Sosyal Hayat

Odaklanma problemim var sizce ne yapmalıyım?

Gizli Kullanıcı14 Aralık 2025 17:26

MERHABLAAAAR, Öncelikle şuan anlamlandıramadığım bir enerji var üstümde o yüzden AŞIRII MUTLUYUM. Neyse.. bu sene yks senem ve benim için önemli. Ama ne derslere ne de başka bir şeye full odak olabiliyorum. Aklıma sürekli başka şeyler geliyor, bir süre odaklansam bile hemen bozuluyor ve bıktım bundan. Arkadaşlarım ve ailemin de farkındalığı üzere yazıyorum. Bazen ilgilendiğim bir şeye full odak yapabilsemde bazen yapamıyorum. Yaptığım işler sürekli yarım kalıyor (özellikle çizimlerim.) veya başka bir işi yapmam gerekiyorsa da annemin dediğine göre erteleme huyum var (yani benim için belirli bir saatte o işi yapmam lazim). Bu erteleme işi tüm sosyal hayatımı etkiliyor. Gerek ders olsun gerek sosyal hayat. Ve yerimde duramıyorum. Sürekli bir hareket halindeyim. Olmasam bile huzursuz oluyorum. BÖYLE İÇİMDEN KOŞMAK, ZIPLAMAK GELİYOR. genellikle sessiz ve sakin bir insanım, içe döndüğüm yani. Ama neden böyle oluyor bilmiyorum. Bir huzursuzluk oluşuyor hareket etmezsem. Özellikle sallanma veya bacak sallama var. VEYA ÇOK GARİP AMA SANKİ RUHUM İÇİMDE ZIPLIYOR GİBİ hissediyorum. (Çok utandım şuan.😔). NEYSE.. ara sıra böyle enerji patlamaları geliyor. Biri ile konuşurken veya bir şey anlatırken ellerimle veya başka şeyler ile oynarım. Ya saçım ya da yüzüm sürekli ellerim oralarda. Bazen karşımda ki insanın anlattığı şeylere de odaklanamıyorum. Çok fazla bir yerlere dalıyorum. Ve fark ettim ki deneme sınavlarında hep dikkatten kaçırıyorum. HAA BİRDE mesela bu yazıyı yazmak için sabah derste (dershaneye gidiyorum) kendi kafamdan kendi kendime konuştum. Anlatmak istediğim bir şey yapacaksam olayım ileri tarafını aklımdan planlıyorum.

Bu soru 18 Aralık 2025 20:15 tarihinde Psikolog Emine Sena Uzun tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabaa sevgili danışan,


Yazdıklarını okurken o enerjiyi gerçekten hissettim. Hem çok canlı, hem çok yorucu bir enerji bu. Bir yandan “içim kıpır kıpır” hali, bir yandan “neden hiçbir şeye tam tutunamıyorum?” diye içten içe kendine kızdığın bir yer var gibi.


Şunu söyleyerek başlayayım: Yaşadığın şey tuhaf değil, ayıp hiç değil, utanılacak hiç ama hiç bir yanı yok. Senin zihnin ve bedenin şu an aynı hızda gitmiyor gibi. İçeride bir motor var, sürekli çalışıyor. Düşünceler hızlı, fikirler hızlı, planlar hızlı… Ama beden bazen bu hıza yetişemiyor, bazen de tam tersi, beden kıpır kıpır ama zihin bir noktaya tutunamıyor. O yüzden ya yerinde duramıyorsun ya da oturup bir şeye odaklanmaya çalıştığında içinden “kalk, git, başka bir şey yap” dürtüsü geliyor.


Dikkatini veremediğin için değil, dikkatin çok kolay dağıldığı için zorlanıyorsun. Zihnin tek bir yerde kalmayı sevmiyor; sürekli “sonra ne olacak?”, “bunu bitirdikten sonra şunu da yaparım”, “bir de şunu anlatmam lazım” diye ileriye atlıyor. Sen dersteyken bile başka bir zamanda, başka bir sahnedesin. Yazıyı yazmadan önce kafanda defalarca konuşman, anlatman, planlaman da bununla çok uyumlu. Zihnin durmuyor; prova yapıyor, tekrar ediyor, ileri sarıyor.


Erteleme meselesi de tembellik değil. Genelde insanlar ertelemeyi “istememek” sanır ama seninki daha çok şuna benziyor: Başlamak istiyorsun ama başlamak için içinin “tam hazır” hissetmesini bekliyorsun. O his gelmeyince de iş yarım kalıyor. Çizimlerin yarım kalması da bu yüzden canını acıtıyor; çünkü aslında hevesin var ama sürdüremediğinde kendine kızıyorsun.


Hareket ihtiyacı da aynı yerden geliyor. Bacak sallamak, saçla oynamak, sallanmak… Bunlar “ayıp” ya da “garip” değil. Bunlar bedeninin kendini sakinleştirme yolu. İçerideki fazla enerjiyi bir yerden boşaltmaya çalışıyorsun. Hareket etmediğinde gelen huzursuzluk, aslında bedeninin “ben doluyum” deme şekli.


Denemelerde dikkatten kaçırman da zeka ya da kapasiteyle ilgili değil. Zihin sorunun ortasındayken bile başka bir yere kayıyor. “Bir bakmışım soru bitmiş ama ben başka bir şey düşünüyordum” hali… Bu çok yorucu bir döngü, farkındayım.


Bütün bunların ortak noktası şu: Senin zihnin seni sabote etmeye çalışmıyor. Sadece şu an fazla uyarılmış, fazla tetikte, fazla hızlı. YKS yılı olması, beklentiler, kendine yüklediğin anlamlar bu hızı daha da artırıyor. Zihin hızlandıkça beden huzursuzlaşıyor; beden huzursuzlaştıkça odak daha da kaçıyor.


Bu durum değişmez değil. Kendini “neden böyleyim?” diye suçlamak yerine, “benim zihnim böyle çalışıyor, ben bununla nasıl daha iyi geçinebilirim?” noktasına gelmek işleri yumuşatır. Her şeyi aynı anda yapmaya çalışmadan, küçük parçalara bölerek ilerlemek; hareket ihtiyacını bastırmak yerine bilinçli şekilde boşaltmak; odaklanamadığın anlarda kendine kızmak yerine fark edip geri dönmek… Bunlar zamanla öğrenilen şeyler.


En önemlisi de şu: Sen sorunlu değilsin. Yanlış değilsin. Sadece şu an iç dünyan çok yüksek sesle konuşuyor. Doğru destekle, doğru farkındalıkla bu ses daha anlaşılır, daha yönetilebilir bir hale gelebilir. O enerji seni tüketmek zorunda değil; doğru yönlendirildiğinde güce de dönüşebilir.


💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Objeye Odaklanma
Objeye odaklanma egzersizi, dikkati tek bir noktaya yönlendirerek zihinsel dağınıklığı azaltır. Seçt...
Farkındalık⏱️ 2 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular