nasıl emin olacağımı bilmiyorum
Merhaba ben 20 yaşındayım ve 3 yıldır sevgilim var . sevgilimden önce bazı flörtlerim ve onlarla yakınlaşmalarım olmuştu . sevgilimle tanıştıktan bir süre sonra ona bunları anlatmıştım ama bazı detayları vermemiştim . Aradan 3 yıl geçtikten sonra bir gün uyandığımda çok büyük bir vicdan azabı çektim ondan sakladığım detaylar için . Bir süre düşündüm ve ona bu detayları da anlatmaya karar verdim . İlk anlattığımda aramızın biraz bozulmasına rağmen çok rahatlamıştım çünkü bir sır kalmamıştı fakat daha sonrasında bu rahatlığım yerini çok büyük bir kaygıya bıraktı . Acaba bir şeyleri unuttum mu ? Anlatmadığım başka şeyler var mı ? Daha fazla daha ciddi bir şey yaşadım mı ? gibisinden . Yaklaşık 1 ay boyunca bu düşünceleri kendime hafifletmeye çalıştım çünkü kaynağını biliyordum . Erkek arkadaşım o anlık sinirle bana başka şeyler daha varsa dayanamayacağım varsa söyle bilmek istiyorum derken ; istemeden bende korkuyla karışık bir baskı oluşturdu . Bu sefer beynim onu kaybetme korkusuyla daha fazla çalışmaya başladı . Bu düşüncelerim üstesinden gelemeyeceğimi anladığımda randevu aldım bir psikiyatra gittim ve okb teşhisi konuldu . Bunların obsesyon olduğunun ve süperegomun içeriden beni kamçıladığının ben de farkındaydım . 50mg ile başladık 1 ay boyunca düşüncelerim daha sakin daha kontrol edilebilir durumdaydı fakat geçmiyordu . Hayatımda en yoğun hissettiğim duygu korkuydu . 1 ay sonra doktora gittiğimde ilacımı 100mga çıkardık . İlk bir hafta harikaydı gerçekten mutlu olduğumu düşünmeden yaşayabildiğimi hissettim ama 2 gün önce bu düşünceler yine istila ettiler hem de en korktuğum haliyle . Bundan önce de olmayan şeyleri korkudan olmuş zannediyordum , olmadığına dair kanıtlar buluyordum ama bir yandan beynim de durmayıp olduğuna dair imgelerle canlandırmalarıyla beni kandırmaya devam ediyordu . Bu düşünsel obsesyonların içerisinden çıkmak hayatımda yaşadığım en zor deneyim . Sanki beynimin içinde bir halat çekme yarışması var , bir tarafta gerçeklik diğer tarafta ise korkum . gerçekliğim korkumun karşısında çok zayıf kalıyor çünkü sürekli “hatırlamıyor olabilirsin “ , “bu senin için büyük bir olay olmayabilir çünkü sen o zamanlar o yaşlarda bunları şu anki gibi büyütmüyordun , yani olmuş olabilir ve sen bunu normalleştirip hayatına devam etmiş hatta unutmuş olabilirsin “ , “ sen şu an olsa hatırlardım diyorsun ama o zamanlar bunlar senin için normaldi o yüzden olmuş olabilir “ gibisinden korku obsesyonlarına karşılık gerçek düşüncelerim “ her şeyi hatırlıyorsun normalleştirecek olsan hiçbir şeyi hatırlamazsın ama yaşadığın şeylerde en küçük detaylara kadar da hatırlıyorsun ki hafızan da iyi “ şeklinde iki taraf da sürekli birbiriyle bir savaş halinde ve ben bu savaşın kazananını bilememekten çok yoruldum . Şu an beni zorlayan konuya gelecek olursak dediğim gibi ben yaşadığım şeyleri hatırlıyorum ama ilişkiye girmiş olma ihtimalinden korkuyorum ( ki partnerimi bile bilmiyor beynim sadece uydururuyor ve bana böyle bir şeyin yaşandığını söylüyor ) Haliyle çok korkuyorum . kendime emin olacağım kanıtlar bulmaya çalışıyorum buluyorum da ama bi yandan da huzursuzluk devam ediyor . işin içinden çıkamıyorum ve gerçekten korkuyorum . Bunun gibi büyük bir olayın büyük bir temasın unutulmayacağına dair düşüncelerim var fakat bunlara karşılık normalleştirdin bu sana travma yarattı sen bu düşünceden korktun kaçtın ve ondan o kadar uzağa kaçtın onu öyle güzel kapattın ki şimdi olmadı zannediyorsun diye de düşüncelerim var . Hayatımda yaşadığım en büyük duygunun korku olmasından çok yoruldum . Bu bir süreç biliyorum siz bana şu an muhtemelen böyle bir şey yaşanmamıştır deseniz de yaşansa hatırlarsınız korktuğunuz için oldu zannediyorsunuz deseniz de işin benim beynimde bittiğini çok iyi biliyorum . Umarım beynimi inandırmama yardımcı olacak telkinler ve bilgiler verirsiniz bana . Kendimi olduğunca şeffaf açıklamaya çalıştım , korkularımın yersiz olduğunu duymaya ihtiyacım var çünkü korkum çok yoğun çektiğim vicdan azabı kendime yakıştıramama hissim çok yoğun . Şimdiden teşekkür ederim , bilgileriniz cümleleriniz çok kıymetli umarım kendimi anlatabilmişimdir
Bu soru 16 Ağustos 2025 09:32 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Elif Kızılkaya tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Öncelikle yaşadığın süreci bu kadar şeffaf, samimi ve detaylı biçimde paylaşabilmiş olmanı çok değerli buluyorum. İç dünyanda yaşadığın karmaşayı, korkuları ve vicdan azabını dile getirmek kolay bir şey değil. Bu paylaşımların aslında ne kadar farkındalıklı bir gözlem gücüne sahip olduğunu gösteriyor.
