• Anasayfa
  • Sorular
  • kayınvalidem her hareketime karışıyor, eşim sınır koyamıyor
Aile

kayınvalidem her hareketime karışıyor, eşim sınır koyamıyor

Gizli Kullanıcı22 Şubat 2026 11:15

Biz Evlendik ev yapıldı düğün yapıldı altın falan tüm masraflar üzerimize kadı ve mecbur annesiyle beraber iş yapmak zorunda kaldık.Çok borç vardı çünkü Sonra bir sene sonra kardeşi evlendi onların tüm düğün masrafları bize kaldı eşimin annesi onlara hiçbirşey demedi bu borçlar benim üç senemi aldı.Şimdide kayın validen her hareketime karışıyor eşim sınır koyamıyor ne yapmalıyım.Kısaca anlattım.

Bu soru 24 Şubat 2026 12:11 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Yazdıklarından anladığım şey şu: Sen sadece kayınvalidenin müdahalesinden değil, eşinin yanında durmamasından yorulmuşsun. Aslında mesele “kayınvalide” değil; evliliğinizin sınırlarının net olmaması. Ve bu gerçekten insanı tüketir.

Evlilikte en kritik yapı “biz” sınırıdır. Eşler evlendikten sonra yeni bir aile sistemi kurarlar. Bu sistemin dış çeperinde anne-babalar vardır. Eğer bu sınır net çizilmezse, dış müdahaleler iç düzeni bozar. Sen şu an kendini evliliğin içinde yalnız hissediyor olabilirsin.


Bir de finansal yük meselesi var. Düğün masrafları, kardeşin düğünü, borçların üç yılını alması… Bunlar sadece maddi değil, duygusal yük de oluşturur. Çünkü adalet duygusu zedelenmiş. “Biz ödedik, ama onlara bir şey denmedi” düşüncesi içerde bir kırgınlık yaratır. Bu kırgınlık çözümlenmeden kayınvalidenin her davranışı daha batıcı hale gelir.


Burada şunu net söylemem gerekir: Sınır koyma görevi öncelikle eşe aittir. Gelinin kayınvalideye sınır koyması çoğu kültürel yapıda gerilimi artırır. Ama oğlun net bir duruş göstermesi sistemi dengeler. Eşin sınır koyamıyorsa bunun altında genellikle iki şey olur: ya annesine karşı suçluluk ya da çatışmadan kaçınma.


Senin yapabileceğin şey doğrudan kayınvalideyle savaşmak değil; eşinle aynı takım olduğunuzu güçlendirmek. Çünkü aile danışmanlığında en temel ilke şudur: Sorun kişi değil, sistemdir. Şu an sistemde “çift birliği” zayıf görünüyor.

Eşinle konuşurken “Annen sürekli karışıyor” demek yerine şunu deneyebilirsin:

“Ben seninle bir ekip olmak istiyorum. Müdahale olduğunda yalnız kalmış hissediyorum. Sen yanımda durduğunda daha güçlü hissediyorum.”

Bu dili değiştirmek çok önemlidir. Suçlayıcı dil savunma yaratır; duygunu anlatan dil bağ kurar.

Bir diğer önemli nokta: Somut sınırlar.

Örneğin:

– Maddi konular eşler arasında konuşulur.

– Ev düzeniyle ilgili kararları siz alırsınız.

– Özel meseleler üçüncü kişilere açılmaz.

Bu sınırlar sözle değil, tutarlılıkla yerleşir.


Şunu da eklemek isterim: Sürekli müdahale altında yaşamak insanın özsaygısını aşındırır. Zamanla ya öfkeye ya da içe kapanmaya dönüşür. O yüzden bu mesele büyümeden eşinle sakin bir zamanda, kriz anı dışında konuşman çok önemli.


Virginia Satir’in bir sözü vardır: “Sorun, insanların kötü olması değil; aralarındaki iletişimin yetersiz olmasıdır.” Burada da temel mesele iletişim ve rol karmaşası.

Kendine şu soruyu sor: Eşim gerçekten sınır koyamıyor mu, yoksa konunun benim için ne kadar önemli olduğunu tam anlamıyor mu? Bazen erkekler “idare et” diye düşündükleri şeyin eşleri için ne kadar yaralayıcı olduğunu fark etmeyebilirler.


Son olarak şunu söylemek isterim: Evlilikte sadakat sadece aldatmamak değildir. Eşini dış müdahalelere karşı koruyabilmektir. Sen eşinden bunu bekliyorsun ve bu çok doğal bir beklenti.

Şu an yapman gereken kayınvalideyle savaşmak değil; eşinle “biz” duygusunu güçlendirmek. Çünkü sağlam bir “biz” varsa, dış sesler etkisini kaybeder.

Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde benimle iletişime geçebilirsin🤍


Psikolog Lara Yelda Aktaş

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular