Romantik İlişkiler

Neden kopmakta zorlaniyorum veya zorlandım?

Gizli Kullanıcı9 Ağustos 2025 10:04

Merhaba hocam Ben iki senedir sanaldan bı çocukla konuşuyodum ama artık bitti çünkü yolumuz bir değil beklentilerimiz bir değil . Ve zaten benden beş buçuk yaş küçük. Uzak mesafedeyiz de hiç bulusmadik. Engel üstüne engel yani... Eninde sonunda bitti zaten bir gün biteceğini biliyodum ama belki biseyler olur şansımız olur biseyler için çabalar ve bizden olur sandım ama malesef olmadı ... Normalde ben birine zor bağlanan biriyim ama bu hiç görmediğim birine nedense ilk başlarda bağlandım ve bu böyle sürüp gitti. Kopmam da çok zordu çok yıprandım . Hala da bazen stalkliyorum. Benim ilkimdi yani ilk defa biriyle bu kadar uzun süre konuştum. Uzun zamandır hayatımda olan tek erkek buydu bana ilgi veren buydu. İste bazen bittiğine dair şüphelerim oluyor hani vay bee bitti sonunda ama nasıl biter o kadar yıl konuştuk iyisiyel kötüsüyle keşke hiç konuşmasaydım çünkü bişey değişmedi anlık heyecan ve zevk biseye yaramiyomus.

Bu soru 9 Ağustos 2025 14:51 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,


Öncelikle yaşadığınız sürecin sizin için hem zihinsel hem de duygusal anlamda oldukça zorlayıcı olduğunu anlıyorum. İki yıl boyunca birine bağlanmak, hayatınızın belirli bir döneminde o kişiye sürekli olarak yer açmak, beklenti ve umut beslemek derin bir alışkanlık ve bağ duygusu yaratır. Bu bağın sanal ortamda kurulmuş olması, hiç yüz yüze gelmemiş olmanız, ilişkinin “gerçek” olmadığı anlamına gelmez. Beyin, ilişkiyi kurarken bedenin fiziksel buluşmaya ihtiyacı olmadan da duygusal bağ geliştirebilir. Özellikle sizin de belirttiğiniz gibi “ilk” olması, yani hayatınızda bu kadar uzun süre iletişim kurduğunuz, size ilgi gösteren ilk erkek olması, bağınızı daha da güçlü kılmış olabilir. Çünkü ilk deneyimler zihinde ve kalpte daha derin bir iz bırakır. Kopma sürecinde yaşadığınız zorlanma aslında yalnızca bu kişiden değil, aynı zamanda sizin hayatınızdaki bir dönemin kapanışından ve alışkanlıklarınızdan vazgeçmekten kaynaklanıyor.


Bu kopma sürecinde üç farklı alanın devrede olduğunu görüyoruz: biyolojik, psikolojik ve sosyal. Biyolojik olarak, iki yıl boyunca bu kişiyle iletişim kurarken beyniniz dopamin, oksitosin ve serotonin gibi “iyi hissettiren” nörokimyasalları salgıladı. Bu kimyasallar, her mesaj geldiğinde, her ilgi gördüğünüzde ya da ona dair hayaller kurduğunuzda tatmin duygusu yarattı. İlişki bitince ise bu kimyasal akış birden kesildiği için beyniniz bu boşluğu tolere etmekte zorlanıyor. Psikolojik boyutta ise bağlanma ihtiyacı, yalnızlık korkusu, geçmişten getirdiğiniz duygusal şemalar devreye giriyor. Eğer hayatınızda uzun süredir sizi özel hissettiren tek figür buysa, ondan kopmak “değerli hissettiğiniz” tek kaynağı kaybetmek gibi algılanabilir. Sosyal boyutta ise iki yıl boyunca bu kişinin sizin günlük hayatınızda kapladığı yer, onunla ilgili rutinler, alışkanlıklar ve düşünceler artık ortadan kalktığında “boşluk” hissi oluşur. Bu boşluk, kayıp duygusunu pekiştirir.


Sizin “ilk” olma vurgunuz çok önemli. İlk deneyimler yalnızca romantik ilişkilerde değil, hayatın pek çok alanında daha akılda kalıcıdır çünkü beynimiz onları kodlarken güçlü duygular eşliğinde kaydeder. Bu yüzden bazen kişi, bu ilişkinin kendisine aslında zarar verdiğini bilse bile ondan kopmakta zorlanır. Burada hem alışkanlık hem de idealizasyon devreye girer. Sanal ilişkilerde insanlar karşı tarafı daha çok kendi zihinlerindeki hayale göre şekillendirirler. Yani, belki de onunla ilgili hayal ettiğiniz bazı şeyler gerçekte hiç olmamış olabilir ama zihniniz bu hayalleri de “anı” gibi depoladığı için gerçek ile hayal iç içe geçmiş olur. Kopmakta zorlanmanızın bir nedeni de bu olabilir; siz yalnızca kişiden değil, zihninizdeki bu “ideal” hikâyeden de vazgeçmek zorunda kaldınız.


