Kaygı

kendimi sevmek istiyorum

Gizli Kullanıcı19 Şubat 2026 19:13

Kendimi sevmek ve güzel bulabilmek istiyorum insanların beni sevmesini istiyorum İnsanların benim hakkımdaki kötü düşüncelerini kafaya takmamak istiyorum sevilmek istiyorum kendimi çok yalnız ve dışlanmış hissediyorum sevilmeye layık değilmişim gibi geliyor ve sevdiğim insanlara kendime verdiğimden daha fazla değer veriyorum sürekli görünüşümü değiştirmeye çalışıyorum ama ne yaparsam yapiyim kendimi beğenmiyorum ne zaman geçecek bilmiyorum

Bu soru 23 Şubat 2026 23:51 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar sevgili danışan,

"Sevilmeye layık değilmişim" düşüncesi, insanın kalbine oturan en ağır yüktür. Ama bilmeni isterim ki, bu his senin gerçeğin değil, sadece şu anki zihninin çarpıtılmış bir düşüncesidir.

Sevdiğin insanlara çok değer verdiğinden bahsetmişsin, içerde şöyle bir düşünce yatıyor olabilir mi ? 'Eğer çok seversem çok sevilirim, çok değer verirsem çok değer görürüm böylece beni bırakmazlar.' Yani aslında onlara verdiğin o aşırı değer, senin sevilme ve onaylanma ihtiyacının bir yansıması. Ama bu durum dengesizleşince, sen kendi içinde küçülürken onları devleştiriyorsun. Onlar devleştikçe de senin özgünlüğün ve güzelliğin gölgede kalıyor.

Sürekli bir şeyleri değiştirmek, aslında içerideki bir boşluğu dışarıyı süsleyerek kapatmaya çalışmaktır. Bir saç rengini, bir kıyafeti ya da bir detayı değiştirdiğinde o anlık bir rahatlama gelir ama aynaya baktığında o beğenmeme hissi geri döner. Çünkü sen aynada yüzünü değil, kendi hakkındaki yargılarını görüyorsun. Kendini çirkin bulmanın sebebi fiziksel özelliklerin değil; zihnindeki o eleştirmenin sesinin çok yüksek çıkması.

İnsanların senin hakkındaki düşüncelerini kontrol edemezsin, bu dünyanın en yorucu savaşıdır. Birisi seni sevmediğinde ya da eleştirdiğinde bu senin değersiz olduğunu değil, o kişinin seninle ilgili bir fikri olduğunu gösterir. Birinin seni beğenmemesi, birinin bir yemeği sevmemesi gibidir; yemek bozuk olduğu için değil, o kişinin damak tadına uymadığı içindir. Ama sen herkesin damak tadına uymaya çalışırken kendi lezzetini kaybediyorsun.

"Ne zaman geçecek?" diye sormuşsun, bu bir sabah uyanınca sihirli bir şekilde bitmeyecek ama sen kendine karşı nazik olmaya başladığında hafiflemeye başlayacak.

Bugün çok sevdiğin bir arkadaşına nasıl davranırdın? Ona "Çok çirkinsin, kimse seni sevmez" der miydin? Muhtemelen hayır. O zaman neden kendine diyorsun buna bir odaklanalım. Kendine, en yakın arkadaşına gösterdiğin o şefkati göstermelisin, sen bunu hak ediyorsun.

Bir ortama girdiğinde "Bana bakıyorlar mı? Beni beğeniyorlar mı?" diye düşünmek yerine, "Ben bu ortamı sevdiysem, ben buradaki insanları beğendiysem buradayım" de. Ortamı senin onaylamanı bekle, ortamın seni onaylamasını değil.

Başkalarının hakkındaki düşünceleri onların zihnine aittir. Onların zihnine girip orayı temizleyemezsin. Bırak ne düşünürlerse düşünsünler. Sen sadece kendinle ilgilenmeye odaklan.

Güzellik sadece orantılı bir yüz değildir; senin bir gülüşün, bir şefkatin, bir fikrin de güzeldir. Kendinde sadece şekil arama, ruhunu aramaya çalış.

Eğer her şeyi bir kenara bıraksak ve seni sadece sen olduğun için seven tek bir kişi olsaydı (ki var, o sensin), o kişi sana şu an ne fısıldardı?

Yalnız değilsin ve sevilmeye layıksın; sadece önce senin kendi kapını açıp içeri girmeni bekliyor o sevgi.


Sevgilerle


Daha fazla soru sormak istersen burada oluyor olacağız. Kendine şefkatle yaklaşmayı ihmal etme olur mu?

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.