Kaygı

kuzenime olan askımdan nası kurtulurum

Gizli Kullanıcı20 Ocak 2026 00:11

ben küçüklüğümden beri vazgecemediğim duygular hissediyorum ne kadar kendime ve ona kizsamda platoniğim ve vazgecemiyorum bu günlük hayatimi ciddi anlamda etkiliyor kendimi sorunlu ama onsuz da eksik hissediyorum onu içimden atamıyorum o bana sadece fiziksel yakınlık gosteriyor kendimi enayi gibi hissediyorum ona kızıyorum ama kendime daha cok cunku her seye ragmen ailelere ragmen onun bana tavrına ragmen hala onu seviyorum

Bu soru 20 Ocak 2026 15:55 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

yazdıklarınız çok uzun süredir taşıdığınız, sizi duygusal olarak yoran ve günlük yaşamınızı belirgin biçimde etkileyen bir iç çatışmayı anlatıyor. Bu duyguların çocukluktan beri sürmesi, yalnızca geçici bir hoşlanmadan değil; derinleşmiş, köklenmiş ve artık sizi zorlayan bir bağlanma biçiminden söz ettiğimizi düşündürüyor. Öncelikle şunu bilmenizi isterim: Hissettiğiniz duygular sizi kötü ya da ayıplı biri yapmaz; ancak bu duyguların sizi nasıl etkilediği ve hayatınızı ne ölçüde daralttığı oldukça önemlidir.

Anlattıklarınızda, bir yandan vazgeçememe ve yoğun özlem, diğer yandan kendinize kızma, suçluluk ve değersizlik hisleri bir arada görülüyor. Bu tür çelişkili duygular çoğu zaman bağlanma biçimleri, sınırlar ve duygusal ihtiyaçlarla yakından ilişkilidir. Özellikle karşı tarafın size duygusal değil, yalnızca fiziksel yakınlık göstermesi; ilişkinin eşit, güvenli ve besleyici bir zeminde olmadığını düşündürür. Bu durum, sizi daha çok inciten ve değersizlik duygusunu pekiştiren bir döngü yaratmış olabilir.

Burada ciddiyetle ele alınması gereken bir nokta şudur: Aile içi roller, sınırlar ve duygusal güvenlik açısından bu bağ sağlıklı bir ilişki zemini sunmamaktadır. Bu gerçek, duygularınızı yok saymanız gerektiği anlamına gelmez; ancak bu duygular doğrultusunda hareket etmenin sizi daha fazla yaralayacağı anlamına gelir. Kendinizi onsuz eksik hissetmeniz, çoğu zaman o kişiden çok, kendi iç dünyanızda karşılanmamış bazı duygusal ihtiyaçların göstergesidir.

Bu noktada odaklanılması gereken soru şudur: Neden bu duyguya bu kadar tutunuyorum? Bu tür bağlar sıklıkla kişinin kendilik değeri, yalnız kalma korkusu, görülme ve seçilme ihtiyacıyla ilişkilidir. Bunlar anlaşılabilir, çalışılabilir ve zamanla dönüştürülebilir alanlardır; ancak çoğu zaman kişinin bunu tek başına yapması oldukça zordur.

Bu nedenle, yaşadığınız durum için psikolojik destek almanızı güçlü bir şekilde öneririm. Terapi sürecinde bu duyguların kökenini, neden bu kadar kalıcı olduğunu, sınır koymakta neden zorlandığınızı ve kendinizi neden bu ilişkide değersiz hissettiğinizi anlamak mümkün olur. Amaç duygularınızı bastırmak değil; size zarar veren bir bağlanma biçiminden özgürleşebilmenizi sağlamaktır.

Şunu net olarak ifade etmek isterim: Bu duygularla yaşamak zorunda değilsiniz. Yaşadığınız durum sizin suçunuz değil; ancak iyileşme sürecinde sorumluluk almanız gereken bir noktaya işaret ediyor. Kendinizi inciten bir döngünün içinde kalmak kader değildir. Doğru destekle, hem bu duyguların anlamını çözmek hem de kendinizle daha sağlıklı bir bağ kurmak mümkündür.

Yardım istemeniz, bu sürecin değişebileceğinin en önemli göstergelerinden biridir. Yalnız değilsiniz. İstediğiniz zaman yine buradayım.

alinti

yaklaşımı biçimi ve yorumu hoştu kendimi daha rahatlamıs hissediyorum

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

psikolojik destek almak isterdim ama suan mümkün değil. bu durum yillardir devam ediyor ve sanki asla kurtulamayacakmıs gibi hissediyorum sanki başka kimseye asık olamayacakmıs gibi kimseye karsı ona hissettiklarim kadar güclü bir şey hissedemiyorum bazen sadece fiziksel seyler de olsa yasamak istiyorum ama onun sadece fiziksel yaklasımını gordugumde kalbim cok kırılıyor ve kaldıramıyorum

20 Ocak 2026 16:06
Psk. Lara Yelda Aktaş

Yazdıklarınız, bu bağın sizi ne kadar yorduğunu ve umut duygunuzu ne kadar zedelediğini gösteriyor. Şu an “asla kurtulamayacağım” gibi hissetmeniz, duyguların değişmez olduğu anlamına gelmez; yalnızca çok uzun süredir aynı döngünün içinde kaldığınızı gösterir. Karşılık bulmayan ve sizi tekrar tekrar inciten temaslar, bu bağı güçlendirmekten çok acıyı derinleştirir. Şunu bilmenizi isterim: Bu yoğunluk, o kişinin eşsizliğinden değil; sizin iç dünyanızda temas ettiği bir ihtiyaçtan beslenir. Bu ihtiyaç fark edildikçe ve korunmaya başlandıkça, bağın gücü de azalır. Carl Jung’un dediği gibi, “İnsan bilinçdışıyla yüzleşmediği sürece, onu kaderi olarak yaşar.” Bu duygular kaderiniz değildir; fark edildiğinde ve üzerine gidildiğinde dönüşebilir. Şu an küçük ama koruyucu adımlar atmak, kendinizi daha fazla incitmemek bile bir ilerlemedir. Bu süreç değişebilir. Yalnız değilsiniz.

20 Ocak 2026 16:38
Gizli Kullanıcı

az once bana hayatindaki ve bi gelecek düsündüğü kızdan bahsetti.. bende sanki hic bir sey yokmus gibi tavsiye verdim kendimi o kadar kotu hissettim ki saat 5te oturdum aglayip hali desenleriyle bakisiyorum. cidden kalbimin acidiğini hissettim cok caresiz hissediyorum. bi batakliğa saplanmis gibiyim ben, ne cikabiliyorum ne cikartilabiliyorum aşkla ilgili hic bi gelecek planım yok artık, nasil gercekten sevebilirim ki??evlenmeyi bile düsünmüyorum

28 Ocak 2026 02:36

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.