Nerden başlayacağımı bilmiyorum?
Merhaba Betül ( Canbel) hocam Ben uzun zamandır evdeyim çalışmıyorum. Kendi alanimda iş bulamiyorum torpilim yok. Tecrübem yok hastanelere almiyolar. Sanayi şehrinde yaşıyorum Kocaeli'de. Burda daha önce çok defa depolara girdim çıktım. Kendimi oralara ait hissedemedim ve yalnızdım genelde orda. Bundan dolayı çıktım vb nedenlerden dolayı.. hayatımda başarı hiç elde edemedim. Kpss denedim olmadı. Sevgili deseniz o da yok. Olmayacak birine değer ve zamanımı verdim ama nafile. Her şey üst üste geldi son 3 senede. Beni mutlu edecek şeyler yaşamadım hiç . Kariyer anlamında hiç yaşamadım. Çalışsam depoya yine girerim ama ya yine orda sıkılırsam ya yine çıkarsam kaygıları var. Bu aralar çok amaçsız anlamsız hissediyorum her şeye. Enerjim yok hevesim yok. Motivasyon kaybi yasiyorum. Çok düşük motivem. Anlık motive olsam da kısa süreli oluyo bu . Sonra yine mutsuzluğa ve karamsarlığa devam ediyor beynim. Keşke biraz güçlü olsam. Psikolojik anlamda.
Bu soru 13 Ağustos 2025 17:43 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Yazdıklarını okurken aslında ne kadar uzun zamandır kendi içinde bu yükleri taşıdığını, bunun seni hem zihinsel hem de duygusal anlamda ne kadar yorduğunu anlayabiliyorum. Anlattıkların, bir süredir içinde bulunduğun yaşam koşullarının sana sürekli hayal kırıklığı, belirsizlik ve umutsuzluk getirdiğini gösteriyor. Bu hislerin birikerek motivasyonunu düşürmesi çok anlaşılır bir durum. Sen de fark etmişsin, kısa süreli motive olabiliyorsun ama sonra yeniden mutsuzluk ve karamsarlık devreye giriyor. Bu durum, yaşadığın koşulların bir anda değişmemesi ve zihninde sürekli "ya yine olmazsa" düşüncelerinin dönüp durmasıyla besleniyor. Öncelikle şunu bilmeni isterim ki, içinde bulunduğun bu ruh hali, senin yeterli veya güçlü olmadığını değil, çok uzun süredir zorlu koşullara tek başına direnmeye çalıştığını gösteriyor. Yani bu, bir “karakter zayıflığı” değil, yoğun yıpranmanın doğal bir sonucu.
Nereden başlayacağını bilmemek aslında motivasyonun önündeki en büyük engellerden biridir. Çünkü hedefin net olmadığında zihnin sürekli aynı noktada dönüp durur. Öncelikle çok büyük, uzun vadeli hedeflerden ziyade, şu an seni az da olsa hareket ettirecek, küçük ve ulaşılabilir adımlar belirlemek önemli. Mesela şu anda “kariyer” ve “iş” konusuna odaklanırken, zihnin hemen “ama ya yine olmazsa” endişesini getiriyor. Bunun önüne geçmek için önce kendi becerilerini, güçlü yanlarını ve ilgi alanlarını netleştirebilirsin. Bunun için bir defter alıp “yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım şeyler” ve “başkaları tarafından övgü aldığım şeyler” başlıklarını açarak yazmaya başlayabilirsin. Bu, sana hem güçlü yönlerini hatırlatır hem de iş alanında alternatif bakış açıları kazandırır.
Motivasyonunu sürdürülebilir kılmak için “dışsal motivasyon” yerine “içsel motivasyon” kaynaklarına yönelmek önemli. Şu anda yaşadığın şey, çoğunlukla dışsal koşullar (iş bulmak, doğru ortam, doğru insan) gerçekleşmediğinde motivasyonunun düşmesi. Oysa ki içsel motivasyon; kendi değerlerin, anlam bulduğun şeyler ve kendinle kurduğun bağ üzerinden beslenir. Mesela “iş bulmam lazım” demek yerine “her gün 30 dakika yeni bir beceri öğrenmek” gibi bir hedef koymak, seni başarı hissiyle besleyebilir. Bu küçük hedefler, zihnine “ben bir şeyleri yapabiliyorum” mesajını verir.
