Neden asla kendimi yeterli ve bir yere ait hissetmiyorum ?
1 buçuk yıldır sürekli farklı insanlardayım farklı yerlerdeyim farklı hobiler farklı meslekler farklı alanlar hep bir farklılık.Asla içtenlik hissetmiyorum sanki alışmışım bıkmışım gibi normalde birinden hoşlanınca hissettiğim içtenlik o güzel hisler artık yok hevesim heyecanım yok gibi resmen ve bu beni boşlukta hissettiriyor neden ssla tamamlanamıyorum hiç bir konuda? İstediğim şey tekrar iyi masum içtenlik ve saf olabilmek umarım beni anlayabilirsin
Bu soru 14 Temmuz 2026 14:53 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Seni çok iyi anlıyorum; bu anlattıkların aslında insanın en derin yaralarından biri olan duygusal uyuşma ve içsel boşluk hissinin çok net bir yansıması. Neden esksi gibi hissedemiyorsun kısmından başlamak istiyorum.
Normalde birinden hoşlandığında hissettiğin o güzel duyguların artık olmaması, psikolojide anhedoni (haz alamama) olarak adlandırılır. Bu durum, sadece yoğun bir üzüntü değil, daha çok derin bir boşluk hissi ve içsel bir donukluk olarak yaşanır.
Zihnin, uzun süreli stres, değişim veya duygusal yük altında kaldığında kendini korumak için bir nevi enerji tasarrufu moduna geçer. Bu moddayken zihin, acı veren duyguları bastırmak için duvarlar örerken maalesef neşe ve heyecan gibi "iyi" hisleri de o duvarların arkasında bırakır.
Hayatı adeta bir otomatik pilot modunda, bir camın arkasından izliyormuş gibi hissetmen duygusal uyuşmanın en temel belirtisidir.
Neden Sürekli "Farklılık" Peşindesin ama Tamamlanamıyorsun?
Sürekli farklı insanlar, yerler ve hobiler denemen, aslında içindeki o boşluğu doldurma çabasının bir sonucudur.
İnsan zihni, başta kendisine haz veren yeni şeylere hızla alışır. Haz eşiği yükseldikçe, bir süre sonra hiçbir şey eski tadı vermez ve kişi daha fazlasını veya daha farklısını aramaya başlar; bu da derin bir tatminsizlik yaratır.
Viktor Frankl’a göre, bireyin anlam isteği tatmin edilmediğinde ortaya çıkan varoluşsal boşluk, kendini can sıkıntısı ve kayıtsızlık olarak gösterir. Sürekli meşguliyet (farklı hobiler, meslekler) bazen bu boşlukla yüzleşmekten kaçmak için kullanılan geçici bir yöntemdir.
Eğer mutluluğu sadece dışsal uyaranda (yeni bir yer, yeni bir insan) ararsan, bu mutluluk saman alevi gibi söner çünkü iç dünyanla doğru teması kurmamışsındır.
Tekrar İçten ve Saf Olabilmek Mümkün mü?
Özlediğin o masumiyet ve içtenlik haline geri dönebilmek için şu adımları uygulayabilirsin:
Kendini "bir şey hissetmeliyim" diye zorlamak süreci daha da zorlaştırır. Duyguların zorla gelmeyeceğini kabul etmek ilk adımdır.
Aradığın şey geçici coşkular (haz) değil, dinginliğe ve kabullenmeye dayanan iç huzuru olmalıdır. Huzur, dış dünyadaki ödüllerle değil, kendi iç dünyanla kurduğun doğru temasla mümkündür.
Sürdürülebilir bir iyi oluş, daha fazlasına sahip olmakla değil, şu an sahip olduklarına karşı takındığın tutumla (şükran hissiyle) ilgilidir.
Kendine karşı nazik olmayı dilemek, "yalnız değilim, diğer insanlar da zaman zaman böyle hisseder" diyebilmek ruhunu arındırabilir.
İçsel boşluk aslında hayatında yeni bir yön arayışının sinyalidir. Başkalarının beklentilerine göre değil, kendi öz değerlerine uygun bir yaşam inşa etmek seni o özlediğin içtenliğe yaklaştıracaktır.
Şu an hissettiğin bu boşluk senin bozuk olduğun anlamına gelmez; sadece iç dünyan dinlenmeye, anlaşılmaya ve şefkate ihtiyaç duyuyor. Kendine bu alanı tanıdığında, duyguların zamanla geri dönecektir.
Sevgilerle
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.