Neden istediğim ilişkiyi yaşayamıyorum?
Kendimi beğenmekte ve bazı ortamlarda ifade etmekte zorluk çekiyorum. sanki her kes bana küçümseyerek bakıyor. beğendiğim erkeklerin beni hiç bir zaman beğenmeyeceğini ve bunu hak etmediğimi düşünüyorum. kendimi nasıl seve bilirim ve olduğum gibi ifade ede bilirim? istediğim ilişki hayatıma bir gün gelecek mi? hayaller dünyasında ilişki yaşıyorum çünkü gerçekte olmuyor. sebebi nedir? güzel olmadığımı düşünüyorum ve buna inanıyorum. kendime bakamıyorum bazen sesimi duymak istemiyorum. teşekkürler şimdiden.
Bu soru 8 Haziran 2025 11:03 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Yazdıklarınızı büyük bir dikkatle okudum ve her bir cümlenizin ne kadar derin bir duygusal yük taşıdığını anlayabiliyorum. İç dünyanızda yıllardır sessizce büyüyen bir değersizlik hissiyle, kendinizi dış dünyanın onayına mahkûm edilmiş gibi hissettiğiniz çok açık. Bu duyguya sahip olmak asla bir zayıflık değildir. Aksine, sizin ne kadar hassas, içgörülü ve derinlikli biri olduğunuzu gösterir. Şu anda yaşadığınız duygular, yalnızca ilişkilerle ilgili değil, aynı zamanda benliğinizin temel yapı taşlarıyla da yakından bağlantılıdır. Bu nedenle sizinle birlikte bu hislerin iç yüzüne bakmak, çok kıymetli bir adım.
Kendinizi beğenemediğinizi ve dış dünyadan küçümseyici bakışlar aldığınızı düşündüğünüzü belirtiyorsunuz. Aslında bu, çoğu zaman başkalarının size nasıl baktığından çok, sizin kendinize nasıl baktığınızla ilgilidir. İç sesiniz, uzun zamandır sizi eleştiriyor gibi görünüyor. Belki çocukluğunuzdan itibaren eleştirilmiş, yeterince onaylanmamış, görünmez kalmış ya da sadece başarıyla değer görmüş olabilirsiniz. Bunlar zamanla sizin kendi benliğinizi değerlendirme biçiminizi belirler. Sonuç olarak, sizinle aynı duygusal enerjiyi taşımayan biriyle karşılaştığınızda, "o beni neden istesin ki?" diye düşünebiliyorsunuz.
Kendinizi değersiz hissettiğinizde, beğendiğiniz kişilerin sizi beğenmeyeceğine inanmak doğal hale gelir. Çünkü beyniniz, yaşadığınız duygusal örüntüleri doğrulamak ister. Bu da sizi sürekli olarak “ben sevilmem, ben güzel değilim, ben hak etmiyorum” düşünce döngüsünde tutar. Oysa bu düşünceler gerçeği değil, geçmişte öğrendiğiniz inançları yansıtır. Bu noktada şunu sormanızı isterim: “Bu düşünceler bana mı ait, yoksa zamanla içselleştirdiğim başka sesler mi?” Belki bir aile üyesi, belki geçmişteki bir öğretmen, belki toplumsal güzellik kalıpları… Bu iç sesin gerçekten sizin sesiniz olup olmadığını sorgulamak, iyileşmenin ilk adımıdır.
Kendinizi ifade ederken zorlanmanız, yalnızca özgüven eksikliğine değil, geçmişte duygularınızı ifade ettiğinizde anlaşılmamış ya da bastırılmış olmanıza da dayanıyor olabilir. Belki birileri size "abartıyorsun", "duygusal olma", "sen de çok alıngansın" gibi cümlelerle aslında sizi değil, sadece tepkilerinizi şekillendirdi. Bu da zamanla duygularınızı bastırmanıza, kendi gerçekliğinizi değersizleştirmenize sebep oldu. Bu bastırma, ilişkilerde kendinizi rahatlıkla ifade edememenize, istemek yerine hayal kurmakla yetinmenize yol açabilir.
Gerçek bir ilişki yaşayamamanızın temelinde de bu içsel inançlar yatıyor olabilir. Bir yandan sevilmeyi çok isterken, diğer yandan “nasıl olsa olmaz” inancı size duvar örüyor olabilir. Kalbiniz açık ama kapının önünde “değmez” diyen bir bekçi var gibi. Bu çelişki, sizi gerçek ilişkilerden uzak tutup hayallerde yaşamaya yönlendirebilir. Çünkü hayallerdeki kişi sizi ne incitir, ne reddeder. Hayal kurmak, kontrol edilebilir bir duygusal deneyimdir. Oysa gerçek ilişkilerde risk vardır, görünürlük vardır, kırılma ihtimali vardır. Ve siz, reddedilme korkusunu çok uzun zamandır içinizde taşıyorsunuz gibi görünüyor.
