Kaygı

Ölüm korkusunu nasıl yenebilirim

Gizli Kullanıcı9 Mayıs 2025 23:12

Yaşadığım tehlikelerden dolayı her şey korkuyorum yoldan evden insanlardan arabada yolculuk yapmaktan bunların tek sebebi ölüm her şey tehlikeli geliyor içimde hep kötü his oluyor asla aşamıyorum nefesim daralıyor sürekli bir şey olacak gibi ölüm korkusu yaşıyorum trafik kazası geçirdiğim için dağlı yollar ve şarampollü yollardan çok korkuyorum asansörden bir yere gitmeden kaygılanıyorum ve bu asla bitmek bilmiyor ve beni zorluyor

Bu soru 11 Mayıs 2025 15:06 tarihinde Psikolog Aysel Kacak tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Sevgili danışanım,

Merhabalar.Okuduklarınızı yazarken nasıl bir ağırlık taşıdığınızı tahmin etmek güç değil… Anlattıklarınız, sanki hayatınızda bir dönüm noktası olmuş gibi; o kazadan sonra her şeyin rengi değişmiş ve artık gündelik olan her şey – evden çıkmak, yolda yürümek, bir araca binmek – sizin için tehdit unsuru haline gelmiş gibi görünüyor.

Siz bu satırları yazarken, ben de hissettiklerinizin ne kadar derin olduğunu sezebiliyorum. Ölüm korkusu, kaygının en temel ve sarsıcı biçimlerinden biridir. Hele ki bunu bir trafik kazası gibi travmatik bir olay tetiklediyse, bedeninizin ve zihninizin sürekli tetikte olması, güvenliğinizi korumaya çalışması çok anlaşılır bir durumdur. Bazen zihin, yaşanmış bir olay üzerinden bugünü tehdit olarak algılar ve kendini “ya tekrar olursa?” sorusuna odaklar. Bu da günlük yaşamı oldukça zorlaştırabilir.

Siz şu anda yaşadığınız tüm bu korkuları, bedeninizde hissettiğiniz daralmayı, asansöre binmeden ya da dağlık bir yolda seyahat etmeden önce duyduğunuz yoğun kaygıyı çok net bir şekilde ifade etmişsiniz. Bu tür duyguların günlük hayatı ele geçirmesi, kişinin dünyasını daraltması ve sosyal yaşamdan, hatta kendi iç huzurundan uzaklaştırması çok doğal bir sonuçtur.

Özellikle “asla aşamıyorum” ifadeniz dikkat çekici. Bu cümle, yaşadığınız çaresizliğin ve yalnızlık hissinin bir yansıması olabilir. Fakat bilmelisiniz ki travma sonrası ortaya çıkan bu tepkiler, sizin başa çıkmakta zorlandığınız bir şeyi yanlış yaptığınız anlamına gelmez. Tam aksine, bu tepkiler, bir zamanlar yaşadığınız tehdit karşısında sizi hayatta tutmaya çalışan savunma mekanizmalarının izleri olabilir.

Kimi zaman bu gibi durumlarda beden kendini tehlikedeymiş gibi hisseder, kalp atışları hızlanır, nefes daralır ve sanki o eski olay yeniden yaşanıyormuş gibi olur. Bazen dışarıdan bakan biri bu yoğunluğu fark edemez; ama siz içinizde sürekli çalan bir alarm ziliyle yaşarsınız.

Bu noktada, bedeninize yeniden “şu an güvendesin” mesajı vermek önemlidir. Size küçük bir egzersiz önerebilirim: Kaygının yükseldiğini fark ettiğiniz anda bulunduğunuz ortama bir an için odaklanın. Derin bir nefes alıp burnunuzdan yavaşça içeri çekin, sonra ağzınızdan uzun ve yavaş bir şekilde verin.

(Sinir sisteminizi yatıştıran bu tekniği 4 saniyede burundan nefes almak ,4 saniye tutmak ve 6 saniyede ağızdan vermek şeklinde uygulayabilirsiniz) Bu sırada dokunduğunuz nesneleri, etrafınızdaki renkleri, duvarlardaki detayları fark etmeye çalışın. Böylelikle zihninizi “şimdi ve burada”ya nazikçe davet etmiş olursunuz..

Unutmayın ki bu yaşadıklarınızın bir adı var: travma sonrası stres belirtileri. Ve bu belirtilerle başa çıkmak yalnız başına üstesinden gelinecek bir yük olmak zorunda değil.


Yaşadığınız bu zorlukları anlamlandırmak ve kaygılarınızı hafifletmek için farklı destek yolları ve yöntemler mümkün.

Bu noktada bir uzmandan destek almaya lütfen çekinmeyin.

Cevabımın faydalı olmasını umuyor, sağlıklı günler diliyorum.


Değerlendirilmesini istediklerinizi yeni bir soru ile sorabilirsiniz.


Sevgilerimle,Psikolog Aysel Kacak

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.