Ne hissedeceğimi bilemiyorum duygu durum bozukluğu yaşıyorum
Merhaba 30 yaşında çalışan bir kadınım çocuğum olduktan sonra eşimden yetersiz destek gördüğüm için evliliğim ters gitti ve bunun sonunca boşanmaya karar verdik ama şu anki eşim hala bizimle aynı evde yaşıyor bu duruma karşı nasıl haraket etmem gerektiğini çözemedim nasıl davranacağımı bilemiyorum eşim çalışmıyor yakında bana maddi açıdan destek olamayacak bu duruma nasıl yaklaşmalıyım? Cevaplarsanız çok sevinirim. Kolay gelsin.
Bu soru 25 Temmuz 2026 13:53 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin aynı evde yaşamaya devam etmesi hukuken yasak değildir ancak bazı riskler taşır.
Çekişmeli davalarda aynı evde yaşamak, Yargıtay tarafından bazen "affetme" veya "hoşgörü" olarak yorumlanabilir ve bu durum davanızın reddine yol açabilir.
Ancak ekonomik imkansızlıklar veya çocuğun bakımı gibi zorunluluklardan dolayı aynı evde yaşamak, Yargıtay'ın güncel kararlarına göre tek başına "af" sayılmaz. Bu durumda evlilik birliğinin fiilen sona erdiğini, örneğin odaların ayrıldığını ispatlamanız davanızın seyri açısından önemlidir.
Boşanma davası açıldığında hakimden müşterek konutun size ve çocuğunuza tahsis edilmesini isteyebilirsiniz. Genellikle çocuğun düzeninin bozulmaması için konut anneye tahsis edilir ve bu durumda eşinizin evden ayrılması gerekir.
Eşinizin çalışmıyor olması, size ve çocuğunuza karşı olan mali yükümlülüklerini tamamen ortadan kaldırmaz.
Eşiniz işsiz olsa bile mahkeme onun potansiyel iş gücünü, mal varlığını ve sizin ihtiyaçlarınızı gözeterek nafaka ödemesine karar verebilir. İşsizlik tek başına nafaka ödememe sebebi değildir.
Dava açılır açılmaz kendiniz ve çocuğunuz için geçici (tedbir) nafakası talep edebilirsiniz; bu destek davanın başından itibaren bağlanabilir.
Süreç içerisinde incinme, öfke, kırgınlık, suçluluk veya gelecek kaygısı hissetmeniz oldukça doğaldır. Bu duyguları yok saymak yerine onlara alan açmak ve "Bu duyguyu yaşaman çok anlaşılır" diyerek kendinize şefkat göstermek rahatlatıcı olabilir.
Boşanma aşamasında "Bundan sonra ne olacak?" sorusunun yarattığı belirsizlik kaygıyı artırır. Bu belirsizliği sürecin bir parçası olarak kabul etmek ve her şeyi aynı anda çözemeyeceğinizi bilmek stresinizi azaltabilir.
"Her şeyi ben halletmeliyim" düşüncesi kriz anlarında yükünüzü ağırlaştırır. Aile üyeleri, arkadaşlar veya sosyal destek sistemlerinden yardım istemeyi normalleştirin.
Eğer yaşadığınız psikolojik zorluklarla baş etmekte güçlük çekiyorsanız, mutlaka bir uzmandan (psikolog veya psikolojik danışman) yardım almalısınız. Uzman yardımı almak süreci anlamlandırmanıza ve dayanıklılığınızı artırmanıza yardımcı olur.
Yasal haklarınızı ve başvurabileceğiniz yerleri bilmek size büyük bir güç ve güven verir. Örneğin, maddi gücünüz olmasa bile adli yardım yoluyla ücretsiz avukat alabileceğinizi veya ekonomik yoksunluk durumunda devletten SED (Sosyal ve Ekonomik Destek) talep edebileceğinizi bilmek, geleceğe dair maddi kaygılarınızı ve dolayısıyla psikolojik baskıyı hafifletebilir.
Özetle; krizi inkar etmemek, duyguları konuşmaya açık olmak, esnek davranmak ve en önemlisi hem hukuki hem de psikolojik yardım almaktan çekinmemek bu dönemi daha huzurlu atlatmanızı sağlayacaktır.
Her zaman bize ulaşabilirsiniz.
Sevgilerle
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.