Bu süreçte “bağlanma” ve “kopma” ile ilgili düşünce kalıplarınızın önemli rolü var. Örneğin, “İki yıl konuştuk, bu kadar zaman boşa gitti”, “O bana ilgi gösteren tek erkekti”, “Belki hâlâ bir şans olurdu” gibi düşünceler, beyninize hâlâ kapının kapalı olmadığını düşündürüyor. Bu düşünceler, duygularınızı tetikliyor ve davranış olarak da sık sık “stalk” yapmanıza neden oluyor. Bu bir döngü: merak duygusu - stalk - eski anılar ve duyguların canlanması - yeniden bağ hissi - kopmada zorlanma. BDT’de bu döngüyü fark etmek ve düşünceyi yeniden yapılandırmak çok önemlidir. “O bana ilgi gösteren tek erkekti” düşüncesini “O dönemde bana ilgi gösterdi ama bu, başka kimsenin göstermeyeceği anlamına gelmiyor” şeklinde değiştirmek, zihninizi yeni olasılıklara açar.


Bağlanma kuramı açısından değerlendirdiğimizde, sizin bağlanma stilinizin bu ilişkide nasıl aktive olduğuna bakmak önemli. İlişkide kendinizi güvende hissetmek için karşı taraftan net bir bağlılık görmek istemişsiniz ancak o kişinin yaşı, olgunluk seviyesi, mesafesi ve beklentilerinin farklı oluşu bu güven ihtiyacınızı tam olarak karşılamamış. Yine de bağın uzun süre devam etmesi, duygusal açlığınızı belli ölçüde doyurduğu için bırakmak zor gelmiş. Bazı kişilerde, bağlanma nesnesi uzaklaştığında, ilişki sağlıksız olsa bile “bağı koparmak” bir kayıp gibi hissedilir. Bu yüzden de bitişin ardından hâlâ merak etmek, takip etmek ya da “acaba”larla yaşamak yaygın bir durumdur.


Kopma sürecinin “bir anda” gerçekleşen bir olay olmadığını kabul etmek önemli. Beyin ve kalp, alıştıkları bir bağı bırakırken zamanla yeni bir dengeye gelir. Bu dengeyi bulabilmek için kendinize zaman tanıyın ve “daha hızlı unutmalıyım” baskısını azaltın. İkinci olarak, tetikleyicilerinizi belirleyin. Stalk yapmak, eski mesajlara bakmak, onunla ilgili hatırlatıcı müzikler ya da sosyal medya paylaşımlarını görmek, duygusal yarayı yeniden açar. Bu yüzden kendinize, “Bu bana iyi hissettirecek mi, yoksa tekrar yaralayacak mı?” sorusunu sorun. Üçüncü olarak, kendi hayatınızı yeniden yapılandırın. İki yıl boyunca boşalan zamanınızı dolduracak yeni rutinler, hobiler, sosyal bağlantılar oluşturun. Bu, yalnızca dikkatinizi dağıtmak için değil, aynı zamanda kendinize “Bu bağı olmadan da yaşamı sürdürebilirim” mesajını vermek için önemlidir.


Zihinsel, duygusal ve bedensel iyileşmeyi birlikte desteklemenizi öneririm. Zihinsel olarak, olumsuz düşünce kalıplarınızı fark edip daha işlevsel alternatifler geliştirin. Duygusal olarak, kayıp ve yas sürecinizi yaşamanıza izin verin; bastırmak yerine hislerinizi yazarak, güvenilir biriyle konuşarak ya da psikolog desteği alarak ifade edin. Bedensel olarak, düzenli uyku, dengeli beslenme ve hafif fiziksel aktiviteler, duygusal dayanıklılığınızı artırır. Ayrıca mindfulness ve nefes egzersizleri gibi teknikler, zihninizin geçmişe ya da olasılıklara takılıp kalmasını azaltır.


Son olarak, bu sürecin size öğrettiği şeyleri fark etmek de iyileştirici olabilir. İlişkiden öğrendikleriniz, kendi sınırlarınız, ihtiyaçlarınız ve gelecekte nasıl bir partner istediğiniz konusunda size ipuçları verecektir. Unutmayın, kopmak demek tamamen silmek anlamına gelmez; bazen kopmak, geçmişin sizin üzerinizdeki etkisini yönetebilmek ve bugününüze yön verebilmektir. Siz kendi hayatınızın merkezine tekrar yerleştiğinizde, bu bağın etkisi zamanla azalacaktır.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğiniz farklı bir soru veya aklınıza takılanları yeni bir soru oluşturarak bizlere iletebilirsiniz.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

alinti

Hocam siz cansiniz teşekkürler güzel yorumunuz içinnn. İyi ki sizi tanımışım yorumlarıniz inanın ki ilaç gibi. Buraya soru sorduğumda hep keşke Betül Hoca cevaplasa diyorum🫢🥹♥️🦕🪽🐞🪬

Yorumlar

Psk. Betül Canbel

Merhaba Sevgili Danışan, Güzel geri dönüşleriniz için ben de teşekkür ederim. Tekrar bir sorunuz olduğunda buradayız. Soruyu benim cevaplamamı istediğiniz durumlarda bunu belirtebilirsiniz. Kendinize iyi bakmanız dileğiyle. 😊🌼 Sevgiler, Psikolog Betül Canbel

12 Ağustos 2025 09:22
Gizli Kullanıcı

Soru başlığında mi belirteyim adınızı yoksa soru sorarken bitiminde mi hocam? Başlıkta bir kere yazmıştım ama site tarafından düzeltildi

12 Ağustos 2025 14:17
Psk. Betül Canbel

Soruyu detayını yazarken başında belirtebilirsiniz

12 Ağustos 2025 14:53

Cevaplanmış benzer sorular