onu kaybetmekten çok korkuyorum
Merhabalar, biz eşimle severek evlendik. Şuan 9 aydır evliyiz. Eşimi tarif edemeyecek kadar çok seviyorum ve en önemlisi onu kaybetmekten çok korkuyorum. Evliliğimiz süresi boyunca çok fazla kavga etmeye başladık. Her kavganın sonunda kendimi yeteri kadar anlatamadığı düşündüğümden ağlayarak buluyorum. Artık kendime zarar vermeye başladığımın farkındayım. Eşim özünde çok iyi bir insandır. Fakat söz konusu benimle kavga etmeye gelince beni düşmanı gibi görüyor ve çok ağır cümleler kullanıyor. Öfke problemleri var. Kavga ettiğimizde beni yok sayıyor görmezden geliyor. Kavga tartışma sonrası empati yapmasını söylediğimde ise yapamayacağını belirtiyor. Ya da yapsa beni anlamıyor yine kendini haklı çıkartıyor. Bilmiyorum acaba haklı olma cabasına mı girdim yoksa anlaşılmak mı istiyorum yada eski bizi mi özlüyorum bilmiyorum. Bunları da eşime söylediğimde, bizi bu hale sen getirdin, senin elinde olan şeyler söyleyerek daha da çok üzüyor . Dün bir konu için tartıştığımızda sonumuzu göremiyorum demesi beni çok üzdü. Ben artık ilişkimi nasıl yönlendirmem gerektiğini bilmiyorum. Benden gitmesinden, uzaklaşmasından çok korkuyorum.
Bu soru 17 Mart 2026 08:05 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Aslı Yolageldili tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Yazdıklarını okurken şunu hissettim: sen aslında sadece bir ilişkiyi kurtarmaya çalışmıyorsun… aynı zamanda sevdiğin birini kaybetmemek için kendinle de mücadele ediyorsun. Bu çok yorucu bir yer.
Bir ilişkide kendine zarar verme noktasına gelmek, artık sadece “iletişim sorunu” değildir. Bu, senin duygusal olarak çok zorlandığını ve yalnız kaldığını gösterir. Ve bu durum görmezden gelinecek bir şey değil.
Eşini çok sevdiğin çok belli. Ama sevgiyle korku birbirine karışmış gibi duruyor.
“Onu kaybetmekten çok korkuyorum” dediğin yerde, insan bazen kendini kaybetmeye başlayabiliyor. Ve sen biraz oraya yaklaşmışsın.
Kavgalarınıza bakınca birkaç şey dikkat çekiyor:
Sen anlatmaya çalışıyorsun, anlaşılmak istiyorsun.
O ise kavga anında seni “karşı taraf” gibi görüp sertleşiyor, uzaklaşıyor, yok sayıyor.
Bu aslında çok klasik bir döngü:
Bir taraf yaklaşır, anlatır, anlaşılmak ister
Diğer taraf geri çekilir, savunmaya geçer, sertleşir
Sen daha çok anlatmaya çalıştıkça o daha çok uzaklaşıyor.
O uzaklaştıkça sen daha çok panik olup kendini ifade etmeye çalışıyorsun.
Ve bu döngü giderek büyüyor.
Aslında derdin haklı çıkmak değil; sadece gerçekten görülmek, duyulmak ve anlaşılmak istiyorsun.
Ve insan bunu alamadığında… bir noktadan sonra çaresizlik başlar.
Senin ağlamaların, kendine zarar vermeye başlaman… bunlar aslında birer “ifade biçimi”.
Yani bir yanın diyor ki: “Artık başka türlü kendimi anlatamıyorum.”
Kendine zarar vermek, ilişkinizi iyileştiren bir şey değil.
Aksine, seni daha yalnız ve kırılgan bir yere itiyor. Ve bu durum zamanla ilişkideki dengenizi daha da bozabilir.
Birini kaybetmemek için sürekli kendinden vazgeçersen, o kişi kalsa bile sen iyi kalamazsın.
İlişkiyi nasıl yönlendireceğin sorusuna gelirsek…
Belki yönlendirmekten önce şunu ayırmak gerekiyor:
Sen neye ihtiyacın olduğunu biliyor musun?
Mesela:
– Tartışırken saygılı olunmasına mı?
– Görmezden gelinmemeye mi?
– Duygularının ciddiye alınmasına mı?
Bunlar “fazla şeyler” değil. Bunlar bir ilişkide temel ihtiyaçlar.
Ama şu da gerçek:
Eğer bir kişi kavga anında empati yapamayacağını açıkça söylüyorsa, bu değişmesi için sadece senin çaban yetmeyebilir. Çünkü ilişki iki kişilik bir yer.
Belki en kritik nokta şu:
Sen bu ilişkiyi kurtarmaya çalışırken kendini ne kadar kaybediyorsun?
Ve sana çok yumuşak ama önemli bir soru bırakmak istiyorum:
Eğer korkun biraz azalsaydı… yani “onu kaybetmek” bu kadar korkutucu olmasaydı…
aynı şeyleri yaşadığın bir ilişkide kalmak ister miydin?
Bu soru bazen insanın içindeki gerçeği daha net gösterir.
Şu an yaşadığın şey çaresizlik gibi hissettirebilir ama bu bir çıkmaz değil.
Sadece şu an çok içindesin.
Tartışmalarda deneyebileceğin birkaç yöntem paylaşmak isterim.
“Şu an konuşursak daha kötü olacak, ben sakinleşince konuşmak istiyorum” deyip gerçekten geri çekilmek.
Bu bir kaçış değil, aslında tartışmayı regüle etmek.
Konuşmalar kavga anında değil, sakin bir anda olmalı.
Ama burada fark şu:
Uzun uzun anlatmak yerine daha net ve kısa söylemek.
Mesela:
“Sen böyle yapıyorsun” yerine
“Sen bana böyle konuştuğunda ben kendimi çok değersiz hissediyorum ve bu beni senden uzaklaştırıyor.”
Bu cümle savunma değil, duygu anlatır.
Umarım yardımcı olabilmişimdir 💖
Klinik Psikolog Aslı Yolageldili
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.