı bu inançları besler, inançlar da kaygıyı. Bu döngüyü kırmak için inançların kaygınağına bakmak lazım. Kaygı yalnızca bir semptom. Kök inançları inmek biraz daha zaman alır. Profesyonel destek de tam bu noktada devreye girer baktığımızda.

Belirsizlik kaygısı, sosyal kaygı, bedensel tepkiler, iştahsızlık, sürekli tehdit kaygısı hem psikolojik hem de biyolojik bir süreç. Bunlar günlük hayatına çok fazla etki ediyorsa, işlevselliğini düşürüyorsa, bir psikiyatriste gitmeni öneririm. İlk önce psikoloğa gittiğinde, psikolog gerekli bir görüşte zaten seni psikiyatriye yönlendirir. Bu konuda da için rahat olsun. Bunun yanında senin yaşadığın şey çözümsüz değil. Hatta doğru yöntemle oldukça hızlı bir şekilde de çözülebilir. Sadece sinir sistemini güvende hissettiğinde kaygı durur. Süreçten adım attıkça bu güvende hissetme hali de artar.

Umarım cevabım faydalı olmuştur. Tekrar bir soru sormak istersen plas sonundan bizlere iletebilirsin. Aklına bir şey takılırsa yorumlarda bana sorabilirsin. Kendine iyi bakma, dileğiyle.

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
5 Duyu Farkındalık Taraması
5 duyu farkındalık taraması, duyularınızı aktif şekilde kullanarak zihni anda tutar. Görme, dokunma,...
Farkındalık⏱️ 5 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.