Nişanlım duygularımı çok fazla abartarak yaşadığımı ve böyle giderse benimle ayrılacağını söyledi
Dün kandildi ve kandilde nişanlım annemle babamın kandilini kutlamadı. Ben onun ailesinkini kutladım. Sonra akşam ona dedim ki bugün bir şey unutmadın mı dedim. O da dedi ki annenle babanın kandilini kutlamam mıydı? Evet dedim. Telafi edeceğim, özür dilerim dedi. Ben de uyumak istiyorum dedim, kapattım ama aslında bana ilgi göstermesini istedim ama öyle bir şey yapmadı. Sabah ben daha erken uyandığım için günaydın yazdım. Normalde günaydın sevgilim falan yazardık. O da günaydın yazdı. Hiçbir cevap yok, hiçbir şey yok. Sonra annemle babamı aramış, benim haberim yok. Unuttuğunu falan söylemiş. Gönüllerini almış. Sonra benim de tabi haberim yoktu. Ben de dedim ki, benim gönlümü almaya çalışmayacak mısın falan dedim. O da akşam konuşuruz dedi, akşam oldu arkadaşıyla falan buluşt, iş çıkışı. Sonra eve geldi. annesinin misafirleri varmış, kahveye gittiğini söyledi. Ben dedim, bana zaman ayırmıyor musun? Yaptığın işlerin sorumluluğunu al dedim. Geri dönüşü olmayan yollara girebilirsin falan dedim. Kavga ettik, telefonla aradı. Sonra ayrılmak istediğini söyledi. Böyle giderse dedi, ben seninle mutlu olamam dedi. Bazı şeyleri çok abartıyorsun falan dedi. Her şeyi abarttığımı söylüyor ve böyle sürekli bu konulardan kavga ediyoruz. Duygularımı yoğun yaşıyormuşum ve gereksiz bir şekilde. Ben de benimle ayrılmamızı için yalvardım. O bana koydu. Kendimi küçük düşürdüğümü hissediyorum. Kendisini yetersiz hissediyormuş ve böyle olursa evlendiğimizde de evi bırakır gidermiş bu arada evimizi falan tuttuk nişanlıyız bitti ben seni istemiyorum dedi anneme söyle o zaman dedim verdim anneme telefonu ve anneme bugün için özür diledi ayrılmak isteğimizi söylemedi
Bu soru 16 Ocak 2026 20:37 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Aycan Geyik tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Yaşadıklarınızı okurken, aslında en çok görülmek, önemsendiğinizi hissetmek ve duygularınızın ciddiye alınmasını beklediğinizi anlıyorum. Anlattıklarınızda “unutulan bir kandil”den çok, sizin için kıymetli olan bir bağda yalnız bırakılmış hissetmenin öne çıktığını görüyorum.
Duygularınızı yoğun yaşamanız, onların “gereksiz” olduğu anlamına gelmez. Burada asıl zorlayıcı olan; ihtiyaçlarınızı dile getirdiğinizde, bunun karşı tarafta bir savunmaya ya da geri çekilmeye dönüşmesi gibi görünüyor. Siz ilgi ve temas beklerken, karşı tarafın bunu baskı ya da abartı olarak algılaması aranızdaki gerilimi artırmış olabilir.
Şu an hissettiğiniz o yetersizlik ve çaresizlik hissi, aslında sizin karakterinizle ilgili değil; içinde bulunduğunuz bu duygusal çıkmazın doğal bir sonucudur. Kendinizi küçük düşmüş hissetmek yerine, bir ilişkiyi ve kurduğunuz yuvayı korumak için elinizden gelen her şeyi yapan bir kadının çabasını görmeye çalışın. Duygularınız 'fazla' değil, sadece beklediği karşılığı bulamamışlar. Şu an en çok ihtiyacınız olan şey, kendinize olan şefkatinizi geri kazanmak ve bu sürecin üzerinizdeki etkilerini anlamlandırmak için kendinize zaman tanımaktır.
Şu noktada önemli olan, sizin neye ihtiyaç duyduğunuzu, neyin sizi incittiğini ve bir ilişkide hangi sınırların sizin için vazgeçilmez olduğunu netleştirmeniz. Duygularınızı bastırmak ya da “fazla” olduğunuzu düşünmek yerine, bu duyguların size ne anlatmaya çalıştığını anlamaya odaklanmanız daha sağlıklı olacaktır.
Aynı zamanda şu an hissettiğiniz o panik ve çaresizlik haliyle aileden destek alma ihtiyacı duymanız çok insani. Ancak unutmamalısınız ki, siz nişanlınızla yarın barışsanız bile, ailelerin hafızasındaki o kırgınlıklar ve yargılar kolay kolay silinmez. Bu durum, ileride kuracağınız yuvanın sınırlarını şimdiden ihlal edilebilir hale getirebilir.
Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim..
Uzman Klinik Psikolog Aycan Geyik
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
4-7-8 Nefes Tekniği
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.