Psikoloji

Kendimi tembel hissediyorum

Gizli Kullanıcı13 Haziran 2025 18:12

Merhaba kendimi bildim bileli sürekli bir şeyleri başkalarının ikna etmesiyle zoruyla yapıyorum. Kendim yaparken bazen en zorunu seçiyorum her şeyin. Sessiz içe dönük yapım var ama içten içe insanlarla kalabalık arkadaş grubu seviyorum. Bu grubun içinde sohbetler etmeyi seviyorum. Ancak konu arkadan iş çevirmeler böyle beni yargılamalar olunca hemen kendi içime kapanıyorum. İnsanların içinde sessiz sakin takılıyorum. Yapım böyle. Liseden kalma mide bulantılarım kaygı seviyesi yüksek biriyim her stresli durumda bunu yaşıyorum. En ufak işe başlayacak bile olsam bu kaygı içe dönüklük yüzünden kendimi açamıyorum. Kötü bir olay gelince başıma evde dört dönüyorum midem yanıyor. İşimi bıraktım sosyal çevrem hiç yok hep evde telefonda reels izliyorum. Aslında tembel değilim ama son 5 senedir yaşadığım olaylar yüzünden hayata küstüm. Tahammülüm çok Azaldı. 5 sene önce aldatıldım. En yakın arkadaşım gibi olan bir ilişkim vardı. En yakın arkadaşımı kaybetmiş gibi oldum. Sonra kendime başla arkadaş grupları edindim onlar da teker teker dağıldı. Üniversiteden bir kaç arkadaşım vardı bir tanesi kaldı ama o da bana karşı çok samimiyetsiz kendi arkadaş gruplarıyla tanıştırıyor beni sonra onları hep savunma modunda beni çekiştiriyor. Başka arkadaşlarını da bana çekiştiriyor. Bu iki yüzlü durumdan o kadar yoruldum ki. O zor Zamanlardan geçerken hep onu anlıyordum haksız olsa bile yanında olmaya çalışırdım ama tabi hayat bu ya o beni hep en önde yargılayan hatalarımı herkesin gözü önüne seren bir tavırda. Şimdi ise kendine bir hayat kurdu ben üst üste kötü şeyler yaşayıp hayatım kötüye gidince beni kötü biri ilan etmeye çalışıyor bende kusur arıyor. Sürekli beni analiz ediyor. Bana karşı samimiyetsizliğini anlıyorum ama asla onun ne kadar yanında oluşumu kendi hatalarını böyle alttan alta dile getirince hemen bana laf sokacak bir şey arıyor buluyor lafını sokuyor rahatlıyor. Şimdi ben anlıyorum diğer arkadaşlarıyla her şeyi paylaşıyor konu ben olunca müsait değilim diyor. Kötü bir ilişki yaşadım ve o günden sonra kendi benliğimle tanıştım o kadar yoruldum ki hayattan kafamı yastıktan kaldıramıyorum dışarda bir hayat akıyor ben ne yöne gideceğimi bilmiyorum. Seçimler hayatımızı belirler evet ama kendime ihanet ederim diye o ilişkiye dönemem çünkü o insanla hayatlarımız uyumsuz. Ben kendimi bulamıyorum lütfen yardım edin. Bu tembellikten insanların sürekli bende kusur aramasından hayatıma kimseyi alamamaktan kimseye güven dayamamaktan herkesin hayatını kurmuş bir yolda yürürken benim sürekli takılıp düşmemden yoruldum. Konuşacak dertleşecek kimsem kalmadı. Artık yalnız olduğumun farkındayım önceden bunu kabullenmezdim ama şu an bile bile bu yolda gidiyorum.

Bu soru 14 Haziran 2025 11:17 tarihinde Psikolog Aysel Kacak tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Sevgili danışanım,

Merhabalar.Yazdıklarınızı okurken, içinizde biriken yılların ağırlığını hissettim diyebilirim. Hayat yolculuğunuzda ne kadar çok yara almış, ne çok hayal kırıklığı yaşamışsınız... Ve tüm bunlara rağmen hâlâ içten içe bir “iyileşme” arzusunu taşıyor olmanız çok kıymetli. Bu kadar yorulmuşken bile hâlâ düşünebilmek, kendinize dönüp “ben neredeyim” diye sorabilmek büyük bir içsel güç gerektirir. Sizde bu gücün olduğunu görebiliyorum.

Anlattıklarınızda, özellikle insanlarla kurduğunuz ilişkilerde, çok fazla emek verdiğinizi, hatta zaman zaman kendi sınırlarınızı yok sayarak “yanında olma” gayretine girdiğinizi görüyorum. Bir insanın, en kırılgan zamanlarında yanında olan kişiden destek değil de yargı görmesi, o güven köprüsünü yerle bir edebilir. Siz bu köprüyü defalarca kurmaya çalışmışsınız ama karşı taraf, sanki her seferinde tuğlaları yerinden sökmüş gibi.

Siz bir yandan kalabalıkları, sohbetleri, dostluğu özlerken, diğer yandan yaşadığınız kırgınlıklar sebebiyle kendinizi geri çekmek zorunda kalmışsınız. Bu iç çatışma, yani hem insanlara yakın olmak istemek hem de güvenememek, duygusal olarak çok yorucu bir durumdur. Bu durumun kaygınızı artırması da son derece doğal. Stresli bir olay karşısında fiziksel olarak mide bulantısı yaşamanız, aslında zihinsel yükünüzün bedeninizdeki yansıması olabilir. Vücudunuz, yaşadığınız duygusal yoğunluğa bu şekilde tepki veriyor olabilir.

Siz tembel değilsiniz, sevgili danışanım. Sadece uzun süredir, duygusal olarak ağır yükler taşıyorsunuz. Yaşamın içinde yer almak, yeniden sosyal ilişkiler kurmak, güvenmek, enerjinizi toparlamak için içten içe çabalıyorsunuz ama yorgunluk bazen ayağa kalkmanıza engel oluyor gibi görünüyor. Bu durumun içinde olmak sizi umutsuzluğa sürüklemiş olabilir, ancak şunu bilmenizi isterim: Şu anda yaşadığınız yalnızlık hissi, geçmişte yaşanan kayıpların bir sonucu ve bu süreç geçici olabilir.

Dostluklarınızda yaşadığınız hayal kırıklıkları, insanların sizin sınırlarınızı fark etmeden davrandığı, belki de sizi sadece kendi ihtiyaçlarına göre konumlandırdığı anlar, size kendinizi değersiz hissettirmiş olabilir. Sizi anlayan, yargılamayan ve yanında güvende hissedebileceğiniz insanlara olan özleminizi tüm açıklığıyla ifade etmişsiniz. Bu çok değerli. Bu farkındalıkla, gelecekte sizinle benzer değerleri paylaşan kişilerle bağ kurma ihtimaliniz artabilir. Sizi gerçekten gören ve duyan kişilerle...

Şimdi bulunduğunuz bu noktada, her şey bulanık gibi görünse de küçük ama kendinize iyi gelecek adımlarla ilerlemek mümkün olabilir. Belki de şu an yapabileceğiniz en iyi şey, kendinize biraz daha anlayışla yaklaşmak. "Ben neden böyle oldum?" demek yerine "Ben bu kadar şeyi yaşarken bile ayaktayım, şimdi neye ihtiyacım var?" diye sormak... Belki kendinize şu soruyu sorarak bir yazı yazmayı deneyebilirsiniz: “Beni şu an en çok ne yordu ve ne hafifletirdi?” Kendinizi bu sorularla yargılamadan, sadece anlamaya çalışarak dinlemek bir adım olabilir.

Yazdıklarınızdan, güven konusunun ne kadar temel bir mesele olduğunu anlıyorum. Güven duygusu zamanla yeniden inşa edilebilir, ama bunun için önce kendinize olan güveninizi onarmanız gerekebilir. Geçmişte size yapılanların sizi tanımlamadığını, bugün ne hissettiğinizin önemli olduğunu unutmayın. İnsanların hayatını düzene koymuş gibi görünmesi, onların da yara almadığı anlamına gelmez. Herkesin yolu farklı, ama önemli olan kendi yolunuzu adım adım kurabilmeniz.

Şu an hayatınızdaki bu durgunluk hali sizi zorlasa da, bu bir yeniden başlama süreci olabilir. Yavaşlamak bazen ilerlemenin ilk adımıdır. Sadece reels izlemek ya da dışarıya çıkamamak bir tembellik değil, bazen zihinsel bir koruma mekanizmasıdır. Kendinizi böyle anlarda yargılamadan, bunun bir geçiş dönemi olabileceğini fark etmek de iyileştirici olabilir.

bu süreçte yakınlarınızdan veya bir uzmandan destek almaktan lütfen çekinmeyin.


Cevabımın faydalı olmasını umuyor, sağlıklı günler diliyorum.


Değerlendirilmesini istediklerinizi yeni bir soru ile sorabilirsiniz.


Sevgilerimle,Psikolog Aysel Kacak