Özlediğim kişiye yine gittim ama değişik hissediyorum
Merhaba son 2 gündür nostalji hissiyle yaşıyorum geçmişi özlüyorum ve geçmişte özellikle bir kişiyi çok özlüyorum dün akşam da artık kaçmayıp o duygumu anlamaya karar verdim ve biraz yazdım biraz kafamdaki sesleri dinledim sonra dedim ki madem bu kadar çok özlediğini hissediyorsun o zaman git ona da söyle belli ettir o an çok mantıklı geldi içimi rahatlattı ama gidip konuşurken eskisi gibi olmayacagimizi zaten biliyordum insanlar geçmişi hatirlarken kötü anlardan çok iyi anları hatırlar ve ben onu kafamda bambaşka bi insan gibi görüyordum gerçeklikten uzak biraz da sonra konuştuk biraz ama tabii ki beklediğim gibi bi konuşma değildi yanii o biraz tuhaf biri herşeyden çok kaçan biri aile sıkıntıları yüzünden anlıyorum evet kaçarken beni de unutuyordu bu yüzden bitmişti zaten neyse o da özlediğini söyledi ama beni değil benden aldığı zevki benim sevildiğim değil daha çok arzulandigim bi ilişkiydi bunun farkındaydım her zaman ama beni sevdiğine de kendimi inandırmaya çalışıyordum belki de sevmişti bilemem ama daha çok arzulamisti aradan baya bi zaman geçti bazen hala aklima geliyo bazen karşıma çıkıyor ama ona benzer birini gördüğümde bile karnımda kalbimde tarifi olmayan Bi hissle boğuşuyorum nefesim daralıyor dünya o an dönmeyi bırakıyor gibi güzel mi kötü mü bi his bilmiyorum ama geçtikten sonra bi rahatlamam gereken hiss dün de neden öyle birsey yaptım bilmiyorum aşırı özlediğimi hissettim sadece ben onu seviyordum uzun zaman sonra birini sevdim ve bağlanmaktan kaçmadım bu nostaljik hissini yaşamadan önce baya bi kaygılı dönemim olmuştu ondan da kaynaklanabilecegini okudum bi yerde
Bu soru 25 Aralık 2025 19:36 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Gül Buket Mınak tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Yazdıkların çok derin, çok canlı ve oldukça farkındalık içeren bir yerden geliyor. Şunu en başta söylemek isterim: Yaşadığın şey “geriye düşmek”, “kendini bozmak” ya da “hata yapmak” değil. Bu, duygunun tamamlanmak istemesi. Son iki gündür gelen nostalji hissi genelde durup dururken gelmez. Senin de fark ettiğin gibi, öncesinde bir kaygı dönemi yaşamışsın. Zihin, yoğun kaygıdan sonra kendini regüle etmek için tanıdık ve “güvenli” sandığı yerlere gider. Geçmiş ilişkiler, özellikle de yarım kalmış olanlar, bu yüzden geri gelir. Çünkü onlar kapanmamış dosyalardır. Akşam yaptığın şey çok kıymetli: Kaçmamışsın, Bastırmamışsın. Bu duygu ne anlatıyor? diye dinlemişsin. Ve evet, o an “gidip söylemek” mantıklı gelmiş. Çünkü içinde biriken duygu bir yere akmak istemiş. Bu bir zayıflık değil; bu, duygusal cesaret. Ama senin asıl farkındalığın konuşmadan sonra geliyor ve bence burası çok önemli: Onu, gerçekte olduğu haliyle değil; zihninin yarattığı versiyonuyla özlediğini fark ediyorsun. İnsan beyni geçmişi hatırlarken çoğunlukla acıyı siler, sıcaklığı büyütür. Sen de onu “kaçan, temas edemeyen, seni unutabilen” biri olarak değil; daha bütün, daha anlamlı biri gibi taşımışsın içinde. Bu çok insani. Konuşmada yaşadığın hayal kırıklığı aslında şunu netleştiriyor:
O seni bir insan olarak değil, bir his olarak özlemiş.
“Beni değil, benden aldığı zevki” dediğin yer çok can yakıcı ama aynı zamanda çok gerçek. Sen o ilişkide arzulanan ama tutulmayan taraftın. Ve sen buna rağmen kendini “belki seviyordu” diye ikna etmeye çalışmışsın. Çünkü bağ kurduğunda kalbin oradaydı.
Şimdi gelelim bedeninin verdiği tepkilere:
Onu ya da ona benzeyen birini gördüğünde:
- Karnında bir kasılma
- Kalpte yoğun bir baskı
- Nefesin daralması
- Zamanın durması hissi
Bu bir “aşk” belirtisi değil sadece. Bu daha çok çözülmemiş bir bağlanma tepkisi. Beden, zihnin bırakamadığı şeyi taşır. O his güzel mi kötü mü kararsızlığı da buradan geliyor; çünkü içinde hem arzu var, hem yas, hem de reddedilmişlik. Ve o his geçtikten sonra “rahatlama ihtiyacı” hissetmen… Bu çok önemli. Çünkü bu, duygunun gelip dalga gibi geçmesi. Sen artık onun içinde boğulmuyorsun; fark ediyorsun, tanımlıyorsun ve geçmesine izin veriyorsun. Bu iyileşmenin işareti.
“Ben onu seviyordum, uzun zaman sonra birini sevdim ve bağlanmaktan kaçmadım” dediğin yerde sana şunu söylemek istiyorum:
Bu senin eksikliğin değil, gücün.
Bağlanabilmek hâlâ orada. Bu çok değerli.
Dün neden bunu yaptın sorusunun cevabı büyük ihtimalle şu: Kaygıdan sonra gelen nostalji, seni kendine temas ettirmek istedi. Ve sen bu sefer kaçmadın. Bu, eskiye dönmek değil; eskiyi tamamlamak. Belki de bu yaşanan, onunla yeniden başlamak için değil;
Onu, olduğu haliyle son bir kez görmek ve içindeki idealize edilmiş figürü yavaş yavaş bırakmak içindi. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Duygun yanlış değil.
Onun sana uygun olmaması, senin sevme biçimini değersiz yapmaz.
İstersen bir sonraki adımda şuna birlikte bakabiliriz:
– Bu kişi sende neyi temsil ediyordu?
– Neyi onunla yaşadın, neyi yaşayamadın?
– Bugün o hissi tetikleyen şey gerçekten o mu, yoksa şu anki hayatındaki bir boşluk mu?
Şu an yaptığın şey çok olgun bir yüzleşme. Kendine bu kadar dürüst olman, yolunun kapalı değil; açılmak üzere olduğunu gösteriyor. Seans içerisinde daha detaylı görüşebiliriz bana profiline ulaşabilirsiniz.
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
5 Duyu Farkındalık Taraması
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.