Neden hep imkansız kişilere çekiliyorum?
merhaba betül hocam eskiden yazdığım günlüğüme bakarken hep uzak mesafeli benden haberi bile olmayan olsa dahi bi sonuca varmayan kişileri idealleştirip onlardan hoşlandığımı farkettim. mesela daha yeni uzak mesafeli iletişimim olan çocukla bitti bunun diperlerinden farkı 3 sene konuştuk ama görüşmedik kafamda idealleştirmiştim bu çocuğu. aslında bana hiç uygun değil asla biliyorum ama aklıma geliyor ve kopmakta kabullenmekte zorlanıyorum 1 ay oldu. engelleştik o kişiyle çünkü bana zarar vermeye başladı mental olarak o bana bişey yapmıyodu ama ben o kadar beklentiye girdim ki hep çabalayan istekli ben oldum. en sonda saçmaladım ve kavga ederk bitti.. eski günlüğüümü okurken de 2 kişiye daha bu şekilde bağlandığımı sevdiğimi fark ettim.. hep bi hayal dünyasında yaşamışım ben hiç gerçeğe dökülmedi bi nevi platonik takılmışım ve bu döngü hala daha devam ediyor. artık çok sıkıldım sürekli birileriyle olma hayali kurup en sonunda bişey olmuyor ve üzülen ben oluyorum.. bunu nasıl değiştirebilirim? psikoloğa gitmek isterim ama seanslar cidden pahalı.. size sorayım dedim..
Bu soru 21 Kasım 2025 14:51 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Psikoloğun Videolu Cevabı
Video Transkripti
Merhaba sevgili danışan, yazlıklarını okuduğumda hissettiğin yorgunluğu anlayabiliyorum. Hep aynı döngünün içerisinde kendini buluyorsun ve neden hep imkansıza çekiliyorum diye düşünüyorsun. Anlattıkların öylesine bir hoşlanma biçimi ya da birbirini idareleştirme, pilotenik olma değil...
Çocukluktan gelen duygusal ihtiyaçlarının, beklentilerinin karşılanmaması ile yetişkinlikte gördüğüm bir yansıma. Bu yansımanın nedenleri sandığından daha büyük olabilir. Hadi gel birlikte bakalım neden hep imkansıza çekiliyor olabilirsin. Çünkü bu durum çoğu zaman gerçek aşktan değil, görülme, değerli hissetme, güvenli bağlanma ihtiyacından doğuyor.
Uzak, ulaşılmaz, seni tam seçmeyen, net olmayan ya da fiziksel, duygusal olarak erişilebilir olmayan kişiler bazı şeyleri tetikliyor. Örneğin seni reddetmeyecek gibi görünüyorlar çünkü aslında gerçek bir ilişki başlamadığı için risk yok. Ya da hayal kurmak daha güvenilir geliyor çünkü hayalde incinme ihtimali düşük. Ya da gerçek bir yakınlıkla yüzleşemiyorsun, bu da beni biri gerçekten tanırsa terk eder korkusuyla insanları da daha sık görülebiliyor.
Ulaşılmayan kişiye bağlanmak çocuklukta ulaşılmaya çalışılan ama tam anlamıyla orada olmayan bir ebeveyn figürüne de bizi götürebiliyor. Psikolojide buna tekrarlanma zorlantısı deniyor. Bu yüzden aslında bilinçli olarak değil, bilinç dışı bir ihtiyaçla hareket ediyorsun. Sanki o imkansız kişiden alacağın ilgi, küçük seni, beni biri gerçekten seçecek mi sorusunun cevabına götürebileceğini düşünüyorsun.
Ama o cevap hiç zaman gelmiyor çünkü yanlış adrese gidiyor. İdareleştirdiğin kişilerle bağ kurmak neden kolay? Gerçek kişiler seni korkutabilir. Gerçek bir ilişki sorumluluk gerektirir, duygusal açıklık gerektirir, kırılganlık gerektirir, görünür olmanı gerektirir. Bu dört maddede senin bağlanma stilinde kaygılı, kaçıngan dinamikleri olan kişiler için çok ağır gelir.
Sen bunların yerine şunu seçiyorsun: Ben onu hayalimde mükemmelleştiririm. O beni reddetmez. Ben çabalarım ama tamamen de kaybetmem diyorsun. Bu kontrolün sende olması hissi veriyor. Fakat bunun bedeli senin için çok yüksek. Çünkü kronik bir şekilde devam eden bir hayal kırıklığın var, bitmeyen bir üzüntün var, platonik bağlanmalar veya enerji tükenmesi görüyorsun.
Yazlıklarından net bir şekilde görüyorum ki üç farklı kişide aynı düngüyü yaşamışsın. Bu bir tesadüf değil, bu bir örüntü. Bana uygun olmadığını biliyorum ama aklıma neden geliyor kısmı da duygusal bir bağımlılık döngüsü olabilir. Yani birine uygun olmasan bile zihnin o kişiye duygusal bir tamamlanma imgesi haline getiriyor. Onunla gerçek bir ilişki yaşamadığın için hayal kuracak çok alan oluyor.
