Neden kendimden büyük erkeklerden hoşlanıyorum?
Merhaba 2002 doğumluyum yani 24 yaşındayım.
bu zamana kadar çoğu erkek arkadaşlarım benden büyüktü önce 5 6 yaş farkı ile başladı sonra 9, 10 derken en fazla 15 yaş fark olan biriyle sevgili oldum.
kendimden büyük erkeklerle olduğumda daha mutluyum onlarla ilişki yaşamak ve vakit geçirmek beni çok etkiliyor.
yaşça küçük erkeklerle oturup sohbet ettiğimde bile sıkılıyorum sohbet sarmıyor ya da gelecek vadettiklerini hissetmiyorum. Zaman kaybı ve boşa çaba gibi geliyor.
Büyük erkeklerle sevgili olmam yani bu durum anormal mi yoksa normal mi emin değilim.
bu şekilde düşünüyor olmamın sebebi sizce ne olabilir bu eğer bir sorunsa, bu sorunu kendim nasıl çözebilirim.
Bu soru 20 Nisan 2026 09:38 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Anlattığınız örüntüye klinik bir gözle baktığımızda bunu tek bir nedene indirgemek yerine, birden fazla psikolojik sürecin kesişimi olarak değerlendirmek daha doğru olur. Bu tür tekrar eden partner tercihleri genellikle kişinin duygusal ihtiyaçları, ilişki şemaları ve kendilik algısı ile yakından ilişkilidir.
İlk olarak, daha büyük partnerlere yöneliminiz büyük olasılıkla yaşın kendisinden çok, yaşla birlikte temsil edilen özelliklerle ilgilidir.
Daha büyük bir erkek figürü; netlik, kararlılık, deneyim ve yön duygusu gibi unsurları çağrıştırır. Bu özellikler, özellikle belirsizliğe karşı hassasiyeti olan bireylerde güçlü bir çekim yaratır. Eğer ilişkilerde öngörülebilirlik ve güven aranıyorsa, bu ihtiyacı daha hızlı karşılayan partnerlere yönelinir. Daha büyük biriyle birlikteyken hissettiğiniz rahatlık, muhtemelen bu ihtiyacın karşılanmasından kaynaklanıyor.
İkinci olarak, yaşıtlarınıza yönelik sıkılma hissi sadece karşı tarafın yetersizliğinden değil, sizin zihinsel konumlanmanızdan da etkileniyor olabilir. Burada devreye bir tür bilişsel filtre girer. Zihniniz, belirli bir yaş grubunu daha yüzeysel, daha az ciddi ya da daha az gelecek odaklı olarak kategorize etmiş olabilir. Bu da daha iletişim başlamadan ilginizin düşmesine neden olur. Bu tür genellemeler fark edilmediğinde kendini doğrulayan bir döngü oluşturur. Yani siz düşük beklentiyle yaklaşırsınız, bu da etkileşimi sınırlı tutar ve sonunda gerçekten sıkılırsınız.
Üçüncü ve daha derin bir boyut ise ilişkideki rol dağılımıdır. Daha büyük partnerlerle kurulan ilişkilerde, çoğu zaman biri daha yön veren, diğeri daha uyumlanan bir pozisyonda olabilir. Bu dinamik bazı kişiler için rahatlatıcıdır çünkü sorumluluğun bir kısmı karşı tarafa bırakılır. Ancak bu durum uzun vadede kendi karar alma, sınır koyma ve eşit ilişki kurma becerilerini gölgeleyebilir. Bu nedenle burada dikkat edilmesi gereken şey, ilişkide kendinizi ne kadar aktif ve özne olarak konumlandırabildiğinizdir.
Ayrıca bu tercih bazen psikodinamik bir ihtiyaçla da ilişkili olabilir. Kişi, farkında olmadan daha güçlü, daha bilgili ya da daha koruyucu bir figüre yönelerek duygusal bir denge kurmaya çalışabilir. Bu, geçmiş deneyimlerden öğrenilmiş bir ilişki modeli olabilir. Sözgelimi bir baba arıyor olabilirsiniz. Geçmişte doyurulmamış bir ihtiyaç şimdi yetişkinlikte bu sayede doyurulmak isteniyor olabilir. Burada önemli olan bunu sorun olarak etiketlemek değil, neyi telafi ettiğini anlamaktır. Örneğin bu ilişkilerde kendinizi daha güvende mi hissediyorsunuz, yoksa daha değerli ve görülmüş mü?
Bu normal mi anormal mi diye sormuşsunuz. Aslında durumlara bu şekilde katı sınıflandırmalar şeklinde bakmak yerine bunun sizdeki anlamına odaklanmamız aha faydalı olacaktır. Çünkü sergilenen davranışların altında birden fazla neden var. Bu nedenler bazı motivasyonlar ve ihtiyaçlar ile ilişkili. Bu ihtiyacı bulmak ve davranışlarınızın altında yatan nedenleri anlamak gerekiyor.
Umarım yazdıklarım sizin için faydalı olmuştur. Eğer konuşmak veya soru sormak isterseniz cevaplamak için burada olacağım. Görüşmek üzere.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.