Yaşadığın umutsuzluk duygusunu besleyen bir diğer faktör de geçmiş deneyimlerinle ilgili zihinsel yük. Daha önce depolarda çalışıp mutsuz olman, şu an iş ararken “yine aynı şey olur” korkusunu beraberinde getiriyor. Bu çok doğal, çünkü beynimiz tehlike gördüğü yerden uzak durmak ister. Ama burada önemli olan, o dönemin sana ne öğrettiğini bulmak. Depo deneyimin seni mutlu etmediğini biliyorsun, peki bundan çıkaracağın ders ne? Belki “tek başına, sosyal bağ kuramadığım ortamlarda çalışmak beni zorlar” ya da “yaratıcılığımı kullanamadığım işlerde uzun süre kalamam” gibi net farkındalıklar edinebilirsin. Bu farkındalık, seni sadece ne istemediğini değil, neye ihtiyacın olduğunu da anlamaya götürür.
Şimdi biraz da “anlam kaybı” hissine odaklanalım. Anlattıkların, hayatının son birkaç yıldır sana yeterince tatmin verici deneyimler sunmadığını gösteriyor. Bu, insanın hayata dair heyecanını ve enerjisini düşüren bir durum. Burada yapabileceğin şeylerden biri, hayatına “küçük anlam adaları” eklemek. Bu, illa büyük projeler ya da köklü değişimler olmak zorunda değil. Örneğin haftada bir gün gönüllü bir işte yer almak, yeni bir hobiye başlamak, düzenli yürüyüş yapmak gibi eylemler hem rutinine canlılık katar hem de sosyal bağlarını güçlendirir. Unutma, insanın motivasyonunu uzun vadede en çok besleyen şey, aidiyet hissidir.
Bir diğer önemli konu ise, geçmiş ilişkinde yaşadığın hayal kırıklığının şu anki duygusal durumuna etkisi. “Olmayacak birine değer verdim” demen, hem kendine kızmana hem de hayal kırıklığının daha derin yaşanmasına sebep olmuş olabilir. Bu tür deneyimlerden sonra kişi bazen “demek ki ben yanlış seçim yapıyorum” diye düşünüp hem insanlara hem de kendine güvenini yitirebiliyor. Burada kendine yüklenmek yerine, o dönemdeki ihtiyaçlarını ve beklentilerini anlamak daha yapıcı olur. Belki o kişi, o dönemde yalnızlık duygunu hafifletti, sana umut verdi ama uzun vadede sana uygun biri değildi. Bunu görmek, ileride daha sağlıklı seçimler yapabilmenin anahtarıdır.
Bütün bunların yanında, şu anki ruh halini toparlamak için günlük rutinini düzenlemek çok önemli. Çünkü enerji ve heves, sadece zihinsel değil, fiziksel süreçlerle de bağlantılı. Uyku düzenin, beslenmen, hareket seviyen, gün içindeki ekran süren bile ruh halini doğrudan etkiler. Mesela her sabah belirli bir saatte uyanmak, günün ilk saatlerinde ekran yerine kısa bir yürüyüş yapmak, sana hem fiziksel hem de zihinsel bir başlangıç enerjisi verir. Ayrıca gün sonunda “bugün ne iyi geçti?” diye kendine sormak, beynini olumsuzdan olumluyu fark etmeye yönlendirir.
Son olarak, “keşke biraz güçlü olsam” demişsin. Güçlü olmak, duygularını bastırmak ya da her zaman motive hissetmek demek değil. Asıl güç, kendini kötü hissettiğinde bile küçük bir adım atabilmektir. Bu adımlar zamanla birikir ve seni istediğin noktaya götürür. Bugün yapabileceğin şey, bir defter alıp “bir ay boyunca her gün yapacağım küçük adımlar” listesi oluşturmak olabilir. Bu adımlar; 15 dakika kitap okumak, bir iş ilanına başvurmak, bir arkadaşını aramak gibi küçük ama etkili eylemler olabilir.
Şu anki durumunu tek seferde kökten değiştirmeye çalışmak yerine, küçük ve istikrarlı adımlar atman. Bu süreçte kendine karşı sabırlı ol, çünkü uzun süredir taşıdığın yükler bir günde oluşmadı, bir günde de kaybolmayacak. Ancak sen her gün küçük de olsa ilerledikçe, bu karamsarlık yerini yavaş yavaş umut ve enerjiye bırakacaktır.
Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru veya aklına takılanları sorabilirsin.
Sevgiler,
Psikolog Betül Canbel
Çok teşekkürler hocam dediklerinizi denicem ✨🐇
Yorumlar
Psk. Betül Canbel
Merhaba Sevgili Danışan, Rica ederim. Geri dönüşleriniz için ben de teşekkür ederim. Tekrar bir sorunuz olduğunda platformdan bizlere iletebilirsiniz. Kendinize iyi bakmanız dileğiyle. 🌸 Sevgiler, Psikolog Betül Canbel
16 Ağustos 2025 20:11