Psikoloji

Nefes alamıyorum artık tükendim

Gizli Kullanıcı21 Aralık 2025 19:02

Nefes alamıyorum artık tükeniyorum. 9.5 ay önce bebeğim oldu erken doğum 1870 gr doğdu 20 gün küvezde yattı. Yanımda ne annem vardı nede eşimin ailesi yapayalnız bıraktılar ama bilerek isteyerek gelmediler işlerine gelmedim. Çocuğum eve geldi 9.5 aydır yapayanlız baktım ilk çocuğumdu hiçbir şey bilmiyordum. Aslında yardıma çok acizdim. Bez bağlamasını bile hemşireden öğrendim. Anneme çok kırgınım. Bu süreçte çocuk ev işleri kocamın dertleri hep omzuma bindi yük gibi. Yapamadım. Ama yapmaya çalıştım. Sabah bir şekilde kalktım ayağa ama son 1 aydır aşırı öfke sorunum var durduk yere eşime laf söyleyip kavga çıkartıyorum. Her şeye sinirleniyorum. Dayanamıyorum. Hiç dinlenemiyorum. Kendim için hiçbir şey yapamıyorum. Nefes alamıyorum. Aşırı yorgunum fiziksel ruhsal olarak kendimi çıkmazda hissediyorum bir kapana kısılmış gibiyim. Artık insanları sevmemeye başladım. Dışarı çıkmak bile istemiyorum artık bir ortamdan oturunca başım ağrıyor sinir geliyor eve gidince yapacak olduğum işleri düşünüyorum. Gece bile sürekli ev işleri yapıyorum

Bu soru 29 Aralık 2025 11:25 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,

Bahsetmiş oldukların doğum sonrası dönemin ne kadar ağır geçtiğini gösteriyor. Erken doğum, bebeğin küvez süreci, yanında destek olacak kimsenin olmaması ve tüm yükün senin omuzlarına binmesi seni hem fiziksel hem de ruhsal olarak çok yormuş. Bu süreçte yalnız hissetmen ve kırgınlıkların çok anlaşılır. Bu kadar yükü tek başına taşımak kolay değil. Son dönemde yaşadığın öfke patlamaları, sinirlilik, insanlardan uzaklaşma isteği ve sürekli yorgunluk aslında bedeninin ve zihninin ‘artık dayanacak gücüm kalmadı’ demesi. Bu senin suçun değil; bu, yaşadığın yoğun yükün doğal bir sonucu.

Bu noktada kendine küçük alanlar açmak çok önemli. Gün içinde kısa da olsa sadece senin için bir şey yapmak — örneğin sevdiğin bir müziği dinlemek, sıcak bir duş almak, kısa bir yürüyüş yapmak — zihnini toparlamana yardımcı olur. Ev işlerinde mükemmeliyetçi olmamaya çalışmak, ‘Bugün sadece en gerekli olanı yapacağım’ diyebilmek sana nefes aldırır. Öfke geldiğinde önce durup derin nefes almak ve kendine ‘Şu anda çok yorgunum, bu öfke yorgunluğun bir sonucu’ demek duygunu daha iyi yönetmene destek olur. Ayrıca düşüncelerini yazıya dökmek, gün içinde seni en çok zorlayan anları not etmek, hem farkındalığını artırır hem de yükünü hafifletir.

Bu süreçte eşinle açık iletişim kurmak da çok değerli. Ona ‘Ben çok yoruldum, biraz desteğe ihtiyacım var’ diyebilmek, yükü paylaşmanı sağlar. Eğer mümkünse yakın çevrenden küçük destekler istemek — örneğin bir öğleden sonra bebeğe bakmalarını rica etmek — sana dinlenme fırsatı verir. Kendine şu soruları sorabilirsin: ‘Şu anda benden beklenenler gerçekçi mi?’, ‘Benim ihtiyaçlarım nerede kalıyor?’, ‘Küçük bir değişiklik yaparsam bana nasıl hissettirecek?’ Bu sorular, yükün tamamını değil, küçük parçalarını yönetmeye başlamana yardımcı olur.

Eğer bu öfke, yorgunluk ve tükenmişlik hali devam ederse, bir psikologla görüşmek sana çok iyi gelebilir. Profesyonel destek, hem yaşadığın yükü paylaşmanı hem de öfke ile tükenmişliği daha sağlıklı yönetmeni sağlar. Sen bu süreçte yalnız bırakılmış olsan da aslında çok büyük bir çaba gösterdin. Şimdi kendine şu soruyu sorabilirsin: ‘Benim için en küçük, en ulaşılabilir destek adımı ne olabilir?’ Bu adımı bulmak ve uygulamak, çıkmazda hissettiğin bu döngüyü kırmanın ilk basamağı olacaktır.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular