Psikoloji

Kendime iyi gelemiyorum

Gizli Kullanıcı7 Ocak 2026 17:30

Merhaba ben çok fazla içe dönük oldum bu seferki bilinçli bir seçim oldu. Yaşadığım arkadaş ve sevgili olayları beni hayattan soğuttu. Kaygılı biriyim genelde mide bulantıları yaşarım. Çalışma hayatından uzaklaştım. Kendimi bir yere ait hissedemiyorum. Çevremde kimse kalmadı ve hep evdeyim. Eski erkek arkadaşım için büyük fedakarlıklar yapmıştım baştan bazı şeyleri kabul etmiştim ama bana karşı yaşattığı ağır şeyler ve sürekli onun hayatını yaşadığımız için tükendim. 2 sene ayrılık boyunca uzaktan paylaşımlar yaptı kurallarını kabul edip dönmemi istedi. Ama içim yansa da yapamadım. Çok sevmeme rağmen olmadı içimdeki o güç kayboldu. Sanki söz verip yarıda bırakan benmişim gibi oldu. Bana uzaktan göndermeler yaptı. benim yine fedakar olmamı bekledi çünkü başta bir şeyler kabul eden bendim. Hayattan vazgeçmiş gibiyim bu süreçte de bir arkadaşlığım sonlandı. Yas üzerine yas yaşadım bir türlü de toparlayamadım kendimi. Gerçeklik algımı ne seviyorum ben kimdim neydim hepsini kaybettim. Ard arda verilen yanlış kararlar yanlış kişiler ilişkiler beni tüketti. Beni tanımlayacak bir şey kalmadı her şeye yeniden başlamak için o kadar yorgunum ki motivasyon bulamıyorum. İçimde kalan hislerle yoluma devam etmek çok zor. İnsanlara yeniden içimi açmak çok zor. İçinde yine savrulmaktan korkuyorum. O sevgi göndermelerinden sonra fedakar olmadığım için kendimi suçlu hissediyorum. Sanki ben hayatımda büyük bir sevgiyi kaçırmışım gibi.

Bu soru 19 Ocak 2026 14:03 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

yazdıklarınızı okurken uzun süredir çok yorulduğunuz, yalnız kaldığınız ve artık kendinizi tanıyamaz hâle geldiğiniz hissi çok güçlü geliyor. Bazen insan bir ilişkiyle birlikte sadece birini değil, kendine ait parçaları da kaybediyormuş gibi hissedebiliyor. Yaşadıklarınız tam olarak buna benziyor.

Çok sevmişsiniz, çok vermişsiniz, uzun süre “idare eden” taraf olmuşsunuz. Bir noktadan sonra içinizdeki gücün azalması, artık eskisi gibi fedakâr olamamak ya da devam edememek; sevginin bitmesi değil, insanın tükenmesiyle ilgili. Buna rağmen kendinizi suçlu hissetmeniz, sanki büyük bir sevgiyi kaçırmışsınız gibi düşünmeniz çok anlaşılır. Çünkü siz, sevgiyi hep emekle ve fedakârlıkla eşleştirmişsiniz.

“Ne seviyorum, kimim, ne istiyorum bilmiyorum” demeniz, kaybolduğunuz anlamına gelmiyor. Bu, çok şey yaşadıktan sonra durup nefes almaya çalışan bir zihnin sesi gibi. Ardışık hayal kırıklıkları, yanlış insanlar, ağır yükler… Bunların hepsi insanın yönünü şaşırtmasına neden olabilir. Şu anki hâliniz bir çöküşten çok, kendinizi yeniden toparlamaya çalıştığınız bir ara durak gibi duruyor.

İnsanlara yeniden açılmaktan korkmanız da çok doğal. Bir kez savrulduktan sonra, yeniden savrulmaktan çekinmek zayıflık değil; kendini koruma isteği. Şu an için hayatla bağ kurmakta zorlanmanız, hayattan vazgeçtiğiniz anlamına gelmez. Bazen insan sadece durmak, susmak ve biraz yalnız kalmak ister. Bu da iyileşmenin bir parçası olabilir.

“Kendime iyi gelemiyorum” demeniz, aslında içinizde hâlâ iyileşmek isteyen bir yer olduğunu gösteriyor. Motivasyonunuzu kaybetmiş olmanız, umudun bittiği anlamına gelmez. Çoğu zaman bu, çok uzun süre güçlü olmaya çalışmanın bedelidir. Kendinize iyi gelmek zorunda değilsiniz; bazen sadece kendinize yük olmamayı öğrenmek bile yeterlidir.

Şu an her şeye yeniden başlamak zorunda değilsiniz. Büyük kararlar almak, güçlü hissetmek, motive olmak… Bunların hiçbiri hemen olmak zorunda değil. Küçük küçük, yavaş yavaş kendinizle temas etmeye izin vermeniz yeterli olabilir.

Yorgun olmanız normal.

Kafanızın karışık olması normal.

Bu hâlin geçmeyecekmiş gibi gelmesi bile normal.

Ama bu, burada kalacağınız anlamına gelmiyor.

Eğer isterseniz, bu yükü tek başınıza taşımak zorunda olmadığınızı hatırlatacak bir destek almak, bu süreçte size iyi gelebilir. Bazen birinin sizi gerçekten dinlemesi, yeniden ayağa kalkmak için ilk adımdır. Belki de şu anda yaşadığınız bu karanlık ve yönsüz his, yok edilmesi gereken bir şey değil; Jung’un da söylediği gibi, “insan karanlığını bilinçli hâle getirmeden aydınlanamaz” ve bazen tam da bu zorlayıcı yerler, insanın dönüşümünün başladığı alanlara işaret eder.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular