Kaygı

Kedim öldü ve ben onu gömemedim...

Gizli Kullanıcı17 Nisan 2025 06:53

Dün kedim evimizin önünde yolda araba çarpmış öldü.Ölüsünü bulanlar aradı ama ben gidip görmek istemedim dayanamam diye,Babam gitti gördü.Bulan çocuk ben gömerim abla istersen dedi.Tamam dedim.Çok kötüyüm onu öyle görüp öyle hatırlamak istemiyordum görsem gömsem dayanamazdım.Bugün çok pişmanım gitseydim cenazesini alsaydım gömseydim diye çok kızıyorum kendime.Zaten sabah kapıyı açıp çıkmasına izin verdiğim için affedemiyorum kendimi.Ama bahçeden asla gitmeyen Paşa çok alakasız eve uzak bir yere gitmiş ve araba çarpmış.Tasmasında numaram vardı.Şimdi çocuğu arıyorum ama açmıyor gömdün mü diye.Nefes alamıyorum.Evde ve bahçede baktığım kediler var ama Paşa kedi değil çocuğumdu.Kapıyı neden açtım bıraktım diye üzülürken şimdi cenazeaini neden almadım diye kızıyorum kendime.Keşke ben ölseydim.Bürün iç organlarım acıyor,dayanamıyorum.Acaba diyorum çocuk arayınca ben gitseydim belki yaşıyormıydu çocuk mu çarptı….deli sorular var.Ama babam ölmüştü kulağından burnundan kan gelmişti diyor.Onu kanlar içinde göremezdim.Onu almalı kendim mi gömmeliydim,gidip görmelimiydim ama ya görüp hastalansaydım zaten antidepresan kullanıyorum.Ne yapıcam ben?Ölüsüne sahip çıkmadım sahipsiz gibi öldü ve gitti.

Bu soru 22 Nisan 2025 14:17 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,


Öncelikle çok üzgün olduğunu ve bu zor zamanın seni derinden etkilediğini anlayabiliyorum. Kedini kaybetmek, onu doğru şekilde uğurlayamamak gibi duygular seni oldukça sarsmış. Bu duygular, kaybın hemen ardından çok doğal ve insani duygulardır. Yaşadığın pişmanlık, suçluluk ve korku, kaybın kendisi kadar zorlayıcı olabilir.


Bir evcil hayvanın kaybı, bazen bir aile bireyinin kaybı gibi hissedilebilir. Paşa’yı seviyor, ona alışmıştın. Bu kaybı, hem senin hem de diğer aile üyeleri için çok yıkıcı bir deneyim olabilir. Özellikle senin gibi ona yakın ve duygusal bağ kurmuş bir kişi için, bir canlının ölümüne şahit olmak, çok derin izler bırakabilir. Paşa'nın cenazesiyle ilgili yaşadığın duygusal karmaşa da bunun bir sonucu. Bu noktada, kendine yüklenmek yerine bu duyguları kabul etmek ve anlayışlı olmak önemli.


Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, kedinin ölümünü görmemenin, ona sahip çıkmamanın ya da cenazesine el koymamanın, senin onu sevmediğini ya da değer vermediğini gösterdiğini düşünme. Aksine, kendini o acıya hazırlayamaman ve görmemek istemen, aslında kaybı daha kolay kabul edebilme çabasıdır. Bir canlıyı kaybetmek, insanın yüreğini çok acıtır ve bazen bu acıya dayanamamak oldukça doğal bir durumdur. Cenazeye sahip çıkmaman, onun ölü olduğu anlamına gelmez ya da onun varlığını silmez. Paşa hep senin kalbinde kalacak ve onunla geçirdiğin zamanlar, senin için değerli anılar olarak kalacak.


Paşa’nın ölümünü kabul etmek zor olabilir. Ancak bir kediyi kaybetmekle, bir insanı kaybetmek arasındaki fark, kedinin ölü bedenine duyduğun ilgiden değil, kalbinde onun bıraktığı boşluktan gelir. Paşa bir kediydi ama senin için bir aile bireyi gibiydi. Onun kaybı seni derinden etkileyebilir ve bu duygusal acı, zamanla iyileşecek olsa da hemen geçmeyecek. Kendi duygusal sınırlarını zorlamadan, zamanla bu acıyı kabul etmek ve iyileşmek mümkündür.


