• Anasayfa
  • Sorular
  • Onu unutmak ve üstümdeki bu mutsuzluğu atmak istiyorum ama nasıl?
Psikoloji

Onu unutmak ve üstümdeki bu mutsuzluğu atmak istiyorum ama nasıl?

lilico11 Şubat 2026 23:00

Onunla tanıştıktan bir ay sonra bir kızdan hoşlandığını ama onu oyaladığını, üç ay sonra ise yine bir kızdan hoşlandığını ama o kızında ona umut verip bıraktığı hakkında konuştu hatta o kız yüzünden çok kötü bir ruh halinde olduğundan bahsediyordu. Her ne kadar bir insan 4 ayda iki farklı kişiyi nasıl sevebilir diye düşünsem bile yine de ben bu adama aşıktım. İşteyken verilen aralarda onunla muhabbet etmek hoşuma gidiyordu. Kimseye anlatmadığı konuları bana anlatırdı ve bu durum umudumu besliyordu sonuçta bana herkesten farklı davranıyordu, bana karşı daha nazikti arada bana omuz atardı veya kolumdan tutardı, böyle yazınca komik geliyor ama demeye çalıştığım dümdüz dokunmak garip karşılanacağından bu tarz hareketlerle açığa vuruyor bana dokunmak istediğini diye düşünürdüm çünkü başka kimseye yapmıyordu bu hareketleri. Açıkçası sevmiyor beni ve ben bıktım üzülmekten. Unutmak umursamamak istiyorum onun beni sevmediğini. Onunla konuşmanın beni mutlu etmesini istemiyorum. Ben bu adama takıntılıyım zaten ben kendimi bile sevebilen biri değilim nasıl bir ilişki içinde olabilirim farkındayım. Şimdi gelse seni seviyorum dese bile istemiyorum onu, aslında istiyorum ama istememem lazım çünkü o ne istediğini bilmeyen ve hoşlandığı her kıza aşık olan biri benim gözümde. Kötü biri değil ama iyi insanların da kötü özellikleri olabilir. Onu unutmak ve üstümdeki bu mutsuzluğu atmak istiyorum ama nasıl?

Bu soru 12 Şubat 2026 19:10 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Yazdıklarında çok net bir şey var: Kalbin sevmiş ama zihnin artık yorulmuş. Bir yanın “istememem lazım” diyor, diğer yanın hâlâ onu bekliyor. Bu iç çatışma insanı en çok tüketen şeydir.

Onun davranışlarına baktığında aslında tablo oldukça net: Kararsız, birine bağlanamayan, ilgiyi sevip netlikten kaçan bir profil çiziyor. Sana özel hissettiren davranışları olmuş ama aynı dönemde başka kadınlardan da hoşlanmış. Bu çelişki zihninde “ya beni de seviyorsa?” boşluğunu açık bırakmış. Ve o boşluk takıntıyı besliyor.


Şunu bilmek önemli: Net olmayan insanlar en çok bağımlılık yaratır. Çünkü beyin kesinlik değil, ihtimal üzerinden umut üretir. Bazen verilen küçük bir temas, küçük bir ilgi, büyük bir sevgi kanıtı gibi yorumlanır. Bu senin saf ya da zayıf olduğun anlamına gelmez. Beyin belirsizliği tamamlamak ister.


Yazdıklarında birkaç güçlü otomatik düşünce görüyorum:

“Ben takıntılıyım.”

“Kendimi bile sevemiyorum.”

“Bir daha böyle hissetmem.”

“Ben değersizim.”

Bu düşünceler acı anında gerçek gibi gelir. Ama bir düşüncenin duygusal yoğunluğu onun doğruluğunu kanıtlamaz.

Şimdi küçük bir zihinsel egzersiz öneriyorum:

Gerçeklik Kontrol Listesi

Bir kağıdı ikiye böl.

Sol tarafa şunları yaz:

Onun beni sevdiğine dair kanıtlar

Sağ tarafa yaz:

Onun beni sevmediğine dair kanıtlar

Yorum değil, sadece davranış. Somut eylem.

Bunu yaptığında genelde tablo netleşir. Zihin “ama”larla beslenirken, kağıt gerçeği sadeleştirir.


İkinci egzersiz: Temas Kesme Deneyi (En az 21 gün)

– Sosyal medya kontrolü yok

– Ortak arkadaş üzerinden bilgi yok

– Mesaj geçmişini okumak yok

Bu bir “unutma” süreci değil; bağımlılık döngüsünü kırma sürecidir. Her temas dopamin üretir ve bağı yeniden aktive eder.


Üçüncü egzersiz: İlişki İnancı Sorgulama

Şu cümleyi yaz:

“Onu kaybedersem bir daha kimseyi böyle sevemem.”

Şimdi sor:

– Geçmişte hiç “bir daha asla” dediğim biri oldu mu?

– O zaman da aynı yoğunluğu yaşamış mıydım?

– Sevme kapasitem bir kişiye mi bağlı?

Sevme kapasitesi kişinin içinde olan bir özelliktir. Nesne değişir, kapasite kalır.


Ayrıca şunu fark etmeni isterim: Sen onun belirsizliğine değil, onun sana verdiği “özel hissetme” duygusuna bağlandın. Bu çok insani. Ama özel hissetmek için birinin kararsızlığına muhtaç değilsin.


Şunu unutma:

Birinin seni seçmemesi, senin seçilmeye değer olmadığın anlamına gelmez.

Sadece onun kapasitesinin senin ihtiyacına yetmediğini gösterir.

Şu an yaşadığın şey aşk acısından çok, yarım kalmışlık acısı. Ve yarım kalmışlık, kesin bitişten daha zor iyileşir. Ama iyileşir.


Marcus Aurelius’un bir sözüyle bitireyim:

“Zihnin üzerinde gücün var, dış olaylar üzerinde değil. Bunu fark ettiğinde güç kazanırsın.”

Onu değiştiremezsin. Ama zihninin ona verdiği anlamı değiştirebilirsin. Ve bu, özgürlüğün başladığı yer.

Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde benimle iletişime geçebilirsin, sevgiler...


Psikolog Lara Yelda Aktaş

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular