Psikoloji

Kendimi sevmiyorum ve beğenmiyorum

Gizli Kullanıcı20 Nisan 2026 15:43

Ben kendimi oldum olası sevemedim lisede basladı bu, şu an 19 yaşında genç bir kızım ama burnumu beğenmiyorum, dişlerim yamuk ve bunları düzeltebilecek maddi imkanlarım yok. Diğer kızlar hep daha güzel geliyor, güzel olmadığım için sevilmediğimi düşünüyorum çünkü hep güzel olan tercih edilir gülerken utanıyorum, dişlerim yamuk diye insanlar abarttığımı düşünüyor ama hayır ben ne yaparsam yapayım kendimi sevemiyorum. Diğer insanlar diğer kızlar burnu, dişi güzel olanlar sanki benden üstünmüş gibi sokakta insanların yüzüne bakamıyorum, beni beğenmezler diye göz teması bile kuramıyorum. Ben kendimi olduğum gibi kabul edemiyorum ve kıskançlık başlıyor neden onlar güzel ben değilim hırçınlaşıyorum.Çözüm bulamıyorum beni anlamıyorlar. İnsan kendini sevmeden başkasını nasıl sevsin ki. Başkası onu nasıl sevsin. Ne yapacağımı bilemiyorum. İmkanım olsa estetik olurum ama imkanımda yok sıkıştım kaldım. Bu durum yüzünden 4 senedir depresyondayım.

Bu soru 21 Nisan 2026 16:38 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Yaşadıklarınızın ağırlığı çok anlaşılır. Kendinizi uzun zamandır beğenmemek, başkalarıyla kıyaslamak, bunun zamanla utanma, geri çekilme ve öfkeye dönüşmesi insanı gerçekten sıkıştırır. Burada önemli olan nokta şu: Bu yalnızca dış görünüşle ilgili bir mesele değil; bu, zihninizin kendinizle kurduğu ilişkinin sertleşmiş ve daralmış bir hali. Yani sorun burnunuz ya da dişleriniz değil, zihninizin bunları nasıl yorumladığı ve sizin değerinizi bunlara bağlamasıdır.


Siz fark etmeden şu düşünce zinciri oluşmuş olabilir: güzel değilim → sevilmem → değersizim. Bu zincir zamanla o kadar otomatikleşir ki artık sorgulanmaz hale gelir. Oysa bu, bir gerçek değil; zihnin oluşturduğu bir inançtır. Toplumda güzelliğin öne çıkarılması bu inancı besler ama bu, onun doğru olduğu anlamına gelmez. İnsanların sevilmesi, bağ kurması, değerli olması yalnızca fiziksel özelliklerle belirlenmez. Siz şu an bunu hissedemiyor olabilirsiniz, ama bu hissedememek gerçeğin bu olduğu anlamına gelmez.


Kendinize bakarken çok seçici ve acımasız bir filtre kullanıyorsunuz. Diğer insanlara bakarken ise daha geniş ve kabullenici bir açıdan bakıyorsunuz. Bu yüzden herkes size daha güzel ve daha üstünmüş gibi görünüyor. Bu aslında zihnin çarpıtmasıdır. Siz kendinize bütün olarak değil, kusur olarak bakıyorsunuz. Bu da özgüveninizi her gün biraz daha aşağı çekiyor.


Gülmekten utanmanız, göz teması kuramamanız, insanların sizi beğenmeyeceğini varsaymanız sosyal kaygıyı da işin içine katıyor. Yani bu durum artık sadece beden algısı değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerinizi de etkileyen bir döngüye dönüşmüş. Siz kaçındıkça, zihniniz haklı çıktığını zannediyor ve bu döngü güçleniyor.


Kıskançlık ve hırçınlık hissetmeniz de anlaşılır. Çünkü zihniniz sürekli bir karşılaştırma yapıyor ve sizi eksik konuma koyuyor. Bu noktada kendinize kızmak yerine, bunun bir sonuç olduğunu görmek daha sağlıklı. Bu duyguların altında aslında görülme, beğenilme ve kabul edilme ihtiyacı var. Kıskançlık duygusu da aynı şekilde oldukça insani bir duygu. Tıpkı diğer duygular gibi insan olmanın doğasında var olan normal bir duygudur. Fakat karşılığında nasıl tepki verdiğimiz kim olduğumuzu belirler.


Estetik yaptırma isteğiniz de bu çerçevede anlamlı. Ancak burada dürüst olmak gerekir: Eğer zihninizdeki bu değer algısı değişmezse, dış görünüşünüzde yapılacak bir değişiklik kısa süreli rahatlama sağlar ama uzun vadede yeni kusurlar bulma eğilimi devam edebilir. Çünkü sorun görünüş değil, kendinize verdiğiniz değerin koşullu olmasıdır.


Şu an en önemli adım, kendinizi zorla sevmeye çalışmak değil; kendinize bu kadar sert davranmayı fark etmek ve yavaş yavaş bu tonu yumuşatmak. Örneğin, aynaya baktığınızda otomatik gelen eleştiriyi fark etmek ve onu biraz daha dengeli bir cümleyle değiştirmek.


Ayrıca düşünmenizi istediğim bir konu var. Geçmiş deneyimlerinizi de değerlendirdiğinizde kendinizle şu an kurduğunuz ilişkiye benzer bir ilişki var mı sizce? Yani iki kişi varmış gibi düşünün. Biri beğenmeyen, eleştiren ve kusurlu bulan kişi. Diğeri ise beğenilmeyen, eleştiriye uğrayan ve kusurlu bulunan kişi. Sizce bu ilişki kimle kurduğunuz ilişkiye benziyor?


Umarım yazdıklarım sizin için faydalı olur. Sorduğum soruya cevabınızı da merak ediyorum. Eğer zihninizde bir şey oluşursa ve paylaşmak isterseniz burada olacağım. Görüşmek dileğiyle.


Not: Yeni bir soru oluşturduğunuzda bana sorduğunuzu anlayabilmem için başlıkta bana sorduğunuzu belirtmenizi isteyeceğim.

alinti

Teşekkür ederim değerli yorumunuz için, Sizin sorduğun soruya cevap vermem gerekirse kendimle kurduğum ilişki ailemle kurduğum ilişki gibi, ordada eleştiriler kıyaslamalar yapılıyor onların yaptığı başarı odaklı benimki dış görünüş ama yinede eleştirilen taraf benim, genelde görünür olmakla alakalı sıkıntılar yaşıyorum insanlar beni farketsin diye abartılı tepkiler verebiliyorum, Aynı zamanda 4 senedir panik atak rahatsızlığım var,üzüldüğüm zaman göğsüm ağrıyor ve kötü oluyorum.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Psk. Hamide Güven

Merhaba tekrardan, yorumda bahsettiğiniz başarı odaklı beklentiler, aileden gelen eleştiriler, görünür olma arzusu, ve panik atak belirtileri gibi konular daha detaylı olarak ele alınması gereken şeyler gibi görünüyor. Bunları sizden daha detaylı dinlemek isterim. Yorum üzerinden devam etmek çok da sağlıklı olmuyor. Sizden yeni bir soru oluşturmanızı isteyeceğim bu yüzden. Görüşmek üzere. 🌸

22 Nisan 2026 11:52

Cevaplanmış benzer sorular