Anlattıklarından anlıyorum ki yaşadığın zorluk OKB’nin tipik düşünsel (obsesif) formu ile çok örtüşüyor. Burada öne çıkan şey, zihninin sana sürekli "ya olduysa?", "ya unutuyorsan?", "ya hatırlamıyorsan?" gibi şüphe cümleleri fısıldaması. Bu noktada önemli olan şey şu: zihnin bu sorularla seni gerçeğe ulaştırmaya çalışmıyor, tam tersine seni sonsuz bir belirsizlik ve şüphe döngüsünde tutuyor.
Senin de söylediğin gibi, yaşamadığın şeyleri olmuş gibi zihninde canlandırman, imgelerle gözünün önüne getirebilmen, hatırlama ve hayal etme süreçlerinin beyinde ne kadar iç içe geçtiğini gösteriyor. Yani zihnin sana bir sahne oynatabiliyor, bu da gerçeklikten ayırt edilmesi güç bir his yaratabiliyor. Burada en kritik nokta şu: bir şeyin zihninde canlanıyor olması, onun yaşanmış olduğu anlamına gelmez. Bu, obsesif düşüncenin en güçlü yanılgısıdır.
Aynı zamanda, beynin sana "bu kadar büyük bir şeyi unutmuş olabilirsin" dediğinde aslında bir çarpıtma yapıyor. Çünkü senin de çok doğru ifade ettiğin gibi, yaşantısal belleğimiz özellikle yoğun duygularla ilişkili olayları kolay kolay silmez. Büyük ve bedensel teması olan bir deneyim, hele ki senin bu kadar hassas olduğun bir dönemde, bu şekilde tamamen unutulup gitmez. Buradaki “unutmuş olabilirsin” cümlesi aslında zihninin seni kaygıda tutma yöntemlerinden sadece biri.
OKB’nin işleyişinde genellikle şöyle bir döngü vardır:
Obsesyon (istemsiz düşünce/şüphe) ; “Ya gerçekten olduysa?”, “Ya unutuyorsam?”
Anksiyete (kaygı) ; “Eğer öyleyse onu kaybederim, bunu kaldıramam.”
Zorlantı (kontrol, kanıt arama, düşünceyi çözümlemeye çalışma) : “Hatırlıyor muyum? Kanıt var mı? En küçük detayı hatırlıyor muyum?”
Geçici rahatlama ama sonrasında tekrar aynı döngünün başlaması.
Yani aslında senin yaşadığın bu zihinsel halat çekme yarışı, OKB’nin tam merkezinde duran “kesinlik arayışı” ile ilgilidir. Ve ne yazık ki zihin burada hiçbir zaman %100 kesinliği vermez. Çünkü OKB’nin en güçlü yakıtı belirsizliktir.
Burada iyileşme açısından atılacak en değerli adım, zihninle bu savaşın kazananını bulmaya çalışmak değil, bu savaştan çıkabilmeyi öğrenmektir. Yani:
Gelen düşünceyi “doğru mu yanlış mı?” diye çözümlemeye kalkmadan fark etmek,
“Bu bir obsesyon, beynimin bana oynadığı bir oyun” diyebilmek,
Ve düşünceyle uğraşmadan, onu bastırmaya ya da çözmeye çalışmadan hayatına devam edebilmek.
Bunun kolay olmadığını biliyorum. Ancak senin güçlü bir farkındalığın var ve bu farkındalık sürece en büyük desteği sağlayacak.
Şunu da hatırlatmak isterim: OKB’de sık görülen şeylerden biri “gerçeklik testini kaybetme korkusudur. Senin de dediğin gibi yaşandı mı, yaşanmadı mı? sorusunda beynin sürekli şüphe üretiyor. Ama gerçek şudur ki:
- Böyle bir olay yaşanmış olsaydı, bedenin ve zihnin onun izini bırakırdı.
- “Unutmuş olabilirim” diye düşünmen, aslında OKB’nin sana kurduğu tuzaktır.
- Gerçek senin hatırladıklarında, korku ise zihninin ürettiklerinde saklıdır.
Son olarak şunu bilmeni isterim: Kaygı, vicdan azabı ve korku duyguların seni çok yorsa da bunların senin ahlakına, karakterine ya da değerlerine dair bir şey söylemediğini bilmeni isterim. Bu hisler senin kötü ya da yanlış bir şey yaptığının değil, hassasiyetinin ve sorumluluk duygunun göstergesi. Sen değerlerine bağlı bir insansın, bu yüzden zihnin en hassas noktandan seni yakalıyor.
Şu an yaşadıkların bir süreç, tedavinin ve terapötik çalışmaların da bu sürecin önemli bir parçası. Sen yalnız değilsin, bu yaşadıkların anlaşılır ve çalışılabilir bir durum. Zamanla zihninle savaşmak yerine ona farklı bir yerden yaklaşmayı öğrenebilir, bu yükü hafifletebilirsin.
Kendine karşı şefkatli olmanı, kaygının yükseldiği anlarda “bu sadece bir obsesyon, beynimin oyunu” diyerek kendine küçük hatırlatmalar yapmanı ve bu döngüyü fark ettikçe gerçekliğin tarafında kalmanı çok önemsiyorum.
Senin bu kadar içten anlatımın bile, sürecinle başa çıkma gücünün bir göstergesi 🌿
Uzman Klinik Psikolog Elif Kızılkaya