Sana önerim, önce kendine nazik olman. Kendine acı verici sorular sormaktan, sürekli olarak “Keşke gitseydim, belki yaşıyor olacaktı” gibi soruları sormaktan kaçınmalısın. Bunlar, pişmanlık duygusunun getirdiği yanılsamalardır. Her şeyin bir zamanı vardır ve bazen olaylar bizim kontrolümüzde olmayan şekillerde gelişir. Paşa’nın kaybını bu şekilde sorgulamak, seni yalnızca daha fazla acıya sürükler.


Yalnız hissettiğin, tükenmiş hissettiğin ve duygusal olarak zorlandığın bir dönemde, bir terapiste başvurman da faydalı olabilir. Terapistler, kayıplarla başa çıkma, duygusal acıyı anlamlandırma ve sağlıklı şekilde atlatma konusunda sana rehberlik edebilirler. Kendi duygularını dışarıda bırakmak, onları bastırmak uzun vadede daha büyük acılara yol açabilir.


Senin hissettiğin gibi, Paşa’nın cenazesine sahip çıkmamak seni daha da zor durumda bırakıyor olabilir. Ancak bu pişmanlık ve suçluluk, aslında çok ağır bir yük. Bunu taşımak sana hem duygusal hem de fiziksel olarak zarar verebilir. Bunun yerine, Paşa'yı hatırlarken, senin için değerli olan anılarını hatırlamak, onunla geçirdiğin mutlu zamanları düşünmek sana daha iyi gelebilir.


Paşa'nın kaybı ile başa çıkmanın zaman alacağını bilmelisin. Bu süreçte kendine zaman tanı ve duygularının üstesinden gelmek için adım atmakta zorlanma. Her insanın kayıplara verdiği tepki farklıdır ve senin için de bu tepki çok kişisel ve özeldir. Paşa'nın kaybını kabul etme ve ona veda etme süreci, zamanla daha az acılı hale gelecektir.


Unutma ki, Paşa senin kalbinde yaşayacak ve onun hatırası seninle olacak. Kendine şefkatle yaklaşmayı unutma, çünkü bu acı süreci ancak şefkatli bir şekilde, kendine nazik bir yaklaşım göstererek aşabilirsin.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru veya aklına takılanları sorabilirsin.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

alinti

Çok teşekkür ederim,Paşayı gömen çocuk mezarının resmini gönderdi bana.Psikiyatri Dr una gittim ilaç verdi geçici olarak.Birde paşamın görüntü olarak aynısı 2 aylık bir bebek kedi sahiplendim.Oda onun gibi beni öpüyor.Bir gece paşanın anne diye sesini duydum kapıyı açtım tabiki yok.Bir nebze daha iyiyim onun meleklerle olduğunu hissediyorum,Araştırmalarım neticesinde kedilerinde kaderleri olduğunu öğrendim tıpkı insanlar gibi. Cenanezesini göremezdim bunu kaldıramazdım,bahçeye gömsem o evde yaşayamazdım….Sadece keşke cesaretim olsaydı babam bakmaya gittiğinde gidip ona ölüsüne sarılsaydım ancak onu kanlar içinde değil sabah uğurladığım gibi hatırlamak istiyorum.Zaten öldüğünü duyduğum an kitlendim,çocuk abla dayamazsan ben gömeyim diyince de kabul ettim ertesi gün ölüsünü istedim çocuk tamam getireyim dedi ama bu kezde rahatsız olmasın rahat yatsın diye vazgeçtim.Yeni kedi kaç gündür sanki onu bana paşa yollamış gibi bana destek oluyor çok şaşkınım hareketleri nefes alışı herşeyi aynı.Size çooook teşekkür ediyorum.Bu uygulamayı başlattığınız için de tebrik ve teşekkür ilerimi sunuyorum

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Psk. Betül Canbel

Merhaba Sevgili Danışan, Güzel geri dönüşleriniz için ben de teşekkür ederim. Tekrar bir sorunuz olduğunda buradayız. Kendinize iyi bakmanız dileğiyle. Sevgiler, Psikolog Betül Canbel

26 Nisan 2025 18:05

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.