Kaygı

kendimi bu dunyaya ait hissetmiyorum.

ewmls0021 Ocak 2026 12:50

benim her anlamda hep olağanüstü şeylere karsı ilgim vardı evreni araştırmayı ve gökyüzünü çok seviyorum ve kendimi bu dünyaya ait hissetmiyorum. Biraz komik olucak ama gidebilsem bambaşka bi evrene giderdim bu dünya bu insanlar bilmiyorum burası benim yerim değilmiş gibi bu kalıplaşmış düzen bu dünyanın yaşamı ve sürüklenip gitmek vs her şey çok anlamsız geliyor kendimi burda huzurlu hissetmiyorum o yüzden olağanüstü seyler ilgimi çekiyor farklılık arıyorum.

Bu soru 21 Ocak 2026 13:14 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Bunu böyle hissetmen garip ya da yanlış değil. Yazdıklarında dünyayla kopukluktan çok, güçlü bir anlam arayışı ve kendine ait bir yer bulma isteği var. Birçok insan zaman zaman bu dünyaya ait hissetmediğini düşünür ama herkes bunu bu kadar açık fark edip ifade edemez.

Bazen “bu dünyaya ait değilim” düşüncesi gerçekten başka bir evrende olma isteğinden çok, mevcut düzenin, ilişkilerin ve beklentilerin insana dar gelmesiyle ilgilidir. Aynı döngülerin içinde sürükleniyormuş gibi hissetmek, hayatın anlamını sorgulatabilir. Olağanüstü olana yönelmen de, aslında içindeki canlılığı ve merakı koruma çabasının bir yolu gibi görünüyor.

Burada küçük ama önemli bir ayrım var. Düşünceler çoğu zaman hisleri mutlak bir gerçek gibi sunar. Oysa bu, o anki ruh halinin yaptığı bir yorumdur. Bu düşünce geldiğinde kendine şunu hatırlatabilirsin: Şu anda böyle hissediyorum ama bu, her zaman böyle olacağı anlamına gelmez.

Kendine nazikçe şu soruyu sorman faydalı olabilir: Bu dünyaya ait hissetmediğimde aslında neye ihtiyacım var? Daha fazla özgürlük mü, daha derin bağlar mı, daha anlamlı bir uğraş mı?

Küçük bir egzersiz önermek istiyorum, iyi geleceğine ve kafandaki sisleri dağıtacağına eminim:


Bir kağıdı ikiye böl. Bir tarafına seni bu dünyadan uzaklaştıran, sıkan şeyleri yaz. Diğer tarafına seni canlı, meraklı ve huzurlu hissettiren şeyleri. Sonra sadece ikinci tarafa bak ve bugün bunlardan hangisini çok küçük de olsa hayatına ekleyebileceğini düşün. Büyük adımlar değil, küçük temaslar yeterlidir.


Ait hissetmek bazen bulunduğun yeri değiştirmekle değil, bulunduğun yerde kendin için alan açmakla başlar. Senin farklı hissetmen bir eksiklik değil; dünyayı daha derin algıladığını gösteren bir özellik olabilir. Ve bu dünyada, tam da bu nedenle senin gibi hisseden insanlara ihtiyaç var.

Bu hisle yalnız değilsin. Arayışın anlamlı ve değerli.

Bazen kendimizi bu dünyaya ait hissetmememiz, yanlış yerde olduğumuzdan değil; henüz kendimize ait bir anlam kurma sürecinde olmamızdandır. Aitlik çoğu zaman dışarıda bulunmaz, zamanla içeride inşa edilir.

Ve bunu güzel anlatan bir alıntıyla bitireyim:

“Hayatın sorularını sevmeyi öğren. Belki bir gün, fark etmeden cevapların içine doğru yaşamış olursun.” — Rainer Maria Rilke

Bu arayış hâlin, aslında yaşamla daha derin bir bağ kurma çabanın bir parçası. Ben her zaman buradayım, sevgilerle...

alinti

İçimi rahatlattı gayet memnun kaldim.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

ewmls00

Sanırım dediğiniz gibi daha fazla ozgurluk, daha derin baglar ve daha anlamlı ugraşlarlar istiyorum. Ve macera. Ne zaman bi dizi ya da film izlesem çok bağlanıyorum oldugum konumdan sıyrılıp o filmin içine girmek, o hayati yasamak istiyorum. Kendi oldugum konumum, hayatim bana asırı sıkıcı ve boş geliyor. Evet başka bi evrene gitmek ya da bir filme girmek mümkün değil. Kendim ait hissettiğim konumu nasil yaratacagimi bilmiyorum ve gözüme mümkün gelmiyor. Dediginiz egzersizi yapicam. Bu arada cok guzelsinizz🤭

21 Ocak 2026 15:41
Psk. Lara Yelda Aktaş

İltifatınız için öncelikle çok teşekkür ederim, önünüz çoook açık, şekillendirebileceğiniz mükemmel bir gelecek mevcut, içgörünüzün yüksekliği, hayal dünyanız, umutlarınız ve hayatla kurduğunuz o bağ çok kuvvetli, eminim dopdolu güzel bir hayat sizi bekliyor... 🥰

21 Ocak 2026 15:51

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.