Nefret duyguları
İntikam almak için hayatımı mahveden biri vardı. Gerçekten hakkımda saldırmadığı hiçbir şeyim kalmamıştı. Stresten psikoz geçirtti bu insan bana. Hakkımda dedikodular yaydı. Dışlandım, dalga geçildim, bana 'obje' dendi. Benim hakkımda konuşulurken Hitler'in haklı olduğu savunuldu. (Bana, yahudi ve türko takma adı takılmıştı.) Kendime zarar vermemi istedikleri belliydi yani. Güç dengesi bozuk olduğu için bu kadar sesleri çıkıyordu insanların. Beni seven, savunan birkaç insan olsa çıtları çıkmazdı. Bunlar yaşanırken aynı zamanda kişisel hayatımda da çok ağır sıkıntılarla uğraşıyordum. Babamın bipolar kişilik bozukluğuna sahip olduğunu öğrenecektik birkaç ay içerisinde. Evde üzerimize yürüyordu, tehdit edip korkutuyordu, 9 ay boyunca polis zoruyla akıl hastanesine götürüleceği zamana kadar duş almadı. Evde bunları yaşarken, okulda da bunları yaşıyordum. Gerçekten çok iğrenç şeyler yaşadım. Burada anlatamayacağım çok detay var. Artık daha fazla dayanamadım ve okula ara verdim, kalp sıkıntılarım ortaya çıktı. Ve daha bir sürü sağlık sıkıntısı. Aylardır terapi alıyorum. Nefretimi yeni yeni sindirmeye başladım. Uzun süre dua ettim. Bana yapılanların aynısını yaşayın ne az, ne çok diye.
Bana bunları yapan kişilerden birinin ocak ayında babası ölmüş. Önce kendim sebep olmuş gibi hissettiğim için berbat hissettim. Sonra da bana zarar gelince nasıl güldüğünü, mutlu olduğunu hatırlayıp bundan zevk aldım. Nefretimin iri akmıştı. Bu nefret hissiyle ne yapacağım?
Bu soru 18 Mart 2026 12:00 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yaşadıkların gerçekten bir insanın omuzlayabileceği sınırların çok ötesinde. Hem dışarıda sistematik bir zorbalık ve nefret söylemiyle (o kaba yakıştırmalar ve dışlanma) boğuşurken, hem de evde en güvenli kalen olması gereken yerde babanın hastalığının yarattığı o kaotik ve tekinsiz atmosferde hayatta kalmaya çalışmışsın.
O kişinin babasının ölümüyle senin duaların ya da nefretin arasında doğrusal bir bağ kurman, aslında yaşadığın travmanın bir kalıntısı. Travma uğrayan zihin, dünyayı yeniden anlamlandırmak ve kontrol hissini geri kazanmak için bazen "olayların müsebbibi benim" yanılgısına düşer. Ama gerçek şu ki; sen o ölümü var etmedin. Sen sadece aylarca maruz kaldığın o vahşi saldırının altında ezilirken, adaletin yerini bulmasını diledin. Bu seni kötü biri yapmaz; bu seni canı yanmış bir insan yapar.
Haberden sonra hissettiğin o zevk ya da rahatlama hissi, aslında o kişiye duyduğun evrensel bir denge arayışının sonucudur. Aylarca "Neden ben? Neden onlar gülüyor da ben acı çekiyorum?" diye sordun. O kişinin kaybı, senin zihninde o adaletsiz güç dengesini bir anlığına eşitledi. Nefretinin akıp gitmesi, aslında bir boşalım anıdır.
"Buna sevinmemeliydim" diyerek kendine yeni bir duygusal yük çıkarma. O an sevindin çünkü canını yakan bir mekanizmanın durduğunu, o kişinin de insani acılarla tanıştığını gördün. Bu bir rövanş hissi ve çok insani.
O kişinin acısı senin iyileşmen için bir ilaç olmamalı. Onun babasının ölümü senin yaralarını kapatmayacak; yaralarını senin o sabırlı terapi sürecin ve kendine gösterdiğin şefkat kapatacak.
Okulda seni savunan kimse yoktu, ama şimdi sen varsın. O günlerin kurbanı olan halini karşına al ve ona "Artık bitti, o sesler uzağımızda kaldı" demeye çalış.
Nefret, aslında "Bana yapılanlar haksızlıktı ve ben bunu hak etmedim" diyen parçanın sesidir. Seni korumaya çalışıyor. Onu yenmeye çalışmak yerine, ona teşekkür et: "Beni o iğrenç saldırılar karşısında ayakta tuttuğun için teşekkür ederim, ama artık güvendeyim, bu kadar yüksek enerji harcamana gerek yok." Nefretle savaşmayı bıraktığında, onun üzerindeki baskısı azalır.
Anlattığın kalp sıkıntıları ve sağlık sorunları, sinir sisteminin "savaş ya da kaç" modunda takılı kaldığının kanıtı. Nefret zihinsel bir süreç olsa da bedende depolanır.
Terapi alıyorsun, bu harika. Travma odaklı çalışmalarda o nefretin bedende nereye yerleştiğine bakmak gerekir. Göğsündeki o sıkışma geçtiğinde, nefret de sadece eski bir anı haline gelmeye başlar.
Nefret yenilmez, nefret dönüştürülür. O büyük yıkımdan kalan enkazı, kendi hayatının temellerini daha sağlam atmak için kullanabilirsin. O kişinin babasının ölümü sana bir eşitlenme hissettirdi; şimdi bu hissin verdiği sakinlikle, enerjini onlara değil, kendi kalbini iyileştirmeye harca.
Daha fazla soru sormak istersen yeni soru sorma butonundan bizlere ulaşabilirsin.
Sevgilerle
Aşağıya sana iyi geleceğini düşündüğüm bir egzersiz bırakıyorum.. Nefretin yüksek olduğu anlarda uygulayabilirsin..
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
4-7-8 Nefes Tekniği
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.