Kaygı

panik ve yoğun korku durumunda nasıl sakinleşirim?

xxx5 Mart 2026 19:35

Aklıma gelen kötü düşüncelerden ve tekrar eden döngüden(kötü düşünce-kalp atışında hızlanma panik korku hali-kafamda kanıt arayıp onay alıp araştırıp vs rahatlama-tekrar aynı düşünce) dolayı bazen dayanmakta zorluk çekiyorum psikologla görüştüm yaşadığım durumun okb olduğunu söyledi. Bazı anlarda her şey üstüme geliyor kötü düşünceler bozuk plak gibi tekrarlıyor ama hepsi aynı anda,en kötü ihtimaller kafama bombardıman ediyor böyle anlarda dikkatimi hiçbir şeye veremiyorum odaklanamıyorum tabiri caizse ne yapacağımı bilemez hale geliyorum panikliyorum korkuyorum ve sakinleşemiyorum hayattan aldığım keyif çok azaldı sürekli yorgun ve kaygılı hissediyorum en son ne zaman sakin hissettiğimi hatırlamıyorum(komplüsyonlarla sakinleştiğim zamanlar hariç) aklıma gelem düşünceleri daha önceki sorularımda anlatmıştım kısaca dinden çıkma korkusu ahlakıma ters bi şey yapma korkusu sevgilime ihanet etme onu aldatma ve başkasından hoşlanma/beğenme korkusu yalan söyleme korkusu gibi durumlar yaşıyorum yaklaşık 13 yaşımdan beri bu durumu yaşıyorum dini konularla başladı ve şuan sevgilime ihanet etme ahlaka ters bi şeu yapma ve dürüstlük etrafında dönüyor düşüncelerimin teması değişiyor ama döngüm aynı size sorum gerçekten çok kötü hissettiğim ne yapacağımı bilmediğim anlarda ne yapmamı önerirsiniz bu düşüncelerim gerçek midir gerçekten istediğim şeyler mi yoksa sadece beynimin bir oyunu mu?

Bu soru 5 Mart 2026 19:55 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Yazdıkların, zihninin ne kadar yorulduğunu ve bu döngüyle ne kadar uzun süredir mücadele ettiğini gösteriyor. Sürekli tekrar eden düşünceler, kalp çarpıntısı, panik hissi ve ardından gelen “kanıt arama–rahatlama–sonra tekrar aynı düşünce” döngüsü gerçekten çok yıpratıcı olabilir. Bu durumun seni yorması, hayattan aldığın keyfi azaltması ve zaman zaman çaresiz hissettirmesi anlaşılabilir bir şey. Öncelikle şunu bilmeni isterim: bu tür düşüncelere sahip olmak senin karakterini ya da niyetlerini tanımlamaz.


Özellikle OKB’de ortaya çıkan düşünceler genellikle “intruzif düşünceler” olarak adlandırılır. Yani kişinin istemeden zihnine gelen, çoğu zaman kendi değerleriyle çelişen ve bu yüzden yoğun kaygı yaratan düşünceler. Bu düşünceler çoğu zaman gerçek bir isteğin göstergesi değildir; aksine tam tersine, kişinin önem verdiği değerlerle çeliştiği için daha çok korku yaratır. Bu yüzden “Bunu düşünüyorsam demek ki istiyorum” gibi bir sonuç çıkarmak çoğu zaman zihnin kurduğu bir tuzaktır.


OKB’nin temel döngüsü genellikle şöyle çalışır:

bir düşünce gelir → tehdit gibi algılanır → kaygı yükselir → kişi düşünceyi analiz etmeye, kanıt aramaya ya da kendini rahatlatmaya çalışır → kısa süreli rahatlama olur → fakat bu davranış zihne “bu düşünce önemli” mesajı verdiği için döngü tekrar başlar.

Bu nedenle bu düşüncelerle başa çıkarken amaç onları tamamen yok etmek değil, onlarla kurulan ilişkiyi değiştirmektir. Çünkü zihnin ürettiği her düşünce gerçek değildir; bazıları sadece zihinsel olaylardır.


Böyle anlarda deneyebileceğin küçük bir BDT egzersizi önerebilirim:

Düşünce geldiğinde kendine “Bu bir düşünce, bir gerçek değil” demeyi dene. Sonra zihninde o düşüncenin başına küçük bir etiket ekle: “Zihnim yine kaygı üretiyor.” Ardından düşünceyi çözmeye çalışmadan dikkatini bilinçli olarak başka bir duyusal deneyime yönlendir. Örneğin bulunduğun ortamda gördüğün 5 şeyi, duyduğun 3 sesi ve bedeninde hissettiğin 1 fiziksel duyumu say. Bu teknik, panik yükseldiğinde zihni tekrar ana ana getirmeye yardımcı olabilir.


Bir başka küçük egzersiz de şu olabilir:

Gün içinde 10 dakikalık bir “düşünce zamanı” belirle. Zihnin gün içinde kötü senaryolar üretmeye başladığında kendine “Bunu akşam düşünce zamanımda düşünebilirim” de ve o anda düşünceyi analiz etmeyi ertele. İlginç bir şekilde birçok kişi, zamanı geldiğinde o düşüncenin artık o kadar güçlü olmadığını fark eder. Bu yöntem zihnin sürekli alarm halinde kalmasını azaltmaya yardımcı olabilir.


Şunu da hatırlamak önemli: sen zaten bu durum için psikolojik destek almışsın ve bu çok değerli bir adım. OKB gibi durumlarda düzenli terapi, bazen de profesyonelin önerdiği başka destekler, bu döngüyü yönetmeyi önemli ölçüde kolaylaştırabilir.


Psikiyatrist Viktor Frankl bu konuda çok anlamlı bir şey söyler:

“Düşüncelerimizi her zaman kontrol edemeyiz, ama onlara nasıl yanıt vereceğimizi seçebiliriz.”

Yani zihnin bazen gürültü çıkarabilir; fakat zamanla öğrenilen şey, o gürültünün hayatın yönünü belirlemesine izin vermemektir. Şu anda yaşadığın zorluklar senin zayıf olduğun anlamına gelmez; aksine bu döngüyü fark edip yardım arıyor olman zihinsel dayanıklılığının bir göstergesidir.

Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde benimle iletişime geçebilirsiniz🤍


Psikolog Lara Yelda Aktaş

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.