Hayal kurmak dopamin salgılatıyor. Dopaminde beynin ödül mekanizması. Bu yüzden kopman zorlaşıyor. Kiminle bağ kurduğun değil, hangi duyguyu bağlanarak yaşattığın önemli. Ve bu duygu sana göre görünme isteği, seçilme arzusu, birinin gerçekten seni fark etme ihtiyacı olabilir. Bu duygu uzak mesafe ilişkilerdeki şahsına karşı değil de kendine açamadığı duygulara bağlanıyor.
Hep ben çabaladım, hep ben istedim, neden tekrarlanıyor diyorsun. Çünkü içindeki küçük kız hala şu sorunun peşinde: Ben yeterince iyi olursam biri beni seçer mi? Bu sorunun cevabına gitmeden hep uzak ilişki, hep zor ilişki, hep net olmayan kişi sana cazip gelecektir. Çünkü zihninde şu kurulu: zor olan kişiyi kazanırsam değerim ispatlanmış, belki de çok çok artmış olur.
Ama çağımızın ilişkileri böyle çalışmıyor. Gerçek ilişkilerde karşılıklı ilgiye çaba, karşılıklı emek var. Tek taraflı bir şey asla sağlıklı değil. Peki bu döngüyü kırmak için ne yapabilirsin? Sana uygulanabilir bir şeyler söyleyeceğim ama tabii ki bunları bir profesyonel destekle yapman daha iyi olabilir.
Şimdi dopamin döngüsünün kırılması için beynin 6 ya da 8 hafta ihtiyacı olabiliyor. Sağlık yapmak, mesaj yazmak, eski konuşmaları tekrar tekrar okumak bu döngüyü yeniden başlatıyor. O yüzden kendini azaltarak bu döngüyü kırmak için bunları yapmayı bırakma hedefi koyabilirsin.
Kafanda sahneler kurduğunu fark ettiğinde kendine şunu söyleyebilirsin: Bu gerçek değil, bu bir his. Hisler geçici. Duygularımız bizim hava durumuna benziyor. Kimi zaman yağmurlu, kimi zaman şimşekli olabiliyor. Kasırga olabiliyor, güneşli olabiliyor. Uzak ilişkilerin çekilmenin temel sebebi yakınlıktan korkman. Bu yüzden duygusal yakınlığı destekleyen arkadaşlıklar kurman da senin için iyileştirici olur.
Duygusal ihtiyaçlarını fark edebilirsin. Fark etmeyi de şu sorularla yapabilirsin aslında: Benden haberi olmayan kişiye bağlanınca hangi duygumu doyuruyorum? Gerçek bir ilişkide beni en çok ne korkutuyor? Neden hep çaba bende oluyor? Neden seçilen değil, seçmeye çalışan oluyorum? Bu soruların cevapları seni aynı zamanda benliğine de götürecek.
Biraz ağır gelebilir bu cevaplar. Yüzleşmekten korktuğun şeyler de gelebilir. Ama yine de cevaplandırmayı deneyebilirsin. Seans ve cüretlerin özellikle bu dönemde çok can yaktığını biliyorum. Öğrenci indirimi sağlayan psikologlar oluyor. Online seanslar bu konuda daha erişilebilir oluyor. Bazı psikologlar sosyal medya hesaplarında öğrenciye kontenjan açtığını veya bütçesi nedeniyle erişimi zor olan kişilere kontenjan açtıklarını söylüyor. Onlara ulaşabilirsin.
Son olarak sen bozuk değilsin, sadece yorgunsun. Seni imkansıza çekinmen yanlış bir tercih değil. Bu sadece bilinç dışının eski duygularla başa çıkma mekanizması ve bu değiştirilebilir. Yalnız değilsin. Bu döngüyü daha önce kırmış insanlar var. Sen de kırabilirsin. Umarım cevabın faydalı olmuştur. Aklına takılan bir şey olursa yorumlarda sorabilirsin. Yeni bir sorun varsa bizlere erişim sağlayabilirsin.
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
Bulut Meditasyonu
Küçük Şükür Molası
hocammmm çok teşekkür ederim gerçek bi online görüşmedeymişim gibi hissettim... sizinle gerçekte seans almayı çok isterdim ama izmirde değilim malesef... dediklerinize harfiyen katılıyorum.. yakın bi ilişkiden korkup çekiniyorum ama uzaktan daha kötüymüş bu yakından yaşasaydım en azından kafamda idealleştirmezdim o kişiyi... çok teşekkürler yeniden....
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.
Yorumlar
sinemm
hocammmm çok teşekkür ederim gerçek bi online görüşmedeymişim gibi hissettim... sizinle gerçekte seans almayı çok isterdim ama izmirde değilim malesef... dediklerinize harfiyen katılıyorum.. yakın bi ilişkiden korkup çekiniyorum ama uzaktan daha kötüymüş bu yakından yaşasaydım en azından kafamda idealleştirmezdim o kişiyi... çok teşekkürler yeniden..
21 Kasım 2025 16:07Psk. Betül Canbel
Merhaba Sevgili Danışan, Rica ederim. Güzel geri dönüşleriniz için ben de teşekkür ederim. Online görüşme de yapıyorum. Uygun ücretli kontenjanım da bulunuyor. İnstagram üzerinden ulaşabilirsiniz😊 Sevgiler, Psikolog Betül Canbel
21 Kasım 2025 18:22