Güzel olmadığınızı düşündüğünüzü belirtiyorsunuz. Bu cümlede çok fazla toplumsal yük var. Güzel olmak, genellikle dar kalıplarla tanımlanan, dış görünüşle sınırlı bir kavram gibi sunulsa da, aslında çekicilik, sıcaklık, zarafet, içtenlik gibi birçok katmanı vardır. İnsanlar genellikle, kendilerini en çok kabul ettikleri alanlarda en parlak halleriyle görünür olurlar. Siz kendinize “çirkinim” dedikçe, dünyaya da bu hissi taşırsınız. Kendine güvenen biri, fiziksel özelliklerinden bağımsız olarak dikkat çeker. Önemli olan başkalarının sizi nasıl gördüğü değil, sizin kendinize nasıl baktığınızdır.
Peki kendinizi nasıl sevebilirsiniz? Bu uzun bir yolculuk. Ama küçük adımlarla başlamak mümkün. Öncelikle, her gün kendinize küçük bir nezaket gösterin. Aynaya baktığınızda, yüzünüzde beğendiğiniz en ufak bir detaya bile odaklanın. Bu bir çene hattı, bir bakış, bir çil, bir ifade olabilir. Kendinize iyi gelecek, sizi rahatlatacak küçük rutinler belirleyin. Sesinizi sevmediğinizi söylemişsiniz; belki başlangıçta bu sesle kısa bir ses kaydı yapıp dinlemek bile zor olabilir. Ama bu, kendi sesinizle barışmanın ilk adımı olabilir. Kendinize ait olana alışmak, onu sahiplenmekle mümkün olur.
Ayrıca, duygularınızı bastırmadan, yazıya dökmek de çok iyileştirici olabilir. Kendinize günlük tutabilir, hayallerinizi, korkularınızı, öfkenizi kağıda aktarabilirsiniz. Bu, ifade etmeyi öğrenmenin güvenli bir yoludur. Duygularınızın görünür olması için önce sizin onları kabul etmeniz gerekir.
Bu süreçte profesyonel destek almak da sizin için büyük bir fark yaratabilir. Terapi, sadece geçmişi konuşmak ya da “sorun çözmek” için değil, aynı zamanda kendini yeniden inşa etmek, özşefkat geliştirmek, iç sesinizi dönüştürmek için de vardır. Terapi odası, yargılanmadan duyulacağınız, olduğu gibi kabul edileceğiniz bir alandır. Bir psikolog size “neden böyle hissediyorsun?” demez, “nasıl birlikte çalışabiliriz?” diye yaklaşır. Bu da zamanla sizin kendinize güveninizi yeniden kazanmanıza yardımcı olur.
Sevgili danışan, şunu bilmenizi isterim: Sizin istediğiniz gibi bir ilişki hayatınıza gelebilir. Ama önce o ilişkiyi içeride kurmanız gerekir. Kendinizle kurduğunuz bağ güçlendikçe, dış dünyada kuracağınız ilişkiler de güçlenir. Kendinize değer vermeye başladığınızda, size değersiz hissettiren kişilere karşı doğal bir mesafe koymaya başlarsınız. Bu da sizi gerçek anlamda değer göreceğiniz ilişkilere daha çok yaklaştırır.
Son olarak, yalnız değilsiniz. Sizinle benzer duyguları taşıyan birçok insan var. Ama asıl önemli olan, bu duygularla baş etmeye çalışan ve bu uğurda cesurca adım atan sizsiniz. Bu soruyu sormak, kendinizle ilgili bir değişim isteğinizin olduğunu gösteriyor.
Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğiniz başka bir soru veya aklınıza takılanları yeni bir soru oluşturarak bizlere sorabilirsiniz.
Sevgiler,
Psikolog Betül Canbel
çok teşekkür ederim.✨
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.
Yorumlar
Psk. Betül Canbel
Merhaba Sevgili Danışan, Rica ederim. Güzel geri bildirimleriniz için ben de teşekkür ederim. Yeniden bir sorunuz olursa buradayız. Sevgiler, Psikolog Betül Canbel
9 Haziran 2025 11:51