Sosyal Hayat

Neden hep ayni sekilde arkadaslik iliskilerim sonlaniyor

Gizli Kullanıcı6 Haziran 2026 22:58

Neden hep insanlarla kurdugum iliskilerde insanlar benimle ve gorunusumle alay ediyor her seferinde alay ediliyorum uzun sacliyim erkegim iki kulağımda kupe var kibar konusuyorum sesim ince ama yinede zekamla degil bedenimle elestiriliyorum bu canimi sıkıyor okula basladigimdan beri boyle beni oyunlarinin arasina da almiyorlardi cinsiyet konusunda da problemlerim var aileme nasil anlatırım bilmiyorum kendimi bazen kadin bazen erkek gibi hissesiyorum su anda bir erkek arkadasim var ve bana iyi davraniyor ama uzakta lütfen yardim edin okula basladigimdan beri yargilaniyorum herseyimden zaten derslerimde de basarisizim

Bu soru 15 Temmuz 2026 08:21 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı okurken uzun zamandır pek çok yükü tek başınıza taşımaya çalıştığınızı hissettim. Bir yandan insanların görünüşünüz, sesiniz, konuşma biçiminiz ve kendinizi ifade edişiniz üzerinden sizi yargılaması; diğer yandan kendinizi anlamaya çalıştığınız bir sürecin içinde olmanızın sizi ne kadar yorabileceğini tahmin edebiliyorum. Yazdıklarınızı birlikte ele almak isterim.


Paylaştıklarınızdan, okul yıllarınızdan bu yana sıklıkla dışlandığınızı, alay edildiğinizi ve olduğunuz hâlinizle kabul görmekte zorlandığınızı anlıyorum. Bir çocuğun ya da gencin, ait olmak istediği bir ortamda sürekli eleştirilmesi ve kendisini açıklamak zorunda hissetmesi zamanla yalnızca çevresine değil, kendisine bakışını da etkileyebilir. Bazen insan, başkalarının kendisi hakkında söylediklerini kendi gerçeğiymiş gibi düşünmeye başlayabilir. Oysa bunlar, sizin kim olduğunuzu ya da değerinizi belirleyen şeyler değildir.


Yazdıklarınızı okurken, insanların çoğu zaman sizi tanımaya çalışmaktan çok görünüşünüze odaklandıklarını hissettim. Oysa her insan gibi sizin de görülmeye, anlaşılmaya ve dış görünüşünüzden bağımsız olarak kim olduğunuzla tanınmaya ihtiyacınız var. Uzun saçlı olmanız, küpe takmanız, ses tonunuz ya da kendinizi ifade etme biçiminiz sizin kimliğinizin birer parçası olabilir; ancak bunların hiçbiri sizi daha değerli ya da daha değersiz yapan özellikler değildir.


Yazınızda dikkatimi çeken bir diğer nokta ise kendinizi bazen kadın, bazen erkek gibi hissettiğinizi paylaşmanız oldu. Bunun sizin için nasıl bir anlam taşıdığını ya da size neler hissettirdiğini tam olarak bilemem. Ancak bu süreci yaşamaya çalışırken zaman zaman kafanızın karışması, yalnız hissetmeniz ya da "Bunu aileme nasıl anlatacağım?" diye düşünmeniz oldukça anlaşılır görünüyor. Kendinizi anlamaya çalışıyor olmanız, aceleyle bir sonuca ulaşmanız gerektiği anlamına gelmez. Bazen insanın önce kendi duygularına merakla yaklaşmaya, onları yargılamadan dinlemeye ve kendisine zaman tanımaya ihtiyacı olabilir.


Ailenize bunu anlatma konusunda yaşadığınız kaygı da oldukça anlaşılır. Özellikle nasıl karşılanacağınızı bilememek, insanı hem konuşmak istemeye hem de konuşmaktan çekinmeye itebilir. Böyle zamanlarda, öncelikle kendinizi güvenli hissedebileceğiniz bir ortamda duygularınızı keşfetmek ve anlamlandırmak, sonraki adımlar konusunda size daha fazla netlik kazandırabilir.


Bir erkek arkadaşınızın olduğunu ve size iyi davrandığını söylemeniz de dikkatimi çekti. Uzun süre yargılanmış ve anlaşılmadığını hissetmiş biri için, kabul gördüğünü hissettiği bir ilişkinin destekleyici olması oldukça kıymetlidir. Bununla birlikte, zamanla kendinizle kurduğunuz ilişkinin de güçlenmesi; kendinize nasıl baktığınızın ve kendinize nasıl davrandığınızın da en az diğer ilişkiler kadar önemli olduğunu hatırlatmak isterim.


Derslerinizde zorlandığınızı da paylaşmışsınız. Bazen insan uzun süre incinmiş, dışlanmış ya da kendisini sürekli savunmak zorunda hissetmişse, zihni de bu yükü taşımaktan yorulabilir. Böyle dönemlerde odaklanmakta, motive olmakta ya da akademik olarak eski performansını sürdürememekte zorlanmak şaşırtıcı değildir. Bu nedenle yaşadığınız güçlükleri yalnızca akademik başarınız üzerinden değerlendirmemek de önemlidir.


Belki de bu süreçte kendinize şu soruları sormayı deneyebilirsiniz: "Başkalarının bana söyledikleriyle, benim kendim hakkında hissettiklerim ne kadar aynı?", "Kendimi en çok hangi ortamlarda olduğum gibi hissedebiliyorum?", "Bana kendimi güvende hissettiren insanlar kimler?" Bazen bu soruların kesin cevaplarını hemen bulamayabilirsiniz. Ancak kendinizi yargılamadan bu soruların üzerinde durabilmek bile, kendinizi daha yakından tanımanıza katkı sağlayabilir.


Eğer imkanınız varsa bir psikologtan destek almayı da düşünebilirsiniz. Uzun yıllardır yaşadığınız dışlanmışlık duygusunu, kendinizle ilgili aklınızı kurcalayan soruları ve bugün yaşadığınız zorlukları yargılanmadan konuşabileceğiniz güvenli bir alanın size iyi gelebileceğini düşünüyorum. Çünkü yazdıklarınızdan, yaşadığınız deneyimlerin birkaç cümleye sığmayacak kadar derin olduğunu hissettim. İç dünyanıza güvenle ve yargılanmadan alan açılmasının, hem kendinizi daha iyi anlamanıza hem de bu süreçte kendinize daha şefkatle yaklaşabilmenize katkı sağlayabileceğine inanıyorum.


Son olarak şunu bilmenizi isterim; insanların size söyledikleri, sizi nasıl gördükleri ya da sizi hangi kalıpların içine yerleştirdikleri sizin değerinizi belirlemez. Siz, olduğunuz hâlinizle de, kendinizi tanımaya ve anlamaya çalıştığınız bu süreçte de, olmak istediğiniz kişiyi keşfederken de aynı değere sahipsiniz. Kendinizi hemen tanımlamak ya da herkese açıklamak zorunda değilsiniz. Kendinize zaman tanımaya, duygularınızı merakla dinlemeye ve kendinize şefkatle yaklaşmaya hakkınız var.


Umarım zamanla, başkalarının sesinden çok kendi sesinizi duyabildiğiniz; olduğunuz kişi olarak kabul gördüğünüz, kendinizi güvende ve değerli hissedebildiğiniz ilişkilerin çoğaldığı bir yaşamınız olur.


Tekrardan danışmak istediğiniz bir konu olursa sizin için her zaman burada olacağım.

Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular