Olumsuz olayları bir işaret görüp korkuyorum
Son ilişkimde, buluştuğumuz da hep aksilikler yaşadık örneğin ilk buluşma gecikti, gezmeye giderken yanlış yola saptık,bana uçan balon aldı patladı , bişey görmeye gittik bulamadık vs. Ama ilişki çok iyiydi. Fakat sonradan arkadan saklanan sırlar öğrenildi ve kötü bi ilişki olduğu ortaya çıktı. Şimdi de biri ile buluşunca onun başına terslik gelince bu da mı yanlış kişi diye düşünmeden edemiyorum. Zaten olmayacak gibi düşünüyorum. Örneğin en son buluştuğum kişinin ceketi yırtıldı diyorum kesin Allah engelliyor . Bu psikolojide nedir nasıl geçirebilirim . Birde 1 yıl önce elimde B harfi gördüm yani bir ambalajdan elime yapışmış olabilir küçüktü ama anlam yükledim acaba kaderimdeki kişinin ismi bu mu diye . Ama buna göre hayat yaşanmaz. Sağlıklı bi düşünce değil . Sadece bir tesadüf olduğuna inanmak istiyorum . Ben bu takıntıları nasıl geçirebilirim çok yoruyor .
Bu soru 26 Ocak 2026 13:01 tarihinde Psikolog Songül Çiğel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar,
Yaşadığın şeylerin karşılığının üzerinde biraz konuşalım Anlattıkların en çok şunlara benziyor:
Anlam Yükleme (Batıl İnançsal Düşünme)
Zihin, rastgele olaylara anlam yükler:
• “Balon patladı çünkü bu ilişki kötü”
• “Ceket yırtıldı çünkü bu kişi yanlış kişi”
• “B harfi bu bir kader işareti”
Oysaki bu olaylar istatistiksel olarak herkesin başına gelen sıradan şeylerdir. Ama beyin şöyle çalışır: “Bir kere kötü şey oldu ve sonra ilişki kötü çıktı ve demek ki bu bir işaretmiş.”Bu, geriye dönük anlamlandırmadır.
Beynin bir felaketleştirme yapıyor : Küçük bir aksilikten büyük sonuçlar çıkarmaktır felaketleştirmek. Örneğin : Ceket yırtıldı öyleyse bu iş kesin olmayacak o yüzden Allah engelliyor.” Bu, kaygılı zihnin otomatik savunmasıdır.
Sürekli bir kontrol etme ihtiyacı duyuyor gibisin neden diye düşünürsek geçmişte kandırılmış olman (sırlar vs.) sende şunu bırakmış: “Bir daha yanılmayayım” ve bu olmasın diye zihin “işaretler” arıyor. Bu yüzden her detayı büyüteçle inceliyorsun.
Takılı kalma, tekrar tekrar düşünme, rahatlayamaman hakkında düşünürsek
“Ya bu işaretse?”, “Ya kaçırıyorsam?” Düşünceleri kaygı temelli takıntı eğilimi gibi görünüyor.
Peki sen neden özellikle böyle düşünüyorsun? Bunun kökü büyük ihtimalle şurada son ilişkinde başta güzel sonunun hayal kırıklığı olması ve sonunda güven sarsılması açığa çıkmış. Beynin de sana şunu diyor: “Bir daha böyle acı çekmeyelim.” Ve aşırı kontrol moduna geçiyor. Yani bu düşünceler: Zayıflık değildir travmaya yakın bir korunma tepkisidir.
“Bu Kader Mi?” Düşüncesi Neden Güçlü?
Çünkü İnsan beyni belirsizliği sevmez. Ve aşk belirsizdir.
Belirsizlik bir kaygı yaratır ve beyin sana “kader” inancının ağır basmasını sağlar. Çünkü: “Kaderse sorumluluk bende değil, rahatlarım.” Düşüncesi hakim olur. Ama uzun vadede bu seni daha çok yorar.
Şimdi dürüstçe tüm olanlara bir göz atalım
Eğer aksilik = yanlış kişi anlamına gelseydi evlenen, mutlu olan herkesin ilk buluşması kusursuz olurdu. Ama gerçek şudur : Yağmurda kalanlar, birbirine geç kalanlar,bu yolda kaybolanlar ya da tartışarak başlayanlar ve hâlâ çok mutlu olan binlerce çift var.Yani: Aksilik hayat boyunca olacaktır. Uyumlu kişilerde de ilişki ortaya çıkacaktır.
Şimdi sana “takıntılılı” düşüncelerinin nasıl azaltabileceğin ile ilgili bir kaç teknik önereceğim deneyimlersen umarım işine yarar.
1. Düşünceyi Yakala – Sorgula
Aklına bir düşünce geldiğinde geldiğinde:
“Bu kesin işaret” demek yerine :
“Şu an kaygım konuşuyor.” de.
Kendine sor:
• Kanıtım ne?
• Tersi örnek var mı?
• Bu düşünce bana iyi geliyor mu?
Bu soruların yanıtları sana bir cevap verebilir
2. “Belki” Tekniği
Aklına “Ya işaretse?”düşüncesi geldiğinde:“Belki işaret, belki değil. Bunu şimdi çözmek zorunda değilim.”
Zihin kesinlik ister. Ama sen belirsizliğe alan aç.
3. Maruz Kalma (Kaçmamak)
Aksilik oldu diye hemen geri çekilme.
Buluş → devam et → gözlemle
Zihnin şunu öğrenir: “Aksilik oldu, ama felaket olmadı.”
Bu belki de en güçlü tedavidir.
4. Not Defteri Egzersizi
2 sütun yap:
Düşünceni yaz . Örneğin:
“Ceket yırtıldı → olmayacak”
Gerçek olanı yaz:
“Sadece yırtık. Karakteriyle ilgisi yok.”
Bunu yazmak beyninin devresini değiştirir.
5. Kendine Şunu Hatırlat
Her gün kendine şu cümleyi hatırlat :
“Ben bir ilişkiyi aksiliklerle değil, davranışlarla değerlendiririm.”
Bunu bir düşünce aracı gibi kullan.
Bir psikologtan yardım almalı mıyım diye düşünüyorsan eğer : Gün içinde düşünceler çok sık geliyorsa
•Kararlarını etkiliyorsa
•Uykunu/işini sosyal hayatını bozuyorsa
Bir psikologla görüşebilirsin özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) çok işe yarar.
Son olarak yaşadığın bu düşünceler senin zayıflığın değil, geçmişte incinmiş yanının kendini koruma çabasıdır; kendine şefkat gösterdikçe, gerçek ile kaygıyı ayırt etmeyi öğrendikçe ve ilişkilerini korkularınla değil değerlerinle seçtikçe, içindeki güven duygusu yeniden güçlenecek ve sen hayatın akışına tekrar huzurla eşlik edebileceksin.
Umarım faydalı olmuşumdur.
Sevgilerle🌸
Psikolog Songül Çiğel
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.