Kaygı

Kendimi her zaman mutsuz hissediyorum

Gizli Kullanıcı29 Mart 2026 13:49

Hayatımda büyük bir sorun olmamasına rağmen, gün içinde sürekli düşük enerjili ve mutsuz hissediyorum. Çoğu zaman hiçbir şey yapmak istemiyor ve motivasyon bulmakta zorlanıyorum. Özgüvenim düşük; konuşurken kendimi rahat ifade edemiyor, doğru kelimeleri bulmakta zorlanıyorum. Bu da hem iletişimimi hem de kendime olan güvenimi olumsuz etkiliyor. Çabuk sinirleniyorum ve sabrım çabuk tükeniyor. Bir şeye başlasam bile kısa sürede sıkılıp bırakıyorum. Disiplinli ve istikrarlı ilerlemekte zorlanıyorum. Yapmam gereken işler (mailleri silmek, fotoğrafları düzenlemek, düğün planı yapmak gibi) gözümde büyüyor. Bunları düşündükçe anksiyete hissediyorum ve bu yüzden kaçınma davranışı gösterip hiçbirine başlayamıyorum. İş hayatımda da zorlanıyorum. Yaklaşık 4 aydır ihracat departmanında çalışıyorum. Küçük bir hata yaptığımda müdürümün bana “kızım” diye hitap etmesi, hatta bazen “çekirge” demesi beni rahatsız ediyor ve saygısız hissettiriyor. Elimden geleni yapmama rağmen, çok sayıda mail ve mesaj atsam da online bulduğum kişiler sipariş vermiyor. Buna rağmen müdürlerim sürekli benden satış beklediklerini söyleyerek baskı kuruyor. Çok çalışmama rağmen iş yükümün artması ve beklentilerin sürekli yükselmesi beni bunaltıyor. Kendimi başkalarıyla kıyaslıyor ve üzerimde yoğun bir beklenti baskısı hissediyorum. Bu durum özgüvenimi daha da düşürüyor. Kendimi yeterince güzel ya da iyi bulmuyorum. Kilo vermeye çalışıyorum ancak bu süreçte bile kendime karşı çok eleştirel davranıyorum ve motivasyonum düşük. Hareket etmek bile istemediğim zamanlar oluyor. D vitamini eksikliğim var ve bunun için ilaç kullanıyorum, ancak buna rağmen enerjimde ve ruh halimde belirgin bir iyileşme hissedemiyorum. Eskiden istediğim şeylerden artık emin değilim; ne istediğimi tam olarak bilmiyorum. İçinde bulunduğum, mutlu olmam gereken anlarda bile kendimi gerçekten mutlu hissedemiyorum. Bu durum beni daha da huzursuz ediyor. Geçmişi sık sık düşünüyorum. Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen, eski toksik ve narsistik ilişkilerim aklıma geliyor ve bu durum beni hâlâ kötü hissettiriyor. Sürekli bir kaygı hali içindeyim. Kendimi çoğu zaman anlaşılmamış hissediyorum; sanki kimse beni gerçekten dinlemiyor ya da anlamıyor. Sosyal hayatım oldukça sınırlı. Genelde işe gidip geliyorum ve hafta sonları da benzer şekilde geçiyor. Bu da kendimi yalnız, geri kalmış ve başarısız hissetmeme neden oluyor.

Bu soru 29 Mart 2026 15:41 tarihinde Klinik Psikolog Ahmet Safa Yıldız tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Öncelikle şunu söylemek isterim: Tek bir mesaj üzerinden tüm yaşadıklarınızı tam olarak anlamak ve kesin çözümler sunmak mümkün değil. Ancak birlikte bir bakış açısı çalışması yapabiliriz. Bu, yaşadığınız döngüleri fark etmenize ve küçük ama etkili değişimler denemenize yardımcı olabilir.


Anlattıklarınızda birkaç önemli tema öne çıkıyor:


  1. Düşük enerji ve isteksizlik
  2. Kaçınma ve erteleme
  3. Yoğun öz eleştiri ve özgüven düşüklüğü
  4. Kaygı ve geçmişe takılma
  5. İş yerinde sınır ihlali ve baskı



Bu durumlar genellikle düşünce–duygu–davranış döngüsü içinde birbirini besler.



Küçük bir yerden bakmayı deneyebiliriz.


Her gün “hiçbir şey yapmak istemiyorum” dediğinizde ve gerçekten yapmadığınızda süreç sizce nasıl ilerliyor?


Genelde şu döngü oluşur:

İsteksizlik → Yapmama → Birikme → Kaygı → Kendini suçlama → Daha fazla isteksizlik


Peki bu döngüde küçük bir değişiklik yapmak nasıl olurdu? Acaba her gün aynı şekilde işleyen bu çarkta sadece bir dişliyi tersine çevirmek nasıl hissettirirdi? Yani canınız hiç istemese bile çok küçük bir şeyi yapmak… Bunu deneme fırsatınız oldu mu?



Aklınızdan geçen “yetersizim”, “kimse beni anlamıyor”, “başarısızım” gibi düşünceler geldiğinde, bunların ne kadarının kesin bir gerçek olduğunu, ne kadarının o anki ruh halinizin bir yorumu olabileceğini sorgulamak faydalı olabilir. Bu düşünceler geldiğinde “Bunun kanıtı ne?” ve “Bunun tersine küçük de olsa bir kanıt var mı?” diye sormak, düşüncenin etkisini biraz esnetebilir.



İş yerinde müdürünüzün size “kızım” ya da “çekirge” diye hitap etmesi sizi rahatsız ediyor gibi görünüyor. Dışarıdan bir gözle bir çalışan bu durumu dile getirdiğinde, bu kişi sınırı aşan ya da saygısızlık yapan biri gibi mi görünür? Rahatsızlıklarını dile getiren bir insan sizin için nasıl bir görüntüye sahiptir?



Geçmişteki toksik ilişkilerin aklınıza gelmesi, zihnin tamamlanmamış bir konuyu tekrar tekrar işlemeye çalışmasıyla ilgili olabilir. Bu düşünceler geldiğinde onların peşinden gitmek yerine “şu an bununla ilgilenmek zorunda değilim” diyerek dikkatinizi bulunduğunuz ana yönlendirmek mümkün olabilir. Bu düşünceler size şu an ne kazandırıyor?


Kendinize karşı oldukça eleştirel olduğunuzu fark ediyorsunuz. Aynı durumda bir yakınınız olsaydı ona bu kadar sert davranır mıydınız? Bu durumda kendinize nasıl bir dil kullanmak daha dengeli olurdu?


Şu an yaşadığınız durum büyük ve karmaşık görünüyor. Bu çok normal. Ama değişim genelde küçük başlangıçlarla olur.


Yarın sizi sadece %1 daha iyi hissettirebilecek küçük bir adım ne olabilir?


💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Objeye Odaklanma
Objeye odaklanma egzersizi, dikkati tek bir noktaya yönlendirerek zihinsel dağınıklığı azaltır. Seçt...
Farkındalık⏱️ 2 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Taşla Duyusal Farkındalık Egzersiz
Taşla duyusal farkındalık egzersizi, dokunma duyusunu kullanarak zihni ana getiren etkili bir çalışm...
Farkındalık⏱️ 2 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.