Romantik İlişkiler

Nasıl anda kalabilirim?

Gizli Kullanıcı15 Şubat 2026 21:10

Yaşım 26 olacak. Geç kalmışlık hissediyorum. Sosyal medyamda evlenecek en az altı kişi var yeni nişanlı. Bana biraz kaba insanlar denk geliyor onları da hayatımdan çıkarıyorum. Belki de sebebi anda kalmamam . yani kendimi hep huzursuz hissediyorum iyi olmaya çalışıyorum engelleyemiyorum huzursuzluğu. Biraz da kısıtlı bir yerde oturuyorum düşünüyorum ki ben burada nasıl bulacağım birini. Aslında amacım güzel bir düzen kurmak. Herkesin bir noktada nasibi geliyor. Ben yanlış kişiler gelince umudumu kaybediyorum. Veya başta artık ciddi ilişki istediğimi söylüyorum. Genelde kızlarda bu baskı oluyor istemesek de. Aslında ruhen ve bedenen artık evlilik düşünüyorum ama sanırım dengimi bulamıyorum ve bu bende stres yaratıyor. Başkaları gerçekten kolaylıkla elde edebiliyor nasiplerini. Ben de artık biri işimin de kolay olmasını istiyorum neden hep zorlar beni buluyor. Bir de şu sıkıntı var örneğin geçmişte bana yazan bi kişi yakınlarımdan biri ile nişanlanacak. O zamanlar tartışma esnasında karşı tarafı konuştuurtmadığı için ileride sorun olur diye bırakmıştım varlıklı biriydi şimdi de karşıdaki kişi ile nişanlanınca rüyama falan gidiyor kaçırdın onu gibi. Aslında ruhum tatmin olmuyor. Doğru kişi oldum ama doğru kişiyi bulamadım

Bu soru 16 Şubat 2026 10:39 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Yazdıklarınızı okurken bir yandan çok insani bir ihtiyaç; ait olma, düzen kurma ve sevilme arzusu; diğer yandan da yoğun bir kıyas ve geç kalmışlık duygusu görüyorum. 26 yaş gelişimsel olarak hâlâ genç bir dönemdir. Ancak sosyal medyada art arda nişan ve evlilik haberleri gördüğünüzde zihniniz bunu “geri kaldım” şeklinde yorumlayabiliyor. Oysa sosyal medya, hayatın bütününü değil; seçilmiş, parlatılmış ve görünür kılınmış anları gösterir. Bu da doğal olarak mevcut yaşamınızı olduğundan daha eksik algılamanıza neden olabilir.


Huzursuzluk ve anda kalamama haliniz, çoğunlukla zihnin geleceğe dönük tehdit algısıyla meşgul olmasından kaynaklanır. “Ya bulamazsam?”, “Ya kaçırdıysam?” gibi düşünceler zamanla zihinsel enerjinizi tüketir ve dikkatinizi sürekli eksik olana yönlendirir. Böyle olduğunda kişi hem bulunduğu ortamdan hem de karşısındaki insandan tam anlamıyla temas kuramaz çünkü zihin sürekli sonucu kontrol etmeye çalışır. Bu da ilişkilerde doğal akışı zorlaştırabilir.


Geçmişte iletişimi sonlandırdığınız ve şimdi nişanlandığını öğrendiğiniz kişiyle ilgili “kaçırdım mı?” düşüncesi ise çoğu zaman doğrudan o kişiye duyulan bir özlemden ziyade, kapanmış bir ihtimale verilen duygusal bir tepkiyi düşündürür. İnsan zihni kaçırılmış seçenekleri geriye dönük olarak idealize etmeye yatkındır. Diğer bir ifade ile gözünüzde daha kıymetli kılar.


Özellikle bir başkası tarafından “seçilmiş” olması, o seçeneğin değerini zihinsel olarak artırabilir. Ancak o dönem sizi rahatsız eden iletişim biçimi uzun vadede önemli bir ilişki dinamiğine işaret ediyordu. Siz o aşamada kendi ihtiyaçlarınızı fark etmiş ve buna uygun bir sınır koymuşsunuz. Bugün oluşan pişmanlık hissi, o günkü değerlendirmenizi geçersiz kılmaz.


Ayrıca zihin, alternatif bir senaryo üretmeye meyillidir: “Devam etseydim şu an nişanlı olabilirdim.” Oysa aynı senaryoda iletişim sorunlarının büyümesi ihtimali de vardı. Fakat zihin genellikle olumlu ihtimali seçer ve bugünkü yalnızlık duygusunu geçmişteki bir olasılıkla telafi etmeye çalışır.


“Doğru kişi oldum ama doğru kişiyi bulamadım” ifadeniz önemli. Bazen kişi bilinçli düzeyde huzurlu bir ilişki isterken, bilinçdışı düzeyde daha tanıdık gelen dinamiklere — mesafeli, zorlayıcı ya da iletişime kapalı kişilere — çekilebilir. Bu fark edilmesi gereken bir örüntüdür. İlişkilerinize dönüp baktığınızda tekrarlayan bir tema, benzer bir hayal kırıklığı ya da ortak bir iletişim sorunu var mı, bunu düşünmenizi isteyeceğim sizden. Sizce fark etmeden hep aynı kişilere çekiliyor olabilir misiniz?


Son olarak her ne kadar geç kalmış gibi hissetseniz de sadece kendi zaman çizelgenizdesiniz. Aslında geç kalmış değilsiniz. Nasip kavramı kadar, seçme hakkınızın da olduğunu hatırlamanız önemli. Sizin için önemli olan, evlenmekten önce iç huzurunuzun ve özdeğerinizin sağlamlaşması.


Eğer başka bir sorunuz olursa cevaplamak için burada olacağım.

alinti

Çok güzel bir cevaptı teşekkürler

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular