Psikoloji

Kendimi başkalarıyla kıyaslıyorum.

Gizli Kullanıcı25 Şubat 2026 12:30

Merhaba, ben kendimi sürekli başkalarıyla kıyaslıyorum. Çevrem de başarılı , sevilen insanlar görünce ya da o insanların başarısı , kişiliği övüldüğünde kendimi çok yetersiz hissediyorum, ben de bir eksiklik mi var diye sorguluyorum ve geri çekiliyorum.Bu kendimi bildim bileli yaşadığım bir durumdur.Okul ve iş hayatımda böyleydi.Simdi evliyim kendimi yetersiz hissetmeye ve başkalarıyla kıyaslamaya devam ediyorum.Eş,anne ,gelin rollerimi kıyaslıyorum ve kıyaslanıyorum.İç sesim hiç susmuyor bu anlarda .Bu durumla nasıl başa çıkabilirim.Çünkü yetersiz hissettikçe karamsarlığa düşüyorum ve yapabileceklerini de yapmak istemiyorum.

Bu soru 25 Şubat 2026 17:55 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Kendini başkalarıyla kıyasladığında hissettiğin o “eksik olma” duygusu aslında çok insani. Zihin sosyal bir organdır; nerede durduğunu anlamak için kendini başkalarıyla karşılaştırma eğilimindedir. Sorun kıyaslamanın varlığı değil, kıyaslamanın otomatik olarak “Ben yetersizim.” sonucuna bağlanmasıdır.


Yazdıklarından şunu duyuyorum: Başkalarının başarısı ya da övülmesi sende bir alarm sistemi gibi çalışıyor. O anda zihnin hızlıca bir yorum yapıyor: “Demek ki ben yeterince iyi değilim.” Bu yorum, duyguya (yetersizlik, kıskançlık, karamsarlık) ve ardından davranışa (geri çekilme, yapabileceklerini bile yapmama) dönüşüyor. Bilişsel Davranışçı Terapi tam da bu zinciri görünür kılar: Olay → Yorum → Duygu → Davranış.


Burada asıl çalışacağımız yer yorum kısmı.

Çünkü başkasının iyi olması, senin kötü olduğun anlamına gelmez. Ama zihin bunu “ya o ya ben” şeklinde siyah-beyaz bir çerçeveye sıkıştırabilir. Buna zihinsel filtreleme ve karşılaştırmalı düşünme diyebiliriz. Ayrıca “rol kıyaslaması” (eş, gelin, anne) gibi alanlarda toplumsal beklentiler de bu sesi güçlendirebilir.


Viktor Frankl’ın bir sözü vardır:

“İnsanın elinden her şey alınabilir; bir şey hariç: Tutumunu seçme özgürlüğü.”

Kıyaslama otomatik olabilir; ama o kıyaslamaya nasıl yanıt vereceğin otomatik olmak zorunda değil.


Şu küçük farkı denemeni öneririm:

Bir dahaki sefere iç sesin “Ben eksik miyim?” dediğinde, hemen inanmak yerine ona şu soruyu sor:

“Bu bir gerçek mi, yoksa bir yorum mu?”

Ardından kendine alternatif bir cümle üret:

“Şu anda kendimi yetersiz hissediyorum ama bu his, yetersiz olduğum anlamına gelmez.”

Bu, duyguyu inkâr etmek değil; düşünce ile gerçeği ayırmayı öğrenmektir.


Bir diğer önemli nokta: Kıyaslama çoğu zaman değer verdiğimiz alanlarda tetiklenir. Belki sen de iyi bir eş, iyi bir gelin, başarılı bir kadın olmak istiyorsun. Bu aslında senin değerlerinin göstergesi. Burada soruyu şöyle çevirebiliriz:

“Başkalarına göre iyi olmak mı istiyorum, yoksa kendi değerlerime göre iyi olmak mı?”

Çünkü ikincisi daha sürdürülebilir ve daha şefkatlidir.


Yetersizlik hissi arttıkça geri çekilme eğiliminde olduğunu yazmışsın. Bu davranış, kısa vadede rahatlatıcı olabilir ama uzun vadede “Bak, zaten yapamıyorum.” inancını güçlendirir. Bu yüzden küçük ama bilinçli adımlar önemli: O gün yapmak istemediğin tek bir şeyi, küçük bir ölçekte yapmak. Bu, beynine yeni bir veri verir: “Hissetsem de yapabiliyorum.”


Unutma: Kıyaslama seni tanımlamaz. Sadece zihninin bir alışkanlığıdır. Alışkanlıklar değişebilir.

Kendine şu cümleyi armağan edebilirsin:

“Ben bir yarışta değilim. Ben bir süreçteyim.”

Ve süreçler, başkalarıyla değil, kişinin kendi dünüyle kıyaslandığında anlam kazanır.

Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde benimle iletişime geçebilirsiniz🤍


Psikolog Lara Yelda Aktaş

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular