• Anasayfa
  • Sorular
  • Partnerim rahatsız olduğum şeyleri yapıyor ve ben tepki verince suçlu ben oluyorum
Romantik İlişkiler

Partnerim rahatsız olduğum şeyleri yapıyor ve ben tepki verince suçlu ben oluyorum

Gizli Kullanıcı24 Mart 2026 09:23

Sinir, stres, soğuma, uzaklaşma, düşman olarak görme, gözümde küçülme, seven insan bu şekilde yapmazdı diyorum. Rahatsızlığımı belirtiyorsam ona göre davranması gerekmez mi, beni dinlemiyo anlamak istemiyo, hatta istemediğim şeyleri daha çok yapıyor. Sanki beni üzmek hoşuna gidiyor. Bir yere gidelim dediğinde ailemden dolayı çıkamıyorum orada istemediğim bir şeyi yaptığında o zaman gelseydin oluyor. Hep beni suçluyor ve topluma da ben kötü görüyorum.

Bu soru 26 Mart 2026 13:22 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Anlattığın durum sadece bir iletişim problemi gibi görünse de aslında daha derinde anlaşılmama, görülmeme ve duygusal olarak yalnız bırakılma hissini taşıyor olabilir. Bir insanın seni rahatsız eden şeyleri bilmesine rağmen sürdürmesi ve sen tepki verdiğinde seni suçlu hissettirmesi, zamanla kişinin kendi algısına güvenini sarsan bir döngü yaratır. Çünkü burada yaşanan şey sadece bir davranış değil, aynı zamanda gerçekliğinin sorgulanmasıdır. Bu tür durumlarda kişi bir süre sonra “acaba ben mi abartıyorum”, “fazla mı tepki veriyorum” gibi düşüncelerle kendi duygularını bastırmaya başlayabilir. Oysa bir ilişkide temel ihtiyaçlardan biri, duygularının ciddiye alınması ve sınırlarının görülmesidir. Rahatsızlık belirtmek bir sorun değil, aslında sağlıklı bir sınır koyma girişimidir.


Burada dikkat çekici olan şey, senin rahatsızlığını ifade etmene rağmen karşı tarafın bunu duymuyor ya da duymamayı seçiyor gibi görünmesi. Bu da ilişkide eşitlikten ziyade bir güç dengesizliği hissi yaratabilir. Çünkü sağlıklı bir bağda taraflar birbirlerinin hassasiyetine alan açar. Sürekli seni suçlayan bir dil ise zamanla içselleşebilir ve kişi kendini gerçekten “problemli” hissetmeye başlayabilir. Bu noktada kendine şu soruyu sormak çok kıymetli olabilir, ben gerçekten fazla mı tepki veriyorum yoksa hissettiklerim görmezden gelindiği için mi kendimi açıklamak zorunda kalıyorum.

Bu ayrımı yapmak, kendi iç pusulanı yeniden bulmana yardımcı olur.


Sana biraz daha derin bir egzersiz önermek isterim.

Bir kağıt al ve üç sütuna böl.

İlk sütuna yaşadığın olayları mümkün olduğunca somut ve yorumsuz şekilde yaz.

İkinci sütuna o an bedeninde ve duygularında neler olduğunu ekle. Örneğin sıkışma, öfke, kırgınlık, değersizlik gibi.

Üçüncü sütuna ise o anda aslında neye ihtiyaç duyduğunu yaz. Anlaşılmak, saygı görmek, dikkate alınmak gibi.

Bu egzersiz, yaşadığın şeyi sadece zihinsel değil bedensel ve duygusal düzeyde fark etmeni sağlar. Çünkü çoğu zaman sınır ihlallerini ilk fark eden yer zihnimiz değil bedenimizdir. Bu farkındalık arttıkça, iletişim kurarken de daha net ve kendinden emin bir dil gelişir.


Bununla birlikte şunu da nazikçe düşünmeni isterim, bazı ilişkilerde sorun iletişimin nasıl kurulduğu değil, karşı tarafın gerçekten değişmeye ne kadar açık olduğudur. Eğer biri seni anladığını göstermiyor ve davranışlarını tekrar etmeye devam ediyorsa, bu noktada mesele sadece anlatmak değil, senin sınırının ne kadar korunabildiği haline gelir. Yani bazen çözüm daha iyi anlatmak değil, kendine şu soruyu sormaktır, ben bu ilişki içinde kendim olabiliyor muyum ve kendimi güvende hissediyor muyum.


Yaşadığın bu döngü seni yormuş gibi görünüyor ve bu çok anlaşılır. Çünkü insan en çok değer verdiği yerde anlaşılmayı bekler.

Aklına takılan başka bir şey olursa uygulama içinde yeniden yazabilirsin, buradayım.🤍


Psikolog Lara Yelda Aktaş

alinti

Cevapların geç gelmesi dışında yorumu çok beğendim

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular