Problemlerimin Üstesinden Nasıl Gelirim?
Problemlerim:
- Sürekli "başkası benim hakkimda ne düşünüyor" diye düşünüyorum.
- Derin ilişkiler kuramıyorum.
- İlk yüzeysel iletişimden sonra istemsizce kaçıyorum. (Karşı taraf iletisimi devam ettirmeye çalışsa bile)
- Sosyal bir ortamda asla sonradan açılamıyorum. Ṣu şekilde düşünüyorum: herkes beni boyle kalıplastırmıṣ ve ben bu kaliplarin disina çıkarsam çok garip duracak. Birkaç defa bunu kırmaya çalıştım fakat çok garip ve gergin hissettim.
- Dışarıda tanıdık biri görürsem kaçıyorum. Yani normal bir yabancıyla kurabileceğim yüzeysel basit sohbetden bile tanıdık görünce kaçıyorum.
- Duygularımı yansıtamıyorum. (birine sinirlenemiyorum ya da sevimli bir kediyi seveMİyorum)
NOT: Bu davranışları samimi olduğum 3,4 çocukluk arkadaşımla ve çekirdek ailemle yaşamıyorum.
Travmalar tarzı birşey:
- Ailem ve akrabalar ile kalabalık bir eve doğdum. Kürt asıllıyız evde genelde kürtçe konuşulurdu (çocukken utangaçlığımı hep buna bağlardım ama öyleyse akrabalara karşı utanmamam gerekirdi)
- Benimle yaşıt bir hayli haylaz kuzenim vardı. Kuzenlerimle oynadığımda annem bana bayağı şiddetle kızardı.
- Sonra biz ailecek uzak bir yerde ayrı eve taşındık. Annem ile babam çok sık tartışırdı. (araya akrabalar da giremeyince bazen dozu artardı.)
- Lise başlarında sivilceler başlayınca çok içime kapandım. Çevredekilerden çok zorbalığa uğradım. Fakat yalnız kalmayayım diye mesafede koyamadım.
Problemlerim yüzünden emek verdiğim şeylerde insanlara performans gösterirken hep başarısız oldum. (Basketbol,müzik,YKS,ingilizce)
Şimdi geride kalmışlık, yalnızlık, değersizlik, başarısızlık, staj bulma stresi derken kendimi burada buldum.
Bu soru 24 Mayıs 2026 14:40 tarihinde Psikolog Hatice Can tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Sevgili danışan; büyük, kalabalık bir evde büyürken çocuksu dürtülerinizle yani oynamak, haylazlık yapmak gibi hareket ettiğinizde annenizden yoğun bir tepki gördüğünüz yazdıklarınızdan anlaşılıyor. Bir çocuğun zihni bu durumu şöyle kodlar: "Eğer kendimi doğal bir şekilde ortaya koyarsam, neşeli ve hareketli olursam cezalandırılırım. O halde güvende kalmak için görünmez, sessiz ve uslu olmalıyım."İşte çocukluk arkadaşlarınız dışındaki insanlara karşı geliştirdiğiniz o "kalıpların dışına çıkamama" ve "duyguları yansıtamama" kilidinin anahtarı burasıdır. Zihniniz hâlâ sizi o çocukluktaki cezadan korumaya çalışıyor olabilir. Ayrı eve taşındığınızda anne ve babanızın dozajı artan kavgalarına şahit olmak, bir çocuk için en temel ihtiyaç olan "güven hissini" zedeler. Ev, dışarıdaki tehlikelerden kaçıp sığınacağınız bir liman olması gerekirken, kendisi bir stres kaynağı haline gelmiş görünüyor. Evde sürekli tetikte büyüyen bir çocuk, dış dünyadaki (okul, sosyal ortamlar) insanları da potansiyel birer tehdit veya gerilim unsuru olarak algılamaya başlamış olabilirsiniz. Sivilce süreciyle başlayan zorbalık ve buna rağmen yalnız kalmamak için mesafe koyamama haliniz, psikolojide "boyun eğicilik" şeması olabilir. "Başkaları bana kötü davransa bile kabul etmek zorundayım, çünkü yalnız kalırsam tamamen yok olurum" inancı, sınır çizmenizi engellemiş görünüyor. Kendi sınırlarını koruyamayan bir insan, zamanla kendine olan saygısını ve güvenini kaybeder. Bugün tanıdık birini görünce kaçmanızın bir sebebi de, o dönem hissettiğiniz "kusurluluk ve utanç" duygularının tetiklenmesi olabilir. Basketbol, müzik, İngilizce ve YKS gibi alanlarda emek vermenize rağmen performans anında başarısız olmanız yeteneksizliğinizden değil, "aşırı uyarılmış kaygı düzeyinizden" kaynaklanıyor görünüyor. Zihniniz arka planda sürekli "Herkes bana bakıyor, hata yaparsam rezil olurum, yetersizliğim kanıtlanacak" düşünceleriyle o kadar büyük bir işlemci gücü harcar ki, asıl yapmanız gereken işe (basketbol oynamaya, sınava, konuşmaya) odaklanacak enerji kalmaz. Kaygı, dikkati bloke eder ve sabote eder.Şu an hissettiğiniz geride kalmışlık, yalnızlık ve değersizlik hisleri, yaşadığınız bu kronik süreçlerin çok doğal birer sonucudur. Ancak bu hisler sizin gerçeğiniz değil, sadece şu anki duygusal durumunuzdur. Şu an staj bulma stresi ve gelecekle ilgili kaygılar yaşarken kendinize yüklenmeyi azaltmakla işe başlayabilirsiniz. "Neden böyleyim?" demek yerine, kendinize zihninizi anlamak üzere yaklaşabilirsiniz."Böyle hissetmem çok normal. Çocukluğumda, ergenliğimde çok hırpalandım ve zihnim beni korumak için bu duvarları ördü. Ama artık güvendeyim ve bu duvarları yıkabilirim." Bir işle uğraşırken (örneğin İngilizce konuşurken veya staj başvurusu yapırken) "başkalarının ne düşündüğüne" odaklandığınızı fark ettiğiniz an, dikkatinizi nazikçe sadece o an yaptığınız eyleme geri getirin. Kusursuz olmak zorunda değilsiniz, hata yapma hakkınızı kendinize tanıyın. Desteğe ihtiyacınız olduğunda sizin için buradayım...
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.