Kaygı

Kendimi nasıl sevebilirim?

Gizli Kullanıcı30 Ağustos 2025 10:24

Evet arada ani sinirleniyor olabilirim ama 17 yaşındayım. Duygularımı yeni yeni kontrol etmeye başlıyorum ve arkadaşlarım birinin arkasından küfrederse sorun yok çünkü hepsi beraber o kişiyi sevmiyorlar ama ailesel sorunları var bu yüzden kötü davranıyor biliyorum. Onlar da bizine fln diyor ve ben anlayış göstermeye çalışınca suçlu ve saf ilan ediliyorum. O kişi hakkında. Ben bir şeye sinirlenince abartı oluyor. Benim problemlerim görmezden geliniyor. Eski arkadaşlarımla da bu problem oldu onlardan da buna benzer bir sebep yüzünden tartıştım. Ve şimdi herkes beyaz da ben siyahım gibi. Bunları düşününce kendimi suçluyorum ve kendimi sevemiyorum.

Bu soru 30 Ağustos 2025 16:49 tarihinde hesap silindi tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Şu an yaşadığınız duygusal karmaşa ve çatışmalar oldukça anlaşılır. Özellikle 17 yaşında olmanız, duygularınızı anlamak ve onlara nasıl tepki vereceğinizi keşfetmek için oldukça hassas bir dönem. Kendinizi sıkça savunma ihtiyacı hissetmeniz, hem dışarıdan gelen yargıları hem de kendinizin duygusal dünyasını nasıl algıladığınızı gösteriyor. Başkalarının görüşleriyle sıkça çelişmek ve kendi perspektifinizi savunmak, aslında içsel olarak bu durumu anlamaya ve dengelemeye çalıştığınızın bir göstergesi olabilir.


Savunma mekanizmaları, genellikle kişi kendini tehdit altında hissettiğinde ortaya çıkar. Kendinizi savunmak, duygusal olarak kendinizi güvende hissetmenize yardımcı olabilir, ancak bu savunma, bazen dışarıdan gelen yargıların daha da sertleşmesine yol açabilir. Örneğin burada bile kendinizi açıklamaya başlarken "evet arada ani sinirleniyor olabilirim ama 17 yaşındayım" şeklinde bir savunmayla başlamanız, bu ihtiyacınızın bir göstergesi. Savunmasız kalmak ve başkalarının bakış açılarına açık olmak, geçmişte yaşadığınız bazı deneyimlerden dolayı zor olabilir. Özellikle, olumsuz yorumlar ya da eleştiriler, kişisel bir saldırı gibi algılanabilir. Aile içindeki ilişkiler ve dinamikler de bu durumu etkileyebilir; çünkü sevgi ve ilgi ihtiyaçlarının karşılanmaması ya da baskı altında hissetmek, insanların ilişkilerde daha savunmacı olmalarına neden olabilir.


Savunma mekanizmalarınızın bu kadar güçlü olması, kendinizi dışarıdan gelen baskılara karşı koruma çabasıyla ilgilidir. Özellikle başkalarının olumsuz yorumlarına duyduğunuz hassasiyet, içsel olarak "görülmeme" ve "değersiz hissetme" korkularıyla ilişkilendirilebilir. Bu tür duygusal tepkiler, aslında kişinin kendi değerini sorgulaması ve başkalarından onay alma gerekliliğiyle bağlantılı olabilir. Başkalarının gözündeki değerinize bu kadar bağlı kalmak, sizde güçlü bir kaygı yaratabilir. Bu da bazen kendinizi savunmak ve başkalarının yanlış anlamalarını düzeltmek için daha fazla çaba harcamanıza yol açar.


Duygularınızın abartılı ya da fazlasıyla yoğun olduğunu hissettiğinizde, bunun temelinde bazen bastırılmış bir öfke ya da çözülmemiş bir içsel çatışma olabilir. Bu tür duygular, bazen dışarıya patlama şeklinde yansıyabilir ve bu da çevrenizdeki insanların sizi anlamasını zorlaştırabilir. Bu noktada, başkalarının bakış açılarına saygı gösterirken, kendi duygusal sınırlarınızı da tanıyabilmek önemlidir. Kendi hislerinize şefkatle yaklaşmak, onları kabullenmek ve dışarıdan gelen eleştiriler karşısında daha sağlıklı bir mesafe koyabilmek, zamanla sizi daha huzurlu bir noktaya getirebilir.


Şu anda kendinizi suçlu hissediyor olmanız, aslında başkalarının bakış açısına gereğinden fazla değer verdiğinizin bir işareti olabilir. Bu suçluluk duygusu, içsel değerinizin dışarıdaki onaylarla şekillenmesine dair bir refleks olabilir. Kendinizi sevmenin yolu, önce kendinizi olduğu gibi kabul etmekten geçer. Bu, her zaman mükemmel olmanız ya da başkalarına onay vermek zorunda olmanız anlamına gelmez. Kendinizi sevmenin ilk adımı, sizin de hissettiğiniz gibi, dışarıdan gelen eleştirileri kişisel olarak almayı bırakmak ve duygularınızı saf bir şekilde kabul etmektir.


Eğer bu duygularla baş etmekte zorlanıyorsanız, kendinizle barışmak ve duygularınızı sağlıklı bir şekilde dışa vurmak adına bazı egzersizler yapabilirsiniz. Bir gün boyunca, kendinize olumsuz bir şekilde yüklenmeden, sadece ne hissettiğinizi yazabilirsiniz. Bu yazıların içinde kendinizi savunmak ya da eleştirmek yerine, sadece yaşadığınız anı anlamaya odaklanabilirsiniz. Ayrıca, duygularınızı dışa vurmanın bir yolu olarak sanat, spor ya da müzik gibi ifade biçimlerine yönelmek de faydalı olabilir. Bu, hem rahatlamanızı sağlar hem de duygusal enerjinizi daha sağlıklı bir biçimde yönetmenize yardımcı olur.


Son olarak, başkalarından gelen baskılar ya da yanlış anlamalar sizi zorlasalar da, duygusal olarak kendinizi daha iyi tanıdıkça, onlardan etkilenme seviyeniz de azalacaktır. Kendinize daha fazla alan tanıdıkça ve duygularınızı daha sağlıklı şekilde ifade etmeye başladıkça, zaman içinde daha güçlü ve özgür hissedeceksiniz. Ne zaman isterseniz, bu süreci birlikte keşfetmek için bana ulaşabilirsiniz.

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.