Kaygı

Kötü düşünceli kaygılarımla nasıl baş edebilirim

Gizli Kullanıcı11 Ağustos 2025 00:00

Kendimi sürekli kötü olaylar düşünürken buluyor , bunun uyumamı zorlaştırdığını ve beni negatifleştirdiğini düşümüyorum,kötü şeyler düşünürken onların olmayacağına inanıp kendimi avutuyorum bazen engel olamayıp kalp ritimlerimdeki değişikliği farkediyorum,Örneğin kızım 4.5 yaş balkon camı açık kalırsa aman açık kalmasın ya bakarsa ya düşerse ve senaryonun devamı gibi şeyler kafamı sarıyor sürekli bu gündelik hayatımı etkiliyor.Trafikte biri önüme kırarsa ya sağdaki soldaki hata yaparsa diye düşünürüm.insanlara hayır demektede zorlanıyorum özellikle anneme , evliyim bazen eşimle bu konularda sorun yaşıyorum ,fazla misafir ağırlıyorum insanların üzülmemesine çok önem veriyorum.

Bu soru 11 Ağustos 2025 10:09 tarihinde Psikolog Fatma Gizem Bitgen tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar,

Paylaştıklarınızdan sahip olduğunuz kaygı düzeyinin sizde olası kötü senaryolar yazmanıza sebep olduğunu bu durumun bedensel belirtilerle de kendini gösterdiğini ve diğer yandan da çevrenize karşı hayır demekte zorlandığınız noktalar olduğunu anlıyorum. Tüm bu faktörler birleşince baş etmesi zor bir hal alabilir. Bu noktada yaşadığınız durumun sizde bıraktığı etkiyi anlıyor, duygularınızı paylaşıyorum. Şimdi neler yapabilirsiniz birlikte bakalım isterim.

İlk olarak içinde bulunduğunuz kaygı döngüsünü ele alalım. Olası tehlike düşüncesi kalp çarpıntısı gibi bedensel tepkilerle kendini gösteriyor ve bu da düşüncenin daha gerçek hissedilmesine sebep oluyor. Bu durumda daha fazla kaygı hissedilmesiyle sonuçlanıyor. Bu aslında beynin bedene gönderdiği yanlış alarm sisteminin sonucu gerçekleşiyor, Eğer ormanda olsaydık ve bir yırtıcı hayvan görseydik bu kendimizi korumamız için yerinde bir adım olurdu ancak kaygı tam da bu noktada yanıltıcılığıyla beyni yanlış yönlendiriyor. Bu noktada beyne yanlış alarm gönderen felaket senaryolarını ele alalım. Belirttiğiniz balkon-cam senaryosu, trafik kazası olma ihtimali gibi düşünceler hipervijilans yani sürekli tetikte olma durumunun göstergesi. Böyle anlarda bir saniye durup “Şu an kötü bir senaryo kuruyorum.” diyerek düşüncenin farkına varmak “Bunun olma ihtimali nedir?” diyerek düşüncenin olabilirliğini sorgulamak ve “Şu anda cam kapalı, kızım güvende.” gibi alternatif gerçekçi düşüncelerle yer değiştirmeyi denemek etkili bir yaklaşım olacaktır.

Burada ikinci olarak bedensel tepkileri düzenlemek adına neler yapabilirsiniz değinmek istiyorum. Nefes egzersizleri (4-7-8 nefes egzersizi) kalp çarpıntısı gibi bedensel belirtileri yatıştırmada en etkili yöntemlerdendir. Diğer yandan topraklama egzersizi (beş duyu egzersizi) de anda kalmayı, ana dönmeyi sağlamanıza yardımcı olur. Bu noktada uyku öncesi 'zihin boşaltma defteri' oluşturup aklınıza gelen kötü senaryoları yazıp “şu an değil” demeniz düşünce yapınızı yeniden düzenlemenize yardımcı olacaktır. Yatak odasında ekranın olmaması, uyumadan 1 saat önce ışığı azaltmanız, uyku öncesi 5 dakika nefes-meditasyon egzersizleri yapmanız uyku kalitenizin artmasını sağlayacaktır.

Son olarak çevrenize karşı sınır koyma ve hayır diyebilme konusuna değinmek istiyorum. Kendinizi sık sık “Aman annem alınmasın”, “Misafirler üzülmesin” diye düşünürken mi buluyorsunuz? Böyle anlarda insan, biraz kendi sınırlarını kaybedebiliyor; neyi gerçekten istediğini, neyin kendini yorduğunu ayırt etmek güçleşebiliyor. Özellikle evlilikte, sınır koyamama ya da herkes mutlu olsun çabası, çiftler arasında giderek sessiz bir gerginliğe neden olabiliyor. Kimseye kırgınlık yaşatmak istememek, çoğu zaman size yük olabiliyor. Ve bu durum nihayetinde kendimize hayır demeye yani kendimizden vazgeçmemize sebep oluyor. Böyle durumlarda biri sizden bir şey talep ettiğinde ilk olarak kendinize sormanızı istiyorum. “Bu talep bana zarar verir mi?” diye ardından eğer bu talebi karşılamak istemiyorsanız 'hayır + kısa neden + alternatif' modelini içeren “Şu an misafir ağırlayamam ama haftaya beklerim." gibi bir cevap verebilirsiniz. Hayır demeye önce yakın çevrenize sınır koyma gibi küçük adımlarla başlamanız da önemli çünkü değişim aniden olmaz.

Bu süreçte bizlere her zaman yazabilirsiniz. Cevabımın faydalı olmasını umuyor, sağlıklı günler diliyorum.

Psikolog Fatma Gizem Bitgen

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.