Kürtaj psikolojisinden kurtulmak için ne yapmam gerekiyor?
Merhaba ben bir hafta önce iki çocuğumun kalbi durduğu için onları kürtajla aldırmak zorunda kaldım. Çok üzülüyorum onlar için ama cennete gittiklerini biliyorum. Aklıma geldikçe ağlama krizlerine giriyorum. Eşim de kürtajdan dört gün sonra askere gitmek zorunda kaldı ve eşim hariç çevremde beni kimsenin anlamadigini düşünüyorum. Vicdan çekmiyorum çünkü kendime dikkat ediyordum. Ama onları unutamıyorum ve bir daha kendimi hamileliğime hazır hissettiğimde Allah korusun tekrar bunun olmasından çok korkuyorum bunu nasıl aşabilirim, onların vücudumdan gittiğine kendimi nasıl alıştırabilirim. Şimdiden teşekkür ederim cevabınız için.
Bu soru 11 Nisan 2026 22:44 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yaşadığın şey sadece bir kayıp değil, aynı zamanda bedende, zihinde ve kalpte iz bırakan çok katmanlı bir yas. İki bebeğini kaybetmek, üstelik bunu bir tıbbi zorunlulukla deneyimlemek, insanın içinde hem sevgi hem acı hem de çaresizliği aynı anda taşımasına neden olur. Bu yüzden aklına geldikçe ağlama krizleri yaşaman, onları unutamaman ya da bedeninden gittiklerine alışamaman aslında çok insani ve beklenen bir süreç.
Burada dikkat çekmek istediğim önemli bir şey var. Sen bir kayıp yaşadın, bir hata yapmadın. Kalplerinin durması senin kontrolünde olan bir durum değildi. Ama zihin bazen kontrol edemediği şeyleri anlamlandırmak için sorumluluğu kendine yükler. Bu da “unutamıyorum” duygusunun altında çoğu zaman görünmeyen bir bağdır. Çünkü unutmak değil, aslında bağın form değiştirmesi gerekir.
Onlar senin hayatından silinmesi gereken bir anı değil. Onlar senin anneliğinin bir parçası. Bu yüzden zihnin onları bırakmaya değil, onları kaybettiği yere anlam vermeye çalışıyor. Ve bu süreç aceleye getirilemez.
Eşinin fiziksel olarak yanında olmaması ve çevrende anlaşılmadığını hissetmen de bu duyguları daha yoğun yaşamanı çok anlaşılır kılıyor. Yas en çok tanıklık ister. Anlaşıldığını hissetmediğinde acı daha da yalnızlaşır.
Şu an yaşadığın korku da çok kıymetli bir ipucu veriyor. “Tekrar olursa” korkusu aslında gelecekle ilgili değil, şu anki kaybın henüz tam yerleşmemiş olmasından kaynaklanır. Yani zihnin diyor ki “ben bunu henüz sindiremedim, tekrar yaşarsam kaldıramam.” Bu korku zayıflık değil, zihnin seni koruma çabası.
Kendine küçük bir alan açmanı önereceğim. Çok basit ama derin bir egzersiz:
Gözlerini kapatıp sadece şunu düşün
“Onları kaybettim ama onları hissetme kapasitem hala benimle”
Sonra içinden şu cümleyi yavaşça geçir
“Ben elimden geleni yaptım ve bu yaşanan benim suçum değil”
Bu cümle ilk başta içeri girmeyebilir. Ama tekrar ettikçe zihnin savunmayı yavaşça bırakır.
İyileşmek burada unutmak değil. İlişkiyi acıdan sevgiye doğru dönüştürmek. Bu da zamanla olur, zorlayarak değil.
Eğer bu süreçte ağlama krizlerin çok sıklaşıyor, günlük hayatını zorlamaya başlıyorsa bir uzmanla yüz yüze ya da online destek alman bu yükü tek başına taşımaman için çok kıymetli olur.
Umarım yardımcı olabilmişimdir, istediğin zaman soru sorabilirsin, burada olacağım, sevgiler🤍
Sorularıma cevap olduğunuz için çok teşekkür ederim
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.