Kaygı

Özgüvensizlik nasıl yenilir

Gizli Kullanıcı26 Kasım 2025 15:07

Küçük olayları bile büyütüp kendimi üzüyorum kafaya çok takıyorum mutlu olamıyorum hata yapmaktan korkuyorum başarısız olmaktan korkuyorum her şey beni stres ediyor kendime engel olamıyorum en son klavye uygulama sınavım vardı yanlışlıkla ekranı kapattım hoca bana kızdı 3 kişinin sınavı silindi vicdanen kötü hissettim özür dilesem bile aklımdan çıkmadı finallerim de aynı şekilde batırmak istemiyorum yapamayacağım korkusu yaşamak istemiyorum yardımcı olursanız sevinirim

Bu soru 27 Kasım 2025 12:03 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Psikoloğun Videolu Cevabı

Video Transkripti

Merhaba sevgili danışan. **Özgüvensizlik** yaşadığında aslında zihni seni korumaya çalışıyor. Hata yaparsan dışlanırsın, eleştirilirsin, başarısız görünürsün gibi öğrenilmiş korkuların olabilir. Sen de bu korkuları gerçeklik gibi algıladığın için küçük olayda bile zihninde büyüyor. Bu da kaygını artırıyor. O anda bedenine de yoğun bir şekilde yansıyor.

Klavye sınavında da durum bu. Yanlışlıkla ekranı kapatmış olman **bir insanlık hali**. Telafi ettin, özür dilerim. Fakat zihnin "yetersizim, hata yaptım. Sorumluluk bende" düşüncesine çok fazla gidiyor. Bu düşünce de seni bu kadar zorluyor. Çünkü kötü biri olduğunu düşünüyor. Zihnin tehdit algısını aşırı algıladığı için "sorun bende, yapamıyorum" diye gereğinden fazla seni uyarıyor. Bu da yaşadığın **kendine güvensizlik**, gerçek kapistenle ilgili olmayan bir şekilde zihninde tekrar tekrar dönüyor.

Başarı korkusunu yenmeye çalışırken atladığın önemli bir şey var. **Özgüvenli olmak** bir duygu değil. Düzenli olarak deneyimle kazanılan bir beceri. Sınavlarda yeni hoca geldiğinde sana kızdığında o kontrol kaybı korkusunu tetiklemiş ve özgüvensizliğin düşüncesine daha çok götürmüş gibi. Bu yaraları da gerçek tehlikeymiş gibi yorumladığında kaygın büyüyor.

Özgüvenini artırmanın ilk adımı da otomatik düşünceleri sorgulamak. Gerçekten şu an tehlikede miyim diye düşünmek. "Yaşadığım şeyi herkes yapabilir mi? Yaşayabilir mi?" Bu gibi sorunlarla zihninde geçen düşünceleri gerçekliğini sorgulamak aslında özgüveni kazanmanın **ilk temel adımlarından birisi**. Çünkü o kadar özgüvensiz hissediyorsun ki artık düşüncelerinin hepsini de gerçekmiş gibi algılıyorsun.

Finaller yaklaşırken batırırım korkusunun yoğun olması da aslında **performans kaygısının** doğal bir sonucu. Sen sınav yaklaştıkça kaygılanmamalıyım baskısı altında kendini tehdit altında hissediyorsun aslında. Bu da kaygının yükseldiği anlarda nefes egzersizi yapman gerektiğini götürebilir bizim. Çünkü kaygıdan kaçmak kaygıyı daha çok arttırıyor.

Sana aşağıda çalışma olarak bu nefes egzersizini ve beş duyu organını kullanabileceğim bir egzersiz daha vereceğim. Bunu kaygılı olduğun anlarda yapabilirsin. Yaptıkça kaygının azaldığını göreceksin. Tüm bunların yanında yaşadığın vicdan yükü, hataları kişiselleştirmek de **kusurluluk düşüncesine** daha fazla götürüyor. Bu kusurluluk düşüncesi de sorumluluk duygusu ve sosyal ortamlarda kaygıyı tetikleyebilir.

Eğer çocukluktan beri çok fazla eleştirildiysen, hata yapmaktan korkutulduysan ya da "yanlış yaparsan sorun olur" gibi düşünceler sana sık sık söylendiyse bu tehdit algısının artması da çok normal. Şimdi kendine şunu sorabilirsin. **Senin hata yapmaya hakkın var mı?** Bu sorunun cevabı, "ben de insanım, ben de hata yapabilirim" diye geri dönmesi gerekiyor. Bir süre buna inanmasan da kendine söylemende fayda var.

Çünkü kendine şefkat gösterdiğinde bu çok insanlı bir hata dediğinde zihnin güven sistemi aktive olacak ve özgüven zamanla doğal bir şekilde oluşacak. Tabii ki bunu davranışlarından pekiştirmen lazım. Şimdi uyku, iştah, sınav kaygısı, yoğun stresle kendini sürekli suçlama ve mide bulantısı gibi belirtiler varsa, hayatın olumsuz bir şekilde etkileniyorsa, bir psikiyatriyle görüşebilirsin.

Eğer özgüven konusunda bir psikologla çalışmak istersen ya da diğer belirtiler konusunda psikologla çalışmak gerekirse onlara da başvuru yapabilirsin. Umarım cevabım faydalı olmuştur. Tekrar bir soru sormak istediğinde platformdan bizlere iletebilirsin. Aklına bir şey takılırsa yorumlarda yazabilirsin. **Kendine iyi bakman dileğiyle.**

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
5 Duyu Farkındalık Taraması
5 duyu farkındalık taraması, duyularınızı aktif şekilde kullanarak zihni anda tutar. Görme, dokunma,...
Farkındalık⏱️ 5 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.