Özgüven sorunlarım mı tedirginlik mi anlam veremiyorum
Hocam merhaba öncelikle daha önce de bu uygulamada soru sorup cok guzel destek almıştım şimdi baska bir konu var danışmak istediğim normalde özgüvenli olduğumu düşünüp ona göre hareket etsem de bazi noktalarda kendime anlam veremiyorum örneğin kimse yokken bir işi rahat rahat yapabilirken biri varsa özellikle bi komşu bir arkadaş bir akraba hele bi de baskin karakterli insanlarsa o işi asla yapamıyorum mesela kahve yapacagim diyelim yanimda birisi var kaskati hareket ediyorum hareketlerim robot gibi oluyor yürümem bile değişiyor normalde diksiyonum herkes tarafindan beğenilir biri beni izlerken konuşmayı bile unutuyorum adeta ya o kahveyi taşırıyorum ya işimi yaparken komik görünüyorum gelen misafire sehpa çıkarırken bile gerim gerim gerilerek yapıyorum içimden diyorum ki hayır sal kendini biraz kasma rahat davran ama olmuyor resmen otomatik yukleniyor o özellik aşırı rahatsiz oluyorum çünkü elim ayağıma dolanıyor mesela eski sevgilimle de bi kere yemek yapmaya çalışmıştık onun yanında iken de kaskatı halde o ana bile odaklamamıştım kendimi makarnam yanmisti et dogramayi bile becerememistim yani normalde çok güzel yaptigim motor beceriler biri varken rezil bir hâl aliyor ve bu da beni kasıntı biri haline getiriyor normal karakterimi yansıtamıyorum enerjik olmak istiyorum bu sefer de sürekli gülümsüyorum hep güler yüzlü bi iletişim kuruyorum ciddiye bile alinmiyorum gibi hissediyorum yanımda bir başkası yapsa ben şey derdim yürümeyi bile bilmiyor derdim o kadar hareket edemiyorum yani Ayrıca hocam biriyle ikili diyalogtada geriliyorum yüz yüze otururken elim kolum rahat durmuyoru ya yüzümdeki sivilceleri ya da kabukları yoluyorum ya saclarimla oynuyorum yani iğrenç bir hale dönüyorum 4 sene üniversitede hocalarla bile konuşurken dışardan dik bir duruş sergilesem de dik durup sakin olmaya çalışsam göz temasına önem versem de içimde hep kaygi soruları acaba dudaklarım şu an cok mu sabit duruyor acaba cok mu onde biraz kipirdatsam mi biraz acaba cok mu göz goze kaldim baska yere mi baksam ya da sürekli gülümsersem acaba saf mi algılar beni ya da gözlerim ölü gibi mi bakıyor en iyisi elimle kaşınıyor gibi yaparsam cok dikkat çekmez hani istemsiz geliyor bu hisler özellikle biri beni yan profilden görecek diye yan dönmeye korkuyorum yan profilimden burnum büyük çirkin durursam diye bunun gibi biriyle restorana gidip oturunca bile gerim gerim geriliyorum elim kolum nerde durmali catali bicagi düzgün tutiym en iyisi kasıntı gorunmeyim dedikce daha dibe batıyorum çok üzülüyorum çünkü hemsireyim atanmayi bekliyorum ileride iş ortamim vs olcak bu his igneyi bile vuramam biri beni izlerse ki stajda da oluyordu kasiliyordum olan enerjimi de götürüyor ozguvnesiz hissetiriyor çok canım sıkılıyor
Bu soru 25 Kasım 2025 18:15 tarihinde Psikolog Emine Sena Uzun tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Seni okurken, o anlattığın sahnelerin sanki küçük bir kısa film gibi gözümün önünden geçti. Komşunun bakışında elinin titremesi, eski sevgilinin varlığında makarnanın bir anda isyan etmesi, hocaların arasında içten içe kopan fırtınalar.Hepsi hem tanıdık hem de yıpratıcı hissettiriyor. Gülümsetiyor ama aynı anda içindeki yükü de hissettiriyor. Özellikle “normalde yapabiliyorum” dediğin şeylerin, bir izleyen olduğunda bir anda duvara çarpması. Hissedilen duygu çok kişisel ama bir o kadar da ortak aslında.
Şu cümle çok dikkatimi çekti: “Kendime sakin ol diyorum ama sanki benden bağımsız bir kasılma geliyor.” Nörolojik olarak bu his, beynin iki sistemi aynı anda zıt yönde çalıştığında ortaya çıkıyor.
Bilinçli kısmın olan prefrontal korteks “sakin ol” derken, hızlı ve otomatik çalışan amigdala “tehdit olabilir” sinyalini veriyor. Bu tehdit gerçek olmasa bile “izleniyor olmak” gibi sosyal uyaranlar amigdalayı tetiklemeye yetiyor. Amigdala devreye girdiğinde:
- Kaslar bir anda geriliyor,
- Sempatik sistem bedeni alarma geçiriyor,
- Nefes hızlanıyor,
- Hareketler daha kontrolsüz hale geliyor.
Yani o kasılma aslında senin iraden değil; beynin alarm sisteminin, bilinçli zihinden daha hızlı davranması. Bu yüzden “rahatla” demek çoğu zaman ters etki yaratabiliyor.Burada içsel bir kontrol çekişmesi başlıyor; bir tarafın rahatlamak istiyor, diğer tarafın tetikte bekliyor. Birçoğumuzun zaman zaman yaşadığı bir “seyredilme gerilimi” vardır ama sende bu his adeta küçük bir sahne ışığı açılmış gibi devreye giriyor. “Ya komik durursam, ya yanlış yaparsam?” soruları görünmez bir fonda sürekli var gibi.
Hislerin özgüvenini etkilemesi çok anlaşılır. Çünkü kendine “yapabilirim” dediğin anlarda bile, sanki görünmez bir el freni devreye giriyor. Profesyonel yanın güçlü olsa da, gündelik sosyal ortamlarda küçük bir bakışın bile seni sıkıştırması tam da bu yüzden.
Paylaştıklarında birçok insan kendini görebilir: birinin yanında hareketlerin değişmesi, topluluk önünde donakalmak, bedenini kontrol etmekte zorlanmak… Ve yüzündeki detaylara, burnuna ya da ifadena dair yaptığın ince eleştiriler, aslında kendi kendine ne kadar sert bir gözle baktığını da gösteriyor. Bazen dışarıdaki bakıştan önce, içerideki bakış baskı yaratıyor.
İzleniyor gibi hissedilen anlarda küçük bir pratik işe yarayabilir: İzleniyor hissi yükseldiğinde, 20–30 saniye boyunca sadece duyularına dön. Elindeki nesnenin dokusu, odanın sesi, kokusu… Bu, tetikteki içsel gözün kısa bir süre devreden çıkmasını sağlar. Ayrıca “yine beceremedim” demek yerine “şu an gerildim, bu normal” gibi daha yumuşak bir iç ses geliştirmek de bedenin üzerindeki baskıyı azaltır.Burada asıl merak ettiğim nokta şu:
Bu sert, eleştiren iç ses sana sonradan mı eşlik etti, yoksa çocuklukta da hep bir “iç göz”, bir “kendini izleme” hali var mıydı?
Çocuklukta gelişen bu içsel eleştirmen, yetişkinlikte bu kasılma ve sıkışma anlarının temelini oluşturabiliyor.
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
5 Duyu Farkındalık Taraması
Çok ilgiliydi çok teşekkür ederim
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.
Yorumlar
Gizli Kullanıcı
Çok teşekkür ederim hocam çok güzel ilgilenmişsiniz öncelikle şöyle söyleyeyim ki küçükken yani ortaokula gittiğim dönemlerde bile vardı mesela tek başına okul bahçesine girdiğimde yürüyüşüm kasılır acaba camdan birileri beni izliyor mu diye kaygılanırdım o anlarda da bacaklarım yürümeyi unuturdu adeta aslında bu evde bile başlayan bir süreç babam ve annem cok kontrolcü bi ebeveyn ben onların yanında rahat olamamayi öğrenmiştim ilk aklim erdiğinde mesela babam yürüyüşümuze bile karışırdı ablama da bana da düzgün yürüyün ya da en basiti su bile versek bardağı öyle tutmayın ya da anneme dönüp dalgaya alarak bizim kızlar da yürümeyi konuşma yı bile beceremiyor derdi gülerdi kendi kendine ne alaka baba der geçerdik o an anlam yüklemesem de ben onların yaninda hareket ederken bile kasılarak hareket etmeye başlamıştım belki de ileriye bu taşındı ama üstesinden gelemiyorum elbetteki büyüdükçe kendime yatırım yaptım kitaplar vs üniversite o bu ama hâlâ biriyle konuşurken o hislerimin gitmemesi beni cok yıpratıyor ayrıca babamin o huyu hâlâ devam ediyor artık takmıyorum ama bu etkiler gitsin istiyorum yani bazen dalgaya alarak bizim kiz da üniversite bitirdi yürümeyi bile beceremiyor der bununla şaka yaptigini sanır halbuki gayet kendini geliştirmiş donanimli ayrica devlet üniversitesinde hemşirelik mezunu olarak bile dalga konusu oluyorum hem üniversite ile yürümenin ilişikisi ne onu bile bilmiyorum ya bi sofra bile toplarken ti ye alıyor dedigim gibi hocam babama artık gülüp geçiyorum etkilemesine izin vermiyorum ama eğer çocuklukta cok büyük etkisi kaldıysa ne yaparak atlatabilirim ben rahat ve hareketleri kasıntı olmayan en azindan yürürken bacaklarimin kaskati kesilmesi hissinden uzaklaşmak icin ne yapayım size cok teşekkür ederim tekrardab ilginiz için cok uzun yazdim ama açıklayınca belki daha anlaşılır olur diye
25 Kasım 